Bornova Kadın Platformu: Tehdit artıyor, şiddet manipüle ediliyor

  • 18:29 29 Mayıs 2020
  • Güncel
İZMİR- Bornova Kadın Platformu, pandemi sürecinde artan kadına yönelik şiddetin manipüle edildiğine dikkat çekerek, iktidarın bütün muhalefet saflarına yönelik saldırıyı arttırdığına işaret etti.
 
Bornova Kadın Platformu, kadına yönelik şiddete, tehdide ve hak gaspına ilişkin Bornova Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada,  “Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarını aklatmayacağız" pankartı taşınırken sık sık "Kadın cinayetleri politiktir”, “Yaşasın kadın dayanışması” ve  “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" sloganları atıldı. Açıklamayı platform adına Serpil Orhan okudu.
 
‘Bakanlık verileri cinayetlerin yüzde 64’ü ev içinde diyor”
 
Basında yer alan kadın katliamlarının pandemi sürecinde azaldığı şeklindeki haberlerin İçişleri Bakanlığı tarafından yaptırıldığını söyleyen Serpil, “Bakanlık'ın verilerine göre 1 Ocak-10 Mart tarihleri arasında 45 bin 798 kadına şiddet olayı yaşandı. 11 Mart-20 Mayıs tarihleri arasında bu sayı 42 bin 693 oldu. 1 Ocak-10 Mart tarihleri arasında 48 kadın hayatını kaybederken, 11 Mart'tan 20 Mayıs'a kadarki sürede 33 kadın yaşamını yitirdi. Yine aynı bakanlığın verilerine göre, kadın örgütlerinin çağrılarını ispatlarcasına cinayetlerin yüzde 64’ünün evde gerçekleştiği belirtildi” dedi.
 
‘KCDP’nin verilerine göre şiddet yüzde 55 arttı’
 
Sosyo Politik Saha Araştırması Merkezi’nin 3-8 Nisan tarihleri arasında 28 şehirde yaptığı araştırmanın sonuçlarını hatırlatan Serpil,  bu sonuçlara göre karantinada kadına yönelik şiddetin yüzde 27,8 arttığının belirlendiğini dile getirdi. Serpil, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre ise nisan ayında kadına yönelik şiddetin yüzde 55 arttığını ekleyerek, Yine Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonun yaptığı açıklamalara göre şiddet yüzünden kendilerine yapılan başvurularda yüzde 80 artış gözlendiğini belirtti. Serpil,  “Ne bunlara ne de biz kadınların, pandemi sürecinde şiddete karşı önlem ve koruyucu mekanizmalara kadınların ulaşamadığı uyarılarımıza yer verilmedi haberde. Bu veriler bile yeterince korkunçken iktidar, sadece korona günlerinde değil her daim evde kalması gerektiğini düşündüğü kadınları heveslendirmek için olsa gerek, korona günlerinde ‘evde kalan’ kadınlara şiddetin azaldığını ilan ediverdi” ifadelerini kullandı. 
 
‘AKP iktidarı tehdit ediyor’
 
AKP iktidarının pandemi sürecinde muhalefet eden herkesin terörle ilişkilendirilerek muhalifleri açıkça katletmekle tehdit edebildiğini dile getiren Serpil, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Berna Laçin, Nevşin Mengü, Feyza Altun gibi isimlerin de tecavüze varan tehditlere maruz kaldığını anımsattı. Rosa Kadın Derneği’nin de hedef alındığını ifade eden Serpil şu sözleri kullandı: “Rosa Kadın Derneği üyeleri 8 Mart’a katıldıkları gerekçesiyle evlerine baskın yapılarak gözaltına alınıp, tutuklandı, İçişleri Bakanlığına bağlı kurumlarca… Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yapılan zina ve eşcinsellik açıklamalarına karşı suç duyurusunda bulunan Ankara Barosu’na ve bu konu üzerinden baro başta olmak üzere meslek odalarının yapısına müdahale etme sinyalleri verildi.”
 
‘İstismar yasasına izin vermeyeceğiz’
 
Diyanet İşleri Başkanlığı’na, çocuk istismarını meşrulaştıran açıklamalara, tecavüz ve ölüm tehdidi listeleri yayınlayanlara yönelik hukuki sürecin başlaması gerektiğini vurgulayan Serpil,  “Biz kadınlar AKP’li vekiller tarafından müjde olarak duyurulan çocukların hayatını karartacak bu yasaya daha önce izin vermedik, yine vermeyeceğiz.  Çünkü bu yasa istismar suçunu evlenme koşulu ile aklamak, çocukların tekrar istismara maruz bırakılması ve şiddet dolu hayatlara mahkûm edilmesi anlamına gelmektedir. Bu yasa, çocukluktan yaşlılığa kadınların hayatının erkek egemenliği tarafından zapturapt altına alınması demektir. Çocukların daha çok şiddet görmesi, erken yaşta anne olması belki anne olurken ölmesi demektir” dedi. 
 
‘Yasaları uygulayın’
 
İstanbul Sözleşmesi ile 6284 sayılı yasanın uygulanması çağrısında bulunan Serpil, “Çocuk istismarına af getiren yasa yerine derhal Türk Ceza Kanunu’nda 15 yaş altı çocukların cinsel davranışa rızasının söz konusu olamayacağının açıkça belirtilmesi, erken yaşta ve zorla evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi, evlilik yaşının her koşulda 18’e çıkartılması ve bunların hiçbir boşluk ve yorum farkına yer bırakmayacak şekilde yasalara dahil edilmesi gerekmektedir” diye konuştu. 
 
Serpil son olarak  savaşsız, sömürüsüz, eşit ve özgür bir dünyayı kurana kadar mücadele ve dayanışmadan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.