İktidar intiharlardan sorumlu: Sorunumuz depresyon değil ataerkil kapitalizm

  • 09:06 12 Ocak 2020
  • Sağlık
Habibe Eren
 
ANKARA - Ekonomik sıkıntılara bağlı intiharların sorumlusunun iktidar ve sağladığı rantçı düzen olduğunu belirten SES Genel Sekreteri Pınar İçel, “Sorunumuz depresyon değil, ataerkil kapitalizm. Çirkin olan biz değiliz, ataerkil düzen” dedi. 
 
İstanbul Üniversitesi öğrencisi Sibel Ünli’nin yaşamına son vermeden önce yaptığı sosyal medya paylaşımları, bir kez daha ekonomik krizin tetiklediği intiharları gündeme getirdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de 2014-2016 yılları arasında toplam 9 bin 479 kişi intihara sürüklendi. Verilerde genç nüfus oranı dikkat çekerken,  intihara sürüklenenlerin yaş aralığını 20- 24 yaş grubu oluşturdu. Yurttaşlar yaşam zorluğu ve geçim sıkıntısı yaşarken asgari ücret ise 2020 yılı için 2 bin 324 TL olarak belirlendi.
 
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Sekreteri Pınar İçel, ekonomik krize bağlı intiharları ve kadın yoksulluğunu değerlendirdi. 
 
‘Hiç birimizin gözünü kapatamayacağı bir gerçeklik var’
 
İktidarın sermayenin çıkarını gözettiğini ve ısrarla inkar ettiği ekonomik krizi herkesin görüp yaşadığını belirten Pınar, tüm bunlara ek olarak neo-liberalizmin getirdiği bireycileşme, yalnızlaşma ve toplumsal dayanışmanın azalması ile birlikte pek çok insanın ekonomik gerekçelerle hayatına son verdiğini dile getirdi. Pınar, “İntihar edenlerin karar verecek durumda olmayan aile bireylerini de hayatını son vermeye sürüklemesinin etik olup olmamasından, intiharlar üzerine konuşmanın vakaları arttırma olasılığına kadar pek çok tartışmalı konu bulunmakla birlikte hiç birimizin gözünü kapatamayacağı buz gibi bir gerçeklik var ki; insanlar ekonomik sıkıntılarından kaynaklı kendilerini çaresiz hissetmekte ve yaşamlarına son vermekte. Bunu görmezden gelmek, sebepleri ve çözüm önerileri üzerine tartışmamak mümkün değil” dedi.
 
 ‘Dayanışma içerisinde olursak yaşama ve yaşatma şansımız var’
 
İstanbul Üniversitesi’nde yemek hakkı için mücadele eden öğrencilere polisin sert müdahalesinin gündemde olduğu bugünlerde yine aynı üniversitenin öğrencisi olan Sibel’in intihar etmeden önce "Yemekhane kartımda 1 lira var, karnımı nasıl doyuracağım" paylaşımlarının bu gerçeği açığa çıkardığını ifade eden Pınar,  şöyle konuştu: “Ailenin ekonomik durumun kötü olmasıyla 'suçlanmaktan' kaynaklı utanç duydukları ve bunu diyenlerin devleti yıpratma amacı taşıdığı yönündeki beyanlarıysa maalesef gerçeği değiştiremiyor. Bizi en çok üzen henüz 20 yaşında, üniversite 3’üncü sınıfta okuyan bir genç kadının pek çok başka hayali olması gerekirken yeni yıl dileğinin iş bulmak olması, hayallerimizin çalındığı, geleceksizleştirildiğimiz gerçeği ve birbirimize dokunamadığımız gerçeği. Birbirimizle dayanışma içinde bulunursak yaşama, yaşatma şansımız olduğunu biliyoruz.”
 
‘İktidar sahipleri rantçı düzen nedeniyle intiharlardan bire bir sorumlu’
 
İktidar sahiplerinin yarattıkları ve derinleştirdikleri “rantçı düzen” nedeniyle intiharlardan bire bir sorumlu olduğunun altını çizen Pınar, Sibel Ünli’nin ölümü üzerine söylenenlere ilişkin de şöyle konuştu: “Zaten depresyonda olduğu, intiharının ekonomik durumuna bağlanamayacağı gibi yaklaşımlar maalesef depresyonu çeşitli yaşam olaylarının ortaya çıkardığı bir hastalık olarak görmemekte ve bu nedenle de çıkışsızlığı, tek başına ve çaresiz kalmayı normalleştirmekte. Oysa tüm dünya sokaklarında yazdığımız gibi; sorunumuz depresyon değil, ataerkil kapitalizm. Çirkin olan biz değiliz, ataerkil düzen. Örgütlenebildiğimiz, toplumsal dayanışma ağlarını kurup hep birlikte ürettiklerimizi hep birlikte bölüşmeyi başarabildiğimiz oranda yaşanabilir bir dünya yaratabiliriz ve bu dünyada yaşamaya devam edebiliriz. Çaresiz değiliz, çare bizleriz.”
 
‘Ekonomik krizden en çok kadınlar etkileniyor’      
 
Krizden en çok etkilenenlerin kadınlar olduğuna dikkat çeken Pınar, genç kadın işsizliğinin giderek arttığını, çalışan kadınların aynı işi yapan erkeklerden daha az ücret aldığını, krizle birlikte küçülmeye giden işletmelerde ilk olarak kadın emekçilerin işlerine son verildiğini hatırlattı. Kreş hizmeti kamusal olmadığı için bu masrafı karşılamak konusunda güçlük çeken kadının iş yaşamından koptuğunu belirten Pınar, “Ailenin bakımını tek başına sırtlanmak zorunda bırakılan kadınlar, ekonomik krizin en yakıcı yaşandığı mutfakta türlü zorluklarla mücadele ediyor. Üstelik araştırmalar gösteriyor ki tüm dünyada ekonomik krizlerden en çok kadınlar etkileniyor. Ailesinin beslenme ihtiyacını karşılayabilmek için kendi beslenmesinden vazgeçiyor” dedi.