‘Türkiye’de ikinci dalga kaçınılmaz oldu’

  • 09:05 8 Ağustos 2020
  • Sağlık
VAN - Türkiye’nin  normalleşme sürecine erken girdiğini  vurgulayan  SES Van Şube Kadın Sekreteri Seda Güler, ikinci dalganın kaçınılmaz olduğunu ve daha etkili tedbirler alınması gerektiğini belirtti. 
 
Koronavirüs(Covid-19)  salgınından kaynaklı dünya genelinde yaşamını yitirenlerin sayısı  ve vaka sayılarındaki artış devam ediyor. 1 Haziran’dan itibaren normalleşme sürecine giren Türkiye’de de  vaka sayılarının düşmesi beklenirken birçok kente vakalar giderek artmakta. Vaka sayılarının yüksek olduğu kentlerden biri olan Van’da da pandemi hastaneleri doldu. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van Şube Kadın Sekreteri Seda Güler, ikinci dalgada sağlık personellerinin yetip yetmeme konusundaki endişesini dile getirdi. 
 
‘Vakalar yüz iken bin oldu’
 
Normalleşme sürecine erken girildiğini vurgulayan Seda Güler,  normalleşme süreciyle vakaların düşmesi beklenirken artığına dikkat çekti. Beklenen ikinci dalganın bu olmadığını belirten Seda, “Hasta sayısı 100 iken binlere çıkacağını düşünüyoruz.  Sağlık sisteminin yetip yetmeyeceğini, sağlık personelinin yetip yetmeyeceği konusunda endişeliyiz. Van’da ki hasta sayımızda artma var. İstanbul Hastanesi pandemi hastanesi olarak faaliyet veriyor. Bölgeye giden hastaların hepsi İstanbul Hastanesi’ne sevk diliyor. İstanbul Hastanesi’nde 3 yoğun bakım servisi var 35 yataklı odaların hepsi dolu. Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin iki kattı vakaların artmasıyla birlikte tekrar pandemi servislerine dönüştürüldü.  Poliklinikler kısıtlamaya girecek gibi görülüyor ve o ilk zamanlarda ki gibi koşullar tekrar oluşmaya başlayacak” diye aktardı.  
 
‘Sağlık personelinin yeteceği konusunda endişeliyiz’
 
Beklenen ikinci bir dalgada hem bireysel, hem hükümet olarak ilk zamanlarda alınan tedbirlerden iki katı daha tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Seda, sağlık personelinin ise yeterli olup olmayacağı konusunda ki endişesini dile getirdi. Seda, “ Sokağa çıkma yasakları, hastanelerin kısıtlanması, kafelerin kapatılması daha ciddi bir şekilde uygulanmalı. Bu süreçte insanların ücretli izin sağlanmalı. Çünkü insanlar gerçekten aç. İlk süreçte insanların evine ekmek götürememesi insanları dışarıya yönlendirdi.  Durum bu olunca insanlar elbette ki ekmeğinin peşine düşecek. Türkiye’nin sağlık emekçilerin kapasitesi belli. Alımlar oldu fakat yeterli değil. Mevcut hasatların üzerine hastalar eklendi. Bu yeni atanan arkadaşlarımızın bu kısa sürede nasıl bir tecrübesi olacak.  Ben 13 yılık yoğun bakım hemşiresiyim vakalarla karşılaştığım zaman ne yapabileceğimi yeterli olup olamayacağımı zaman zaman düşündüm. Mesleğe yeni atanan arkadaşlar kendini koruya bilecek mi? Hastaya ne kadar faydalı olabileceği muamma” dedi.  
 
‘Kişisel tedbirleri elden bırakmamalıyız’
 
Son zamlarda vaka sayılarının artmasında ki sebebin kişisel tedbirsizliklerden de kaynaklandığını aktaran Seda, kişilerin Covid-19 salgını ciddiye almadığını nasıl bir etki yaratacağının farkında olmadığını söyledi. Seda, “Hastaların içindeyiz ve ne durumda olduklarını görüyoruz. Nefes almamak gerçekten çok kötü. Bunu görünce daha çok his ediyorsunuz. Ziyaretlere gitmek, arkadaşlarla görüşmek için çok erkendi. Covid-19 hastalığı kronik haslara daha ciddi etki ediyor. Hepimizin evinde yaşlılar, kronik hastalar var ve bunları düşünmemiz gerekiyor. Mevcut hastalara nasıl bulaştığını soruyorum ‘Evden hiç çıkmadım nasıl bulaştı bilmiyorum ki’ diyorlar.  Bu hastalar mağdur çünkü aylardır dışarı çıkmayan bir kesim var ve dışarıdan onları ziyaret eden bizler taşıyıcı olup olmadığımızı bilmiyoruz. İş gereği dışarıda olan kesim kendini ne kadar koruyor. Bu hastalık biliyoruz ki havada asılı kalıyor” diye belirtti.