Kadın Politikaları Daire Başkanlığı tekrar devrede: Amed bir kadın kenti

  • 09:02 28 Temmuz 2019
  • Okumadan Geçme!
Rengin Azizoğlu
 
DİYARBAKIR - DBB Kadın Politikaları Daire Başkanı Selda Baran, göreve başladıkları günden itibaren ellerinde kalan enkazı toparlamak ve iyileştirmek üzerine çalıştıklarını belirterek, “Amed bir kadın kentiydi. Geçen seneler içinde bunu sekteye uğratmaya çalıştılar. Biz ilerleyen süreçlerde bunu daha da güçlü haykıracağız” dedi.
 
Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile atanan kayyımların ilk icraatı kadın kazanımlarını yok etmek oldu. Birçok kadın kurumu kapatılarak çalışmaları durduruldu. Belediyelere bağlı çalışma yürüten Kadın Politikalar Daire Başkanlıkları ve Müdürlükleri ya kapatıldı ya da çalışamaz duruma getirildi. 31 Mart yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) tekrar kazandığı belediyeler, kadın çalışmalarına yeniden başladı. Büyükşehir Belediyeleri’nde Daire Başkanlıkları çalışmalarına başlarken, ilçe belediyelerde ise müdürlükler çalışmalarını sürdürüyor. Yeni dönemde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin (DBB) Kadın Politikalar Daire Başkanı olan Selda Baran, çalışmalarını ve projelerini anlattı.
 
‘Bir enkazla karşı karşıya kaldık’
 
OHAL döneminde 52 kadın kurumunun kapatıldığını ve hiçbir kurumun aktif çalışamadığını hatırlatan Selda, bunun da tüm kadınları bir bütün etkilediğini söyledi. Selda, “Burada ilk çalışmaya başladığım zaman bir enkaz yığınıyla karşı karşıya kaldım. Kayyımdan önceki süreçte kadın çalışmalarının kırıntısının dahi kalmadığını net bir şekilde gördüm. Giderayak ‘neyi tüketiriz’ mantığıyla hareket edilmiş. Bu resmi belgelerde de kayıt altında. Kadın Politikaları Daire Başkanlığı’nın istihdam alanları yaratma, kadın sorununa değinme, çözüm bulmaya ilişkin bir şeyler yapmaya yönelik çalışması gerekirken kayyım döneminde yalnızca yeme-içme zihniyeti üzerinden gelişen bir durum söz konusu. Dolayısıyla kadına dokunulmamış, sorunlarına, dertlerine değinilmemiş. Nerede ne zaman kahvaltı yapalım, nerede yemek yiyelim anlayışı üzerinden çalışılmış. Şatafatlı organizasyonlar düzenlenmiş. Seçimden hemen önce 28-29 Mart içerisinde etkinlik ve organizasyon adı altında birçok fatura kesilmiş. Normal şartlarda yıl içerisinde bütçenin yüzde 12’sini aşmamamız gerekiyor. Seçime kadar geçen 3 ay içerisinde bir senelik bütçe harcanmış. Bütçe aşıldığı için biz 2019 süresi içerisindeki bütçemizi kullanamıyoruz” dedi. 
 
‘Tek çalışma erkek çamaşırlarının yıkanması olmuş’
 
Kayyım döneminde Dağkapı’da “Tertemiz Çamaşır Evi” adı altında bir yer açıldığını ifade eden Selda, bu çamaşır evinin amacının erkek öğrencilerin çamaşırlarını yıkayıp teslim etmek olduğunu söyledi. Selda, “Kadın çalışmasının hiç olmadığı bir yerde çalışma yürütmenin oldukça anlamsız olduğuna karar verdik ve dolayısıyla orayı kapattık. Şu an faal değil. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na iletmeyi düşünüyoruz. Orada çalışan bir İş-Kur elemanı bulunuyor. Dışarıdan erkek öğrenciler gelip çamaşırlarını bırakıyorlar ve belli bir saatten sonra gelip çamaşırlarını alıyorlar. Yalnızca erkeklere yönelik yapılmış bir çalışma. Bizim böylesi bir stratejimiz zaten yok dolayısıyla bize hitap eden bir kurum değil. 2 buçuk senelik kayyım sürecinde daire başkanlığının yaptığı tek çalışma kadınların erkek öğrencilerin çamaşırlarını yıkayıp teslim etmesi olmuş” diye konuştu.
 
‘DİKASUM küçük bir ‘Osmanlı Sarayı’ haline getirilmiş’
 
Kadın Politikaları Daire Başkanlığı adı altında sözde çalışmalar yürüten kayyım zihniyetinin daha çok israfa ve lükse yöneldiğini dile getiren Selda, “Bizim daha önce DİKASUM olarak kullandığımız oldukça mütevazi bir yer olan taş evde büyük bir dönüşümün yaşandığını gördük. Küçük ‘Osmanlı Sarayı’ haline getirilmiş. Bu haliyle bizim orada çalışma yürütmemiz mümkün değil. Diyarbakır’ın kadınlarının sosyo-ekonomik durumu göz önünde. Bizim şiddete uğramış, uğrama riski olan, yoksullaştırılmış kadınları oraya çağırmamız, onlarla orada görüşme almamız etik olmayan bir durum. O yüzden şu an geçici bir süreyle orayı kapattık. İlerleyen zamanlarda dönüştürdükten sonra orayı tekrardan bir çalışma alanı olarak değerlendireceğiz. Daha önce kadınların başvuru yapabildiği ilk mecra olarak ‘İlk Adım’ olarak kadınların başvuru yaptığı yer ‘Sığınma Evi’ olarak değiştirilmiş. Bizim mülkiyeti belediyenin olan mevcut bir sığınma evimiz vardı. Şu an iki tane sığınma evimiz var. İkisi de şu an faal olarak çalışıyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Stratejik plan yapılırken kadınları esas alacağız’
 
Selda, göreve başladıkları günden itibaren geçen iki aylık süreçte ellerinde kalan bu enkazı toparlamak ve iyileştirmek üzerine çalıştıklarını ifade etti. Nerede ne eksilmiş, ne gelmiş onları tespit etmek etmeye çalıştıklarını kaydeden Selda, “Yönetmelik bizim bakış açımızla hazırlanan bir yönetmelik değildi. Onu değiştirmek adına çalışmalar yürütüyoruz. Yönetmeliğimizi eksiklikleri tamamlandığında meclisimize sunacağız. En kısa süre içerisinde planlarımızı hayata geçirmeye çalışacağız. Göreve başladıktan sonra kurumlarımızda kadın ziyaretleri gerçekleştirdik. Kadınların şikayet ve taleplerini aldık. Kadınları dinledik. Dolayısıyla bundan sonraki tüm çalışmalarımızı kadınların istekleri üzerine yapacağız. Kadınlardan alığımız önerileri, şikayetleri değerlendirdik ve ilgili daire başkanlıklarına ilettik. Kadın buluşmalarımızın sürekliliği olacak. Bundan sonra da merkezlerimizde kadınlarla buluşmaya devam edeceğiz. Kadınların istediklerini esas alırız, dolayısıyla stratejik plan yapılırken onların aktarımlarını esas alacağız” dedi.
 
‘Var olan merkezlerimizi da geliştireceğiz’
 
Hali hazırda süren çalışmalarını aktaran Selda, “Daire başkanlığımıza bağlı müdürlüklerimiz var. Bunlar, DİKASUM Şube Müdürlüğü, Kadın Ekonomisini Güçlendirme Şube Müdürlüğü, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Şube Müdürlüğü. Şu an Kadına yönelik Şiddetle Mücadele Şube Müdürlüğümüze bağlı iki  sığınma evimiz var. DİKASUM’a bağlı merkezlerimiz var. Eskiden çamaşır evi diye nitelendirdiğimiz Mardinkapı, Koşuyolu, Ben û Sen, Yeniköy’de olmak üzere 4 tane kurumumuz var. Burada amaç kadınların yalnızca gidip çamaşır yıkaması değil, aynı zamanda kadınların sohbet ettiği, dertleştiği, sosyal, kültürel, ekonomik sorunlarına bir nebze de olsa çözüm üretmeye çalıştığımız alanlarımızdan. Aynı zamanda bu merkezlerimizde bilgisayar, el sanatları, tekstil, kuaförlük gibi kurslar verilmekte. Bunların yanında Mardinkapı’da iki büfemiz var. Orada kadınlar dönüşümlü olarak gözleme yapıyor ve kadıların el emeği ürünleri satışa sunuluyor. Var olan merkezlerimizi daha da geliştirerek, üzerine yeni çalışmalar koymayı hedefliyoruz” diye belirtti. 
 
‘Sorunlara çözüm üretmekle sorumluyuz’
 
Daire başkanlığı olarak çalışmalarını kadın özgürlükçü, cinsiyet eşitlikçi bir bakış açısıyla sürdüreceklerine değinen Selda, aynı zamanda kadın erkek eşitliğine vurgu yaparak özellikle belediyenin tüm erkek daire başkanlıklarına da bu ilke ve sorumluluğu ileterek çalışmalarını sürdürmeyi planladıklarını kaydetti. Selda, “Özgün ihtiyaçlar ekseninde kadınların hukuki, psikolojik, ekolojik, ekonomik sorunlarına çözüm üretmekle sorumluyuz. Bu anlamda başkanlık olarak elimizden gelen her türlü çalışmayı yapacağız. Toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinin belediyenin tüm çalışma alanlarında olması gerektiğine inanıyoruz. Dolayısıyla bu anlamda bahsettiğim gibi kadınların eşit hizmetlerden faydalanması için elimizden gelen her türlü çalışmayı yapacağız. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla kadın kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içerisindeyiz. Şu anda da bir takım kadın kurumlarıyla yürüttüğümüz çalışmalar sürüyor. Bunların devamı da gelecektir” ifadelerini kullandı.
 
‘Amed bir kadın kenti’
 
Selda, son olarak şunları belirtti: “Bunun yanında istihdamı sağlamaya dönük projelerimizi gerçekleştireceğiz. Belediyeye bağlı bazı araziler değerlendirilerek kadınların ürettikleri ürünleri satacağı alanlar sağlamaya çalışıyoruz. Ekolojik bir alan yaratıp her yönüyle kadının katılabileceği bir çalışma içerisindeyiz. Kadına yönelik her türlü taciz, istismar ve ayrımcılığı önlemek adına da çalışmalar belirleyeceğiz. Bu anlamda seminerler ve paneller düzenlemeyi düşünüyoruz. Amed bir kadın kentiydi. Geçen seneler içinde bunu sekteye uğratmaya çalıştılar. Biz ilerleyen süreçlerde bunu daha da güçlü haykıracağız.”