Diyarbakır’da adım başı keyfi GBT uygulaması

  • 09:02 1 Şubat 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Son zamanlarda Diyarbakır’da polis ve bekçiler tarafından artan GBT uygulamasından rahatsız olduğunu dile getiren yurttaşlar, bu uygulamanın keyfi bir şekilde yapıldığının altını çiziyor.
 
Bölgede ve Türkiye’de Olağan Üstü Hal (OHAL) kalkmasına rağmen polis ve bekçilerin uygulamaları OHAL’i aratmayacak nitelikte. Diyarbakır başta olmak üzere bölgenin birçok kentinde bekçi ve polislerin keyfi bir şekilde Genel Bilgi Toplama (GBT) uygulaması yapması halk tarafından ‘huzur operasyonu adı altında huzurumuzu kaçıyorlar” sözleriyle tepkiyle karşılanıyor. Diyarbakır’da her adım başında yapılan GBT uygulamasından herkes şikayetçi olurken biz gazetecilerde yaşanılanlara hem tanık oluyor hem de uygulamalardan nasibimizi alıyoruz. Güvenlik nedeniyle isimlerine yer veremeyeceğimiz ancak bilgi aldığımız GBT’den geçirilen halkın tepkisini gözlemlerimizle sizlerle paylaşacağız.
 
Her köşede GBT uygulaması
 
Diyarbakır’ın her köşesinde polis ve bekçiler istedikleri an yolda yürüyen, bankta oturan veya herhangi bir iş ile meşgul olan yurttaşları GBT sorgusuna tabi tutarak dakikalarca yolda tutuyor. Ayrıca bekçilerin kendilerini polislerden üstün görmesi, halka küçümseyici tavırlarla yaklaşması dikkat çekiyor. GBT uygulamaları son aylarda ciddi oranda artarken bu uygulamalar kafelerde de yoğun bir şekilde kendisini gösteriyor. Polisler kafelere girip hem GBT yapıyor hem de köşe bucak tüm kafeyi arıyor.
 
Şarkıda geçen ‘Kürdistan’ kelimesinin ardından kapat uyarısı!
 
Geçtiğimiz günlerde benzer bir uygulamaya bizde denk geliyoruz. Kafede herkes otururken birden içeri üç dört sivil  kişi girip önce kafeyi göz ucuyla süzüp ardından kimliklerini çıkararak asayiş şubeden geldiklerini söylüyor. GBT için kafede bulunan herkesin kimliklerini toplayan polisler; bir yandan karşı tarafa kimlik numaralarını anons ederken diğer yandan kafede çalan şarkıya pür dikkat kesiliyor. Kimlikleri sorgulayan polislerden biri elinde bulunan kimlikleri masaya sert bir şekilde vurarak “müziği kapat” diyerek kasada oturan kişiyi uyarıyor. Şarkının yasaklı olup olmadığını soran çalışana polis, “Kapat diyorum sana içinde geçen söz yasaklı” cevabını veriyor. Kafede bulunan müşterilerin yapılanlara tepki göstermesi üzerine polisler birbirine, “TEM ekibine haber verin gelsinler” diyerek tehdit savuruyor.
 
Yeni Yaşam gazetesine tahammülsüzlük
 
Kafede gerginlik tırmanırken kasada bulunan ‘Yeni Yaşam Gazetesi’ne bakan polisin biri gazeteyi inceleyerek, “Bu yasaklı değil mi? Bu gazetenin burada ne işi var” demesi üzerine kafe görevlisi, “Madem gazete yasaklı neden dağıtılıyor” diyerek soruya soruyla karşılık veriyor. Ayrıca kafede bulunan herkesin durumdan rahatsız olduğu görülürken bunu dile getirenlere polis, “avukat mısın”, “ne yaparsın” tarzındaki tehditvari cevaplar vermesi kafedeki tepkinin daha da artmasına neden oluyor.
 
Tüm bu yaşananlara bakınca her adım başına bekçi ve polis düşerken Diyarbakır’da neden hırsızlığın, uyuşturucu kullanımının, çocuk istismarının, kadın şiddeti ve kadın katliamının bir nebzede olsa önlenemediği soruları kafamızda dönüp duruyor. Bizler bunu düşünürken GBT’den geçirilenler tek fikirde buluşuyor. O da; ‘Huzur operasyonu adı altında yapılan GBT kontrollerinin huzurlarını kaçırdığı’ noktası.