Bayburt Cezaevi’ndeki 28 tutsak kadın psikolojik işkence altında

  • 09:07 24 Mart 2020
  • Güncel
MARDİN - Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki 28 tutsak kadın, hiçbir özgünlüklerinin göz önünde bulundurulmadığını belirterek, “Kullandığımız pedlere kadar sorun yaşamaktayız. İki yıldır hiçbir sosyal faaliyet yapılmadı. En temel haklarımız uygulanmamaktadır” bilgisini verdi.
 
Türkiye’de koronavirüs vaka sayısı bin 529'a, yaşamını kaybedenlerin sayısı 37'ye yükselirken, kalabalık ve kapalı ortamı, hijyen ve beslenme koşulları nedeniyle en riskli yerlerin başında cezaevleri geliyor. Tutuklu ve hükümlü yakınları, sivil toplum kuruluşu ve meslek odaları cezaevleri için acil bir düzenleme çağrısı yaparken, cezaevlerinde mevcut baskı ve hak ihlalleri ise devam ediyor. 
 
Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki kadın tutsaklar, gönderdikleri mektup aracılığıyla maruz kaldıkları baskı ve hak ihlallerini anlattı. 
 
28 tutsak kadın bulunuyor
 
Cezaevindeki 28 kadın tutsağın sürgünle geldiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kaldığımız cezaevleri ailelerimizin ikametgahlarına yakın iken ‘kapasitesi dolu’ gerekçesiyle ailelerimize ve bizlere haber verilmeden buraya getirildik. Bu şekilde bilinçli olarak yapılan sürgünler bizi de ailelerimiz de mağdur ediyor. Yeterli kadın gardiyan olmadığı gerekçesiyle görüş süremiz 40 dakika olarak veriliyor.  Hakkımız olan sevk taleplerinde bulunuyoruz ancak cezaevlerinin kapasitesi dolu gerekçesi ile sevk taleplerimiz reddediliyor. Son 2 yıldır keyfi olarak verilen disiplin cezaları ile de sevk talebinde bulunamayacağımız söylenerek, işleme bile konulmuyor.”
 
‘Hiçbir özgünlüğümüz göz önünde bulundurulmuyor’ 
 
8 Mart, 21 Mart ve 1 Eylül Dünya Barış Günü gibi özel günlerde halay çekip, şarkı söylemenin yasaklandığının ve disiplin cezalarının verildiğini belirten tutsaklar, devamında şunları dile getirdi: 
 
“Bu yıl yine 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarken ‘arama’ adı altında koğuşlarımıza baskın yapıldı. Aramalar psikolojik baskı yapma yöntemine dönüştürülmüştür. Eşyalarımıza zarar veriliyor son zamanlarda yapılan aramada rende, renkli kalem, boya kalemi ve sandalye gibi eşyalarımız yasak denilerek alınmaktadır. Kadın olarak hiçbir özgünlüğümüz göz önünde tutulmamaktadır, ağdadan tutun kullandığımız pedlere kadar sorun yaşamaktayız. Cezaevinde üç koğuşumuz bulunmakta ‘Örgüt yaşamını diri tutmak’ gerekçesiyle bu koğuşlardan birine geçmemize de izin verilmiyor. 2 yıldır hiçbir sosyal faaliyet yapılmadı. Özel günlerde bir araya gelme talebimiz reddediliyor. Cezaevi müdürünün değişimi ile keyfi uygulamalar artmakta, güvenlik gerekçesiyle en temel haklarımız uygulanmamaktadır.
 
'Gardiyanlar ideolojik yaklaşıyor'
 
4 yıldır kelepçe sorunu olduğundan kaynaklı tedavi olamayan arkadaşlarımız var. Gerek yanımızda gelen komutan, gerek gardiyanlar doktorun kelepçe açmasına gizli ve açık bir şekilde müdahale etmektedir. Mektuplarımız düzenli verilmemekte, keyfi nedenlerle gelen veya gönderdiğimiz mektuplara el konulmaktadır. Gardiyanlar ideolojik yaklaşımlarda bulunmakta mazgal veya kapı sert vurularak kapatılmaktadır."