Koronavirüs günlerinde gazetecilik: Haber akışı nasıl devam ediyor?

  • 09:02 5 Mayıs 2020
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Salgın nedeniyle mesleklerini yapmakta en fazla zorlanan emekçiler arasında gazeteciler de yer alıyor. Tüm basın yayın kuruluşları haber akışını sürdürürken, gazeteciler de bu süreçte kendi önlemlerini alarak halkı bilgilendirmeye devam ediyor. Gazeteci Gülistan Azak, “Evde bizlerden haber bekleyenlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeyi sürdürüyoruz” diyor.
 
Koronavirüs salgını Türkiye’de giderek yayılırken, insanlar evlerine çekilmek zorunda kaldı. Sokaklardaki hareketlilik azalsa da evde, dışarıda, hastanede, cezaevlerinde bu süreçte neler yaşandığını, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, hastalar, öğrenciler, sağlıkçılar, öğretmenler, işçiler, avukatlar yani toplumun tüm kesimlerinin bu süreci nasıl geçirdiğini anlamak ve anlatmak için mesleğini devam ettiriyor gazeteciler. Gazeteciler, meslekleri gereği nerede bir olay varsa oraya koşar, ancak bu kez durum çok farklı. Milyarlarca insan evinden dışarı çıkamıyor. Akıllı telefonlarda sosyal medyada, televizyonlarda ise haber kanalları açık. Elbette haber akışının sağlanması gerekiyor. Bu yüzden dünya genelinde medya kuruluşları da olağanüstü tedbirler almış durumda. Peki, ülkedeki gazeteciler evlerinde karantinada olan insanlara haber ulaştırabilmek için hangi şartlarda çalışıyor?
 
Ajansımız Jinnews' de koronavirüs salgınına bağlı vaka ve ölüm sayısının artmasıyla birlikte evden çalışma kararı aldı. Online yayınlar ile dünya ve ülke haberlerini uzaktan çalışma düzeniyle sürdüren ajans muhabirleri, zorunlu olmadıkça yüz yüze görüşme yapmıyor, haber kaynağı ile birebir görüştüklerinde ise sosyal mesafeye dikkat ederek maske ve eldivenleriyle çalışıyor.
 
‘Evde kalma hali alışkanlıkları değiştirdi’
 
Ajansımızın İstanbul muhabirlerinden Gülistan Azak, koronavirüs sürecinde meslektaşlarıyla kaldığı evde bir gününü anlattı. Gazetecilik mesleğinin yoğun koşuşturma hali nedeniyle kororanavirüs salgınında evde kalma durumuna alışmakta zorlandığını söyleyen Gülistan, ancak gerçek haberin ulaşımı konusunda muhabirlerin sağlığının önemli olduğunu ve bu nedenle evlerinde haber bekleyenlere karşı sorumluluğunu onlar gibi evde haber takibi yapak sürdürdüğünü ifade ediyor. Gülistan, koronavirüs salgınının değiştirdiği alışkanlıklara dair şunları aktarıyor:
 
“Aslında koronavirüs salgınının Türkiye’de duyurulduğu ilk süreçlerde bizler sokakta haber takibi yapmaya, sokak röportajları almaya devam ediyorduk. Ancak alınan önlemlerin yetersizliği salgının hızla yayılmasına ve ölümlerin artmasına neden oldu. Bu nedenle birçok haber ajansı muhabirlerini koronavirüsten korumak için önlemler geliştirdi. Ajansımız Jinnews acil önlem ve tedbirler kapsamında haber akışını evde ve online olarak sürdürme kararı verdi. Bir aydan fazla zamandır haber akışlarımızı bulunduğumuz evlerde sürdürüyoruz. Bulunduğum evde 5 gazeteci kalıyoruz. Salgın gerçekliği, evde kalma hali, yemek, temizlik gibi birçok alışkanlığımız değişti. Market, fırın ve pazara maske, eldiven takarak gidiyor, alışverişlerimizi ise sebze ve meyve ağırlıklı yapıyoruz. Sık aralıklarla ellerimizi yıkıyoruz. Yine beden egzersizleri de evde yaptığımız rutin işler arasında.”
 
‘Meslektaşlarımla günlerim keyifli ve öğretici geçiyor’
 
Beş gazeteci olarak aynı evi paylaşmanın sıkılma halini engellediğini belirten Gülistan, meslektaşlarıyla keyifli ve öğretici zamanlar geçirdiğini ifade ediyor. Gülistan, “Her anımızı değerlendirmeye çalışıyoruz. Her arkadaşın kendisini uzmanlaştırmaya çalıştığı bir alanı var. Bu süreç birbirimizin birikimlerinden faydalanma açısından öğretici oldu. Yine kitap ve film paylaşımları da önemli ölçüde geliştirici ve keyifli oluyor diyebilirim. Her gece belirlediğimiz bir filmi izliyor, okuduğumuz kitaplarda etkilendiğimiz bilgileri ve olayları anlatıyoruz. Birbirimizin alışkanlıklarını ve hobilerini daha iyi görebildiğimiz günler geçiriyoruz. Zaman hızlı akıyor, mekan ise durağan. Bu durumu hareketlendirmeye, renklendirmeye çalışıyoruz” diye konuşuyor.
 
‘Haber takiplerimiz devam ediyor’
 
Haber kaynaklarıyla bu süreçte görüntülü, sesli arama veya mesaj aracılığıyla röportajlar yapmaya çalıştıklarını söyleyen Gülistan, birlikte kaldığı meslektaşlarıyla güncel olay ve gelişmelere dair TV programları da yaptıklarını aktarıyor. Gülistan koronavirüs sürecinde geliştirdikleri haber takiplerine ilişkin şunları dile getiriyor: “Bizler gibi evlerinden çalışmak zorunda olan meslekler var. Siyaset, ekonomi, hukuk, sağlık ve birçok alanda konunun uzmanları ile telefon ile görüşmeler alıyor, karşılıklı bilgiler paylaşıyoruz. Yine birlikte kaldığım meslektaşlarımla TV programları yapak gündemi değerlendiriyor, güncel gelişmeleri paylaşıyoruz. Normal günlerde İstanbul trafiği nedeniyle haber takibinde yaşadığımız zaman sorunu şu an için yok. Zamanın büyük bölümünü artık yollarda değil, evde, bilgisayar başında geçiyoruz. Hal böyle olunca normal günlerden daha fazla haber takibi yapma, haber geçme şansımız oluştu. Haber takiplerimizi kendi haber kaynaklarımızdan aldığımız doğrudan bilgilerin yanı sıra TV ve ajanslardan geçilen haberlerin teyidini sağlayarak da geçiriyoruz. Bu süreçte önemli olan gerçek haber. Bu bilinçle haber takiplerimize, sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Kadın gündeminde yaşanan gelişmeleri hızlı ve detaylı bir şekilde geçmeye çalışıyoruz.”
 
‘Koranavirüs salgını kapitalist sistemin dayatması’
 
Gülistan, koronavirüs salgının kapitalist modernitenin dayatması olarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, öz savunmanın geliştirilmesi çağrısında bulunuyor. Gülistan, “Dünya tarihten bu yana birçok salgınla mücadele etti. Şu an yaşananlar da aslında kapitalist sistemin kendini var etmeye ve büyütmeye çalıştığı bir süreç. Kapitalizm kendini var etmek adına iklim krizlerine, salgınlara, savaşlara ve ekonomik krizlerle yol açmaya devam ediyor. Bugün ismi Covid-19, yarın bir başka şey olacaktır. Bu nedenle herkese bu tehditlere karşı geliştirecekleri tedbirlerle özsavunmalarını almalarını öneriyorum” diyor.