Tacize maruz kalan Ayşegül: 6284’ün uygulanmadığını deneyimleyerek öğrendim

  • 12:40 8 Mayıs 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - Finlandiya’dan dönüşte Bursa’daki KYK yurdunda karantinaya alınan ODTÜ araştırma görevlisi Ayşegül Aksoy, burada tacize, ardından ölüm tehditleri ve cinsiyetçi hakaretlere maruz kaldı. Bu konudaki tüm mekanizmalara yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını söyleyen Ayşegül, “6284’ün uygulanmadığını deneyimleyerek öğrendim” dedi.
 
12 Mart’ta ders vermek için gittiği Finlandiya’dan 24 Nisan’da tahliye uçağıyla geri dönen Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Beden Eğitimi ve Spor Bölümü araştırma görevlisi Ayşegül Aksoy Kredi ve Yurtlar Kurumu’na (KYK) ait Bursa’daki Emirsultan Erkek Öğrenci Yurdu’nda karantinaya alındı. Ayşegül, burada bulunduğu odanın karşısında kalan bir erkeğin tacizine maruz kaldı. Tacizin ardından bu sefer taciz eden erkekle birlikte 4 kişinin psikolojik şiddetine, ölüm tehditlerine ve cinsiyetçi hakaretlerine maruz kalan Ayşegül’ün Bursa ŞÖNİM, Sağlık Bakanlığı, 155 Polis İhbar Hattı’na yaptığı başvurusu dikkate alınmazken, ısrarla takibi sonrası şikayeti işleme konuldu.
 
Ayşegül, yaşadıklarını ajansımıza anlattı.
 
Taciz eden erkekler ölüm tehdidinde bulundu
 
Kendisini taciz eden kişinin odasının değiştirildiği günden bu yana diğer odalarda kalan üç erkeğin koridorda dolaşarak kendisini tehdit ettiğini ve cinsiyetçi küfürlerde bulunduğunu aktaran Ayşegül, ifadesinde bu durumdan da bahsettiğini dile getirdi. Ayşegül, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Doktor geldiğinde diğer odadakilerle karşılaşıyoruz. Dün sabah doktor geldi ateş ölçtü. Doktor da tacizcinin odasını gösterdi, ‘Bu kişi nerede’ dedi. Bu sırada faşist söylemlerde bulunan erkekler eliyle beni göstererek ‘şunun yüzünden onu sürgün ettiler’ dedi. Ben de muhatap olmadım. Sonra çöp anonsu yapıldı. Kapıyı açıp çöpü bıraktım. Bunlar sürekli koridorda aralarında konuşmaya ve laf atmaya devam ediyorlardı. Sonra öğle yemeği için kapıyı açtım. Bu sefer yine aynı kişiler hakaret ve tehditlerde bulundu. Temizlik görevlisi geldi. Onunla konuşmaya başladılar. Şikayetçi olduğum kişi ‘Test pozitif çıkan var mı? Giderken test yapmasınlar. Hele şu 312 numaralı odadaki kız şikayetçi olmuş zaten. Ona için test yapmasınlar’ dedi. Sonrasında cinsiyetçi küfürler ve tehditlerde bulundu. ‘Bunları temizleyeceksin. Bunları almayacaksın öldüreceksin, İçişleri Bakanlığı’na söyleyip temizleyeceksin. Zaten ben buradan çıktıktan sonra temizlemeye başlayacağım. Bunları temizlemek lazım. Bunlar vatanı milleti kötü lanse ediyorlar’ gibi, tehditlerde bulundu.”
 
ŞÖNİM telefonu üzerime kapattı
 
Tacizin ardından cinsiyetçi söylemler ve ölüm tehdidi alınca 155’i aradığını ve 6284 Nolu kanunun uygulanmasını istediğini ifade eden Ayşegül, ardından yurt müdürüne haber verdiğini ancak hiçbir işlem yapmadığını kaydetti. Ayşegül, “Yurt müdürü az önce önümden geçti hala bir şey söylemedi. Hiçbir konuda açıklama yapmadı, tedbirleri almadı. Arkasından daha önce şikayetimi alan polisleri aradım ‘beni öldürmekle tehdit ediyorlar’ dedim. Onlar ‘Size dönüş yapacağız’ dediler. Ardından Bursa Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’ni (ŞÖMİN) aradım. Onlara da  ‘6284 uygulansın polis cevap vermiyor’ dedim. Ölüm tehdidi aldığıma dönük ses kaydı var üstelik. Neden önlem alınmıyor deyince telefondaki kişi ‘ben bu kanunu senden daha iyi biliyorum. O zaman polise yönlendireyim derdini onlara anlatırsın’ deyip telefonu kapattı. Sonra polisler beni aradı. ‘Şikayetini alacağız’ dedi. Ben de tamam şikayeti alıyorsunuz ama 6284’ü uygulamalısınız dedim. Ancak geçiştirdiler. Dün gece işlemler bitti. Sat 11 gibi ifade verdim. Fakat ifadeyi verdiğimde de şöyle bir şey oldu. Şikayetçi ve ifadeyi alan herkesin tutanakta imzasının bulunması gerekirken benimkini öyle yapmadılar. Sadece benim imzamın olduğu ifade tutanağı tutuldu” diye konuştu.
 
Yurttan çıktıktan sonra uzaklaştırma kararı verildi
 
Ayşegül, ardından kendisine 6284’ün uygulanacağını ve bu konuda bilgi verileceğini söylediklerini belirterek, devamında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benimle konuştuktan sonra o kişilere uzaklaştırma kararını tebliğ edeceklerini söylediler. Tamam dedim. O sırada yurttan çıkıyorduk,  anons yapıldı. Saat 09.30 gibi aşağıya indim. Koridordan çıkarken karşılaşmak istemedim. Çünkü ne yapacakları belli değil. Koridoru kontrol ettim. Aşağıya indim. Ardından ŞÖNİM tekrar aradı beni ve diğer 4 kişiyi aradıklarını ve uzaklaştırma kararını tebliğ ettiklerini söyledi. Dolayısıyla koruma kararını uyguladıklarını söylediler.”
 
‘6284’ün uygulanmadığını deneyimleyerek öğrendim’
 
Kadına yaklaşım bir zihniyet meselesi olduğunu vurgulayan Ayşegül, temel mesele bu olunca yasa yapıcıları ve uygulayanların da eril zihniyetle hareket ettiğini dile getirdi. 6284 sayılı kanunun uygulanmadığını deneyimleyerek öğrendiğinin altını çizen Ayşegül, “Örneğin; şikayet sonrası polisin ispat sormadan uzaklaştırma veya koruma kararı vermesi gerekiyor. Ama ben 155’i aradığımda daha ilk cümlem bitmeden ‘ne demek siz terörist misiniz sizi öldürmekle tehdit ediyorlar’ dedi. Buna diyecek bir şey bulamıyorum. Polisin bu tavrı toplumsal yaklaşımı da gösteriyor” dedi.
 
‘Tüm başvurularda geçiştirilmeye çalışıldım’
 
Tüm başvurularında geçiştirilmeye çalışıldığına dikkat çeken Ayşegül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu sordum: ‘Hükümet, Sağlık Bakanlığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı her şeyi organize etmişler. Bütün her şey düşünülmüş ancak böyle bir vaka olunca ne yapılacağını düşünmemiş mi?’ dedim. Bunu söylediğimde ‘Sen çok konuşuyorsun’ dediler. Düşünebiliyor musunuz burada, KYK müdürü muhatap dahi almadı beni ve bu durumdan kaçtı. ŞÖNİM’i aradığımda ‘senin odanı değiştirelim’ dediler. Bir kere mağdur olan benim. İlk uygulanacak şey benim odamı değiştirmek olmamalı. Tüm bunları kadınlar olarak deneyimleyerek öğreniyoruz ne yazık ki."
 
14 günlük karantinası dolan Ayşegül, otobüslere bindirildiklerini ve Ankara’ya doğru yola çıktığını belirtti.