‘Kardeş Aile’ kampanyası halklar arasında köprü oluşturuyor

  • 09:06 19 Mayıs 2020
  • Güncel
Safiye Alağaş
 
İSTANBUL- HDP’nin ‘Kardeş Aile’ kampanyası, Türkçe bilmeyen Harbiye ve Kürtçe bilmeyen Ayşen’i bir araya getirirken, kampanyanın halklar arasında köprü olduğunun en güzel örneğini oluşturuyor. Ayşen ve Harbiye salgından sonra da görüşmeye devam etmek istiyor.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) koronavirüsün (Covid-19) halka dönük ekonomik etkilerini azaltmak amacıyla 5 Nisan’da “Kardeş Aile” kampanyası başlattı. İktidarın bağış ve yardım kampanyalarına engel olunması üzerine tüm ile ve ilçelerde başlatılan kampanya kapsamında ekonomik açıdan zor durumda bulunan, ihtiyaç sahibi, salgın sebebiyle işsiz kalmış, salgın tehdidine rağmen çalışmak zorunda olan ailelere öncelik tanınarak, ekonomik durumu nispeten iyi olan ailelerle iletişime geçilerek, “dayanışmacı kardeş aile” olmaları konusunda çağrıda bulunuluyor.
 
‘Bir şey yapma ihtiyacı hissettim’
 
Kırklareli Lüleburgazlı olan Ayşen Hamidoğulları, salgın sürecinde belediyeler üzerinden ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı düşünüyor, ancak sonra HDP’nin kampanya başlattığını öğrenince İstanbul İl Örgütü’ne ulaşarak kardeş aile edinmek istediğini söylüyor. Bunun üzerine Diyarbakırlı Harbiye Soylu ile iletişime geçiliyor, Ayşen ve Harbiye ‘kardeş’ oluyor. HDP’nin kampanyası Kürtçe bilmeyen Ayşen ile Türkçe bilmeyen Harbiye’yi bir araya getiriyor.
 
Kampanyaya katılımını anlatan Ayşen, “Ülke zaten bir ekonomik kriz içindeydi ve salgınlar birlikte iyice kötüleşti. İşsizlik arttı, iş yerleri kapandı. İşçilerin bir kısmı işverenler tarafından zorla çalıştırılıyor. Ben de bu noktada konumumu koruyabilen evde oturma lüksüne sahip bir insanım. Bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim. Öncelikle bir iki belediyenin başlattığı kampanyalara dahil olmayı düşündüm.’ Kardeş Aile’ kampanyasını ilk Ayhan Bilgen’in paylaşımlarında gördüm. Ulaşmaya çalıştım fakat ulaşamadım. Sonrasında diğer iller dahil olduğunu öğrenince hemen HDP İstanbul İl Örgütü’nü aradım ve iletişime geçtim” diyor.
 
‘HDP dayanışmanın yolunu açtı’
 
İhtiyaç sahipleriyle dayanışmak istediğini fakat yol ve yöntem bulamadığını dile getiren Ayşen, şöyle devam ediyor:  “HDP bunun yolunu açtı. Bu nedenle kampanyanın çok güzel olduğunu düşünüyorum. İhtiyacı olanlara HDP üzerinden daha kolay ulaşabileceğimi düşünüyorum bir de HDP seçmeniyim. HDP’ye inanıyorum. Doğruluğuna inanıyorum. Kampanyayı çok beğendim. Uzun süre sürdürülebilir bir kampanya. Belediyeler de bir şeyler yapıyor ama o anlık bir çözüm. Kardeş Aile kampanyası uzun soluklu bir kampanya olacak. En azından ben öyle olmasını diliyorum. Virüsle sınırlı olmaması gerekiyor. Çünkü insanlar virüs bittikten sonra sokaklara dökülüp hemen iş bulamayacak. Yoksulluk daha da artacak. Ekonomi gittikçe daralıyor.”
 
‘Her yönüyle ailenin yanında olmak isterim’
 
Salgın sürecinde en çok kadınların zorlandığını belirten Ayşen, “Bu yüzden bir kadınla dayanışmak bana iyi geliyor. Şu anda telefonla konuşuyoruz. Karşı taraf kabul ederse tanışmak da isterim, sadece maddi değil her anlamda yanlarında olmak isterim. Harbiye hanım Türkçe çok az biliyor. O yüzden pek anlaşamıyoruz. Bir iki diyalog kurduk sonra çocuklar üzerinden iletişim kurduk. Ama ikinci aramamda daha iyiydi. Beni hemen tanıdı” ifadelerine yer veriyor.
 
‘Dayanışma kültürü geliştirilmeli’ 
 
Ayşen, dayanışma kültürünün köklü olmasına rağmen kentleşmeyle birlikte azaldığını dile getirirken, “Bu kampanya büyükşehirlerde dayanışma için köprü oldu. Aradaki sınırları kaldırdı. İmkanları olan herkesin desteklemesini istiyorum. Dayanışma daha çok genişlemeli” vurgusu yapıyor. 
 
Salgın başlayınca işsiz kaldı
 
Altı çocuğu olan Harbiye Soylu’nun eşi üç yıldır cezaevinde. 16 yaşındaki çocuğu salgın öncesi hem okula gidiyor hem de bir berberde çalışıyordu. Harbiye ise tekstil firmalarının eve getirdiği işleri yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor. Salgının ardından Harbiye artık iş alamadı. Berberler kapandığı için ise oğlu işsiz kaldı. Kardeş Aile kampanyası başlatınca çevresi dayanışmaya ihtiyacı olduğu için onun ismini HDP İstanbul İl Örgütü’ne bildiriyor. Ardından Ayşen, dayanışmada bulunmak için HDP’yi aradığında kendisine Harbiye’nin ismi ve iletişim bilgileri veriliyor.
 
‘Dayanışma olmasaydı perişan olurdum’
 
Salgın sürecinde çevresinin, yakınlarının dayanışmada bulunduğunu dile getiren Harbiye, şunları söylüyor: “Kardeş aile bana çok iyi geldi. Eğer bu dayanışma olmasaydı ben nasıl geçinirdim bilmiyorum. Sanırım perişan olurdum. Tabi ki yine de sorunlarımız var, eksiklerimiz var ama şu anda benim için önemli olan çocuklarımın aç kalmamasıdır. Fatura ödüyoruz, kira ödüyoruz hepsini karşılamak çok zor.”
 
Ayşen ile kurdukları iletişim için “Çat pat anlaşıyoruz” diyen Harbiye, Ayşen’nin salgından sonra yüz yüze görüşmek isteğine ise “Ben de tanışmak istiyorum” diye yanıt veriyor.