‘Tutsakların ve ailelerinin sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz’

  • 09:09 11 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Hükümetin kadın ve Kürt mücadelesine yönelik baskılarına tepki gösteren HDP Kayapınar İlçe Eşbaşkanı Besile Narin, “Mücadele içinde yer alan tüm kadınların sesini yükseltmesi gerekiyor” derken, TUAY-DER Eşbaşkanı Bahar Akyapı da, “Tutsakların ve ailelerinin sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mücadelemiz sürecek” dedi.
 
Kürt siyaseti ve kurumları üzerinde son günlerde baskılar, gözaltı ve tutuklamalar arttı. Diyarbakır’da önceki gün Tutuklu Aileler ile Yardımlaşma Derneği’ne (TUAY-DER) ve yöneticilerin evlerine polis baskın düzenlemiş ve gözaltına alınan 7 kişi "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla tutuklama istemiyle 3.Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hakimlik, TUAY-DER Eşbaşkanı Mehmet Emin Adıgüzel, yöneticisi Şafi Hayme ve üyesi Müşeher Ülker'i  tutuklarken, 4 kişiyi ise adli kontrol tedbiri ile serbest bıraktı.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kayapınar İlçe Eşbaşkanı Besile Narin ile TUAY-DER yöneticisi Bahar Akyapı,  gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi.
 
‘Baskının boyutu giderek artıyor’
 
Gözaltı ve baskıların son 15 günlük bir süreçten ibaret olmadığını dile getiren Eşbaşkan Besime Narin, 2015’ten bu yana Kürt halkına dönük yönelimlerin gerçekleştiğini ve bu yönelimlerin artarak devam ettiğini ifade etti. Besime, “Baskının boyutu giderek artıyor. Kadın kurucular, öncüler tutuklanıyor. Tutuklanan arkadaşlarımızın dosyalarına baktığımız zaman içeriğinin ne denli boş olduğunu, bunun sadece siyasi ve keyfi bir tutum olduğunu görüyoruz. Baskıların en üst düzeye çıkarıldığı bir süreçten geçiyoruz. Biz HDP olarak da bunu asla kabul etmeyeceğimizi belirtiyoruz” dedi. 
 
‘Bir kişi bile kalsak bu mücadele devam edecek’
 
Besime, şiddete maruz bırakılan ve katledilen kadınların yanında olan Rosa Kadın Derneği’nin baskı altında olduğuna dikkat çekerek, kadınlar üzerindeki baskıları kabul etmeyeceklerini söyledi. İrade gaspına karşı da sessiz kalmayacaklarının altını çizen Besile, “HDP’ye dönük baskılar, partiyi kapatmaya yöneliktir. Bir kişi bile kalsak bu mücadele devam edecek. Barış için elimizden ne geliyorsa yapacağız ve her zaman halkımızın yanında olacağız. Bir an önce arkadaşlarımızın da çıkmasını istiyoruz. Cezaevinde binlerce tutsak var. Hasta olan, çocuklarıyla olan yüzlerce kadın var. Kadını katleden erkek tahliye edilip yeniden katliam gerçekleştirebiliyor ama kadını koruyan kadın cezaevinde olmaya devam ediyor. Mücadele içinde yer alan tüm kadınların sesini yükseltmesi gerekiyor. Bu tüm Türkiye halklarının sorunudur. Barış için herkes elini taşın altına koymalıdır. Adalet varsa herkes için olmalıdır” diye belirtti.
 
‘Baskı ve kaos ile ayakta kalabileceklerini sanıyorlar’
 
Mevcut hükümetin gün geçtikçe kan kaybettiğini söyleyen TUAY-DER yöneticisi Bahar Akyapı da kutuplaşmanın hükümet eliyle arttığını dile getirdi.  Bahar, “Başta HDP ve DBP olmak üzere Rosa Kadın Derneği ve diğer muhalif kesimden sesini yükselten herkese baskı, tutuklama ve şiddet uygulamaktadır. Baskı ve kaos ile ayakta durabileceklerini hesaplayarak büyük bir yanılgı içerisine girmişlerdir. Yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanlar o esnada darp edilerek alınmıştır. Yönetici olan Şafi Hayme arkadaşımız da gözaltına alındığında eşi ve kızı onun darp edildiğini söyledi” şeklinde konuştu.
 
‘İnsanlık dışı uygulamalar yapılıyor’
 
İnsanlık ve hukuk dışı uygulamaların olduğunu ifade eden Bahar, “Hukuk dışı yaklaşımları kınıyoruz. Hiçbir baskının bizleri demokratik mücadelemizden alıkoyamayacağını belirtiyoruz. Arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılması gerekiyor. Bizler Amed TUAY-DER olarak arkadaşlarımızın arkasındayız. Bunun bize verilmiş bir mesaj olduğunu da biliyoruz. Tutsakların ve ailelerin sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mücadelemiz her yerde sürecek. Cezaevlerinde veya dışarıda fark etmeksizin yaşanan tüm haksızlıkların, hukuksuzlukların karşısında durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.