‘Barışa uzattığımız elimize kurşun sıkılıyor’

  • 09:01 14 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Mezarlıkların tahrip edilmesi ve cenazelere işkence edilmesine tepki gösteren Halime Topuz, barışa uzattıkları ellerine kurşun sıkıldığına işaret ederek, tüm aileleri mezarlıklara sahip çıkmaya çağırdı.
 
Bölgede HPG ve YJA-STAR’lıların cenaze ve mezarlarına yönelik baskı, saldırı ve işkence, toplumun evlere kapandığı pandemi sürecinde artış gösterdi. Van, Bingöl, Hakkari, Şırnak, Diyarbakır başta olmak üzere çok sayıda kentte mezarlık tahrip edildi ve aileler tehdide maruz bırakıldı. Artan mezarlık saldırılarını değerlendiren Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) yöneticileri Halime Topuz ile Yıldız Damla, tüm ailelerin birlik olması ve yapılan saldırılara sessiz kalmaması gerektiğini ifade etti.
 
‘Kırılan her bir mezarlıkta canımız var’
 
Halime Topuz, Lice ilçesindeki Sise Mezarlığına yönelik saldırının kendilerini çok üzdüğünü dile getirdi. Mezarlığın inşa sürecinde ailelerin çok umutlandığını söyleyen Halime, “Sise’de mezarlık inşa edildiğinde bizim için farklı bir dünya yaratıldı. Bütün aileler bir mezarlıkları olacağı için mutlu oldu. Sise Mezarlığına yönelik yapılan saldırı dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir saldırı örneğidir. Bu saldırının ne dinde yeri var ne de insanlığa sığar. Mezarlıkları kırıp içinden kemikleri çıkarıyorlar. Kırılan her bir mezarlıkta canımız var. Kimin çocuğu olduğunun bir önemi yok, hepsi bizim canlarımızdır” diye belirtti.
 
‘Barışa uzattığımız elimize kurşun sıkılıyor’
 
Mezarlıklara yapılan saldırıları kabul etmeyeceklerini ifade eden Halime, bunun Kürt halkını sindirmeye dönük bir politika olduğunun altını çizdi. Hükümetin Kürt halkının değerleri üzerinden Kürt halkını sınadığını söyleyen Halime, “Mezarlıklara, cenazelere işkence edenler başlarını yastığa nasıl rahat koyabiliyorlar? Ailelere sesleniyorum, çocuklarımıza ve mezarlıklarımıza sahip çıkalım. Bu vahşet nereye kadar gidecek? Kendinizi o annenin, ailenin yerine koyun. Biz elimizi barışa uzattıkça onlar elimize kurşun sıkıyor. Mardin’de yaşamını yitiren Serkan’ın cenazesine işkence edildi. Kefenlenmesine ve cenazenin yıkanmasına izin verilmedi. Yapılan bu vicdansızlıkları nasıl kaldırıyorlar? Ailelere sesleniyorum, birlik olun ve değerlerinize sahip çıkın” çağrısında bulundu.
 
‘Kendi mezarını tanıyamaz hale geldi’
 
Yıldız Damla ise devletin Sise Mezarlığını bombardımana tuttuğunu ve paramparça ettiğini belirterek, “Artık kimse kendi mezarını tanıyamaz hale geldi. Mezarlıklara yapılan bu saldırıları kınıyoruz. Bütün ailelerin el ele vererek ayağa kalkması gerekiyor. Devlet mezarlıklara vahşice yöneliyor ama yanı sıra Müslüman olduğunu söylüyor. Müslümanlık ilkesine sığmayan bir durumdur yapılan saldırılar. Bunlar kabul edilecek şeyler değildir. Sise ve Licok mezarlıklarına saldırılar yapılıyor. Kemikler çıkarılıyor, taşlar kırılıyor, işkence ediliyor. İmamların ve kanaat öncülerinin kalkıp bu uygulamanın İslamiyet’te yeri olmadığına ilişkin açıklamalar yapması gerekiyor” diye konuştu.  
 
‘İşkencelere karşı ayaklanmaları gerekiyor’
 
Yıldız, şu ifadelere yer verdi: “Nasıl olur da Mardin’de bir cenaze arabada ev ev gezdirilerek ‘Bu cenazeyi tanıyor musunuz?’ diye sorulur? Kürt ailelerinin psikolojileriyle oynuyorlar, iradelerini kırmaya çalışıyorlar ama ailelerimiz güçlüdür. Onların ne iradelerini kırabilirler ne de psikolojileriyle oynayabilirler. Cenazeleri paramparça ediyor, sokaklara atıyorlar. Tüm halkın bu uygulamalara karşı çıkması gerekiyor. Çocukları, anneleri katlediyorlar.  Onların da çocukları yok mu? Kürdistan’da operasyonlar yürütülüyor. AKP ve MHP ittifakı ne istiyor? Ölen insandan ne istiyorlar? Cenazeler aylarca, yıllarca ailelere verilmiyor. Halise anne, cenazelere yapılan işkencenin en önemli örneğidir. Çocuğunun kemikleri oradan oraya sürüklenmiş. Devlet çocukları, kadınları katletmesin artık ve bu işkencelere karşı herkesin ayaklanması gerekiyor.”