Kadınlar infaz yasasına karşı bir araya geldi

  • 19:34 18 Haziran 2020
  • Güncel
AYDIN - Aydın Kadın Platformu, 90 bin hükümlünün tahliye olmasına yol açan infaz yasası nedeniyle kadın, çocuk ve dezavantajlı grupların tehlikede olduğuna dikkat çekerek, yasanın geri çekilmesini istedi.
 
Aydın Kadın Dayanışma Platformu, Meclis’e getirilmesi planlanan çocuk istismarına yönelik af yasa tasarısına ilişkin Aydın Kent Meydanı’nda basın açıklaması düzenledi. “İnfaz yasasının bedelini kadın ve çocuklar ödeyecek” yazılı pankartın taşındığı açıklamada sık sık “Yaşasın kadın dayanışması”, “Kadın düşmanı infaz yasası” ve “AKP elini çocuklardan çek” sloganları atıldı. Açıklamayı platform adına dönem sözcüsü Hale Dalkıran okudu. 
 
‘Yasa ile kadın ve çocukların hayatı tehlikeye atıldı’
 
İktidarın kendileri için tehlikeli gördüğünü affetmezken yurttaşların güvenliğini tehdit edenleri affettiğini söyleyen Hale, “Daha tahliyeler olmadan karantinadan dolayı ev içi şiddet yüzde 28 oranında artış gösterdi. Kadınlara, çocuklara şiddet uygulayan çok sayıda fail, haklarında hiçbir işlem yapılmadığı için şu an zaten dışarıda. Şimdi bunlara bir de tutuklu olanlar eklenecek. Aile içi şiddetten zar zor mahkûmiyet aldırılmış, tutuklatılabilmiş olan failler tahliye olunca şiddet uyguladıkları kadınların ve çocukların yaşadığı evlere dönecekler, sokaklarda karşımıza çıkacaklar” dedi.
 
‘Şiddet suçları meşrulaştırılıyor’
 
İnfaz yasası ile kadınlara ve çocuklara uygulanan şiddet suçlarında cezasızlığın meşrulaştırıldığını kaydeden Hale, indirimlerin kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı faillerine cesaret vereceğini belirtti. İnfaz yasası ile serbest kalan faillerin şiddete maruz kalan kadınlara bildirilmediğini ifade eden Hale, “Tüm bunların yanında karantina günlerinde kadınların başvurabilecekleri mekanizmalar da sınırlandırılmıştır. Türk Ceza Kanunu’nda ‘kadına yönelik şiddet’ diye bir suç yoktur. İfade edilen ve kadınların sıkça maruz kaldığı fiziksel şiddet, kasten yaralama, tehdit, hakaret, şantaj suçları, kalıcı infaz indirimi kapsamına alınmıştır. Bu yüzden, kadına yönelik şiddet suçunun infaz indirimi kapsamında olmadığı söylemi koca bir yalandır. Bunun yanında, cinsel suçlardan hüküm giyenler cezasının yüzde 75’i yerine, yüzde 67’sini çekmeleri halinde koşullu salıverilebilecek” sözlerini kullandı. 
 
‘Devlet asli görevini yok saydı’
 
İnfaz yasası ile başta kadın ve çocukların hayatı olmak üzere tüm yurttaşların güvenliğinin göz ardı edilerek devletin asli görevini yok saydığını kaydeden Hale, “Cezaevlerinde olan birçok gazeteci, siyasetçi, öğrenci, akademisyen, avukat ve insan hakları savunucusunu kapsamayan infaz yasası, cinsel dokunulmazlığa karşı kadınlara ve çocuklara yönelik suç işlemiş kişileri kapsamıştır” diye belirtti. 
 
Muhammet Gürsoy tarafından katledilen Merve Kotan’ı hatırlatan Hale, Merve’nin yazdığı bir mektubu okudu. 
 
Mektupta yazılanlar şöyle: 
 
 “İnfaz indirimiyle cinsel suçluların salıverilmesi, devlet eliyle çocuğa yönelik ihmalin kolaylaştırılması anlamına geliyor. Hatırlatıyorum, Türkiye, çocuğa yönelik istismar vakalarında dünyada 3. Sıradadır. Son 18 yılda bu ülkede tam 440 bin çocuk doğum yaptı. Bu sayı sadece tespit edilebilenlerdir, buz dağının görünmeyen kısmını siz düşünün. Türkiye'de öldürülen, istismara uğrayan, yıllarca devlet ve aile korumasından yoksun kalıp yaşam hakları ihlal edilen, binlerce çocuktan birinin mektubu var insan kalabilenlere. 14 yaşında cesur bir çocuğun mektubudur bu.”
 
Ardından Hale LGBTİ+’lara ilişkin olarak da şu mektubu okudu:
 
“Koronavirüs nedeniyle ‘izin’ adı altında cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı ve kadına yönelik şiddet/cinayet suçlarının faili olan binlerce suçlu serbest bırakıldı. Şiddete maruz kalan kadınlar, çocuklar ve cinsiyet kimliği ve yönelimi nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılan gruplar açısından hiçbir önleyici koruyucu tedbir alınmadan dışarıya salındılar. Faillerin kadın ve çocuklara musallat olması, kadın ve çocuklar başta olmak üzere tüm dezavantajlı grupların hayatlarının tehlikeye girmesi anlamına gelmektedir.”
 
Tutsakların güvenliği için yaygın test ve izolasyon şartlarını gerçekleştirilmesi ve yasanın geri çekilmesini isteyen Hale taleplerini şu şekilde sıraladı:
 
“*İstanbul Sözleşmesi ve 6284’ü uygulayın!
 
*Koronavirüs bahanesiyle istismarı aklamayı aklınızdan geçirmeyin!
 
*En büyük suçlu, kadına şiddet, kadın cinayeti ve çocuk istismarı suçundan yatanları affedenlerdir!”
 
Açıklama, sloganlarla sona erdi.