Yetkileri genişletilen bekçilerin sicili kabarık

  • 09:05 19 Haziran 2020
  • Güncel

Gülşen Koçuk

HABER MERKEZİ - Meclis Genel Kurulu’nda 11 Haziran’da onaylanan Çarşı ve Mahalle Bekçileri Yasası, 18 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kadınların ve muhalif kesimler, yasa çıkmadan önce de yaşanan polis ve bekçi şiddeti karşısında endişelerini dile getirmişti.
 
Türkiye’de “kolluk” sisteminin tartışmalı unsuru “bekçilik”, yetkilerin genişletilmesi ile yeniden tartışmaya açıldı. Çarşı ve mahalle bekçiliği (ÇMB), Türkiye’de yeni bir uygulama değil. Siyasi değişimlerle şekil değiştiren bekçilik sistemi, 1914 yılına dayanıyor. Çarşı ve Mahallât Bekçileri Hakkındaki Kanun ile yürürlüğe konan sistem 1966 yılında yeniden düzenlendi, 1974 yılında ise alımlar durdu. 2008 yılında yardımcı hizmetler sınıfında bulunan ÇMB’ler, “Emniyet Hizmetleri” sınıfına alınarak göreve devam etti.
 
15 Temmuz’dan sonra yeniden gündemde
 
15 Temmuz 2016’ta gerçekleşen darbe girişiminin ardından 2017'de çıkarılan 690 sayılı kanun hükmünde kararname ile yeniden bekçi alımı başladı. 11 Haziran’da ise Meclis’e gelen ÇMB’nin yetkilerinin genişletilmesini içeren teklif de Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yasa, 18 Haziran’da Resmi Gazete’de de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasa ile ÇMB “devriye gezebilecek, kimlik sorabilecek, şüpheli durumlarda kişileri durdurup yine şüphe halinde kişilere, gösteri ve yürüyüşlere müdahale" edebilecek. 
 
İçişleri Bakanlığı’nın 2019 sonu verilerine göre 323 bin 842 emniyet personelinin 307 bin 813’ü “emniyet hizmetleri” adı altında görev yapıyor. Bu rakamın 21 bin 319’unu ise bekçiler oluşturuyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün 2019 Ekim ayında yayımladığı verilere göre ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki asker sayısı 512 bin.
 
Birçok şiddetin faili
 
Polisin, bekçilerin faili olduğu şiddet olaylarının üzerine, “geniş yetkilerin” de eklenmesi, muhalefet kanadını da kadınları da endişelendiriyor. Bu endişelerin kaynaklarından biri olan şiddet olaylarından kimileri şunlar:
 
* Antalya’da 9 Ocak akşamı bekçiler, trans bir kadına ceza yazma girişimine tepki gösteren bir diğer trans kadını şiddete maruz bıraktı. Buradaki saldırıdan sonra karakola götürülen kadın, başına aldığı darbe nedeniyle baygınlık geçirince hastaneye kaldırıldı. Şiddete maruz bırakılan kadın, hastaneden darp raporu aldı. Şiddet, bekçi saldırısına uğrayan kadının arkadaşları tarafından teşhir edildi.
 
* Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 17 Mayıs günü bekçilerin, çöp atmak için dışarı çıkan Serkan isimli kişiyi copla darp ettiği görüntüler ortaya çıktı. İyi Parti Ankara İl Başkanı Yetkin Öztürk, Twitter hesabından şiddeti şöyle anlattı: “Serkan isim genç çöp dökmek için dışarıya çıkıyor. Bölgede görevli iki bekçi, apartmandan içeri girmek üzere olan gence neden dışarıda olduğunu soruyor. Çöp dökmek için çıktığını söyleyen genci bekçiler öldüresiye dövüyor. Olayı duyan ve müdahale etmeye çalışan gencin ailesine de biber gazı sıkılıyor. Astım hastası babanın göğsüne ayakları ile basıp teslim alıyorlar. Polis ve bekçi takviyesi ile 20 kişilik ekip ters kelepçe ile aile karakola götürülüyor. Kontrol için hastaneye götürülen Serkan ve ailesi ters kelepçe ile doktor tarafından muayene ediliyor.”
 
* P.K. isimli kadın, kendisini taciz eden erkekten şikayetçi olmak için gittiği Cebeci Şehit Birol Öztekin Polis Merkezi’nde işlemler sırasında adını öğrenen mahalle bekçisi A.Y.C.’nin tacizine maruz kaldı. 1 Kasım 2018’de başlayan tacizler üzerine P.K. taciz faili bekçi hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 8 Ocak tarihinde hazırladığı iddianame Ankara 21’inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede A.Y.C. hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor. 
 
* İstanbul Beyoğlu’nda 30 Ocak günü Ada isimli trans kadın, yanındaki Suriyeli arkadaşının kimlik kontrolü sırasında gözaltına alınmasına karşı çıkınca polisin sözlü saldırısına uğradı. Polisler, Ada’yı darp ederek gözaltına aldı. 
 
* Ankara’nın Polatlı ilçesinde 22 Nisan’da iki bekçi, kimliğini göstermek istemeyen iki köylüyü silahla vurdu. Bekçiler, köylüleri yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtı. Jandarma bölgesinde gerçekleşen olayla ilgili jandarmanın soruşturma başlattığı kaydedildi.
 
* Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Fırat Mahallesi’nde TOKİ 7’nci etapta 24 Nisan günü zırhlı araçla devriye gezen polisler, dışarıda oyun oynayan çocuklara saldırdı. Polisin, bir çocuğu darp ederek gözaltına almaya çalışması sitedekiler tarafından görüntülendi. Nusaybin Kaymakamlığı ise ancak şiddet görüntüleri ortaya çıktıktan sonra 10 Mayıs günü yaptığı açıklamada, çocukları “taş atan grup olarak” tanımlayarak çocuğa yönelik şiddeti meşrulaştırmaya çalıştı. Kaymakamlık yaptığı açıklamada, polisin açığa alındığını duyurmuştu.
 
* Şırnak’ın Cizre ilçesinde 29 Nisan günü polisler, iftara dakikalar kala durdurdukları gençlere Genel Bilgi Taraması (GBT) yapmak istedi. Polisler, uygulamaya tepki gösteren gençlere ve çevredeki yurttaşlara biber gazı sıktı. Yine Cizre’de Ramazan Bayramı’nın birinci günü (24 Mayıs) Cudi ve Yafes mahallelerinde polisler dışarıdaki gençleri darp etti. Zırhlı araçlar ve çok sayıda polisle girilen mahallelerde gençler darp edilerek gözaltına alındı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Nuran İmir, 27 Mayıs günü Meclis Başkanlığı’na sunduğu önerge ile şiddet olaylarını İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.
 
* İstanbul Arnavutköy’de 8 Mayıs günü bekçi araçlarının içinde fırın sırası bekleyen bir yurttaşa kimliğini gösterme dayatmasında bulundu. Bekçi, dayatmayı kabul etmeyen yurttaşa önce biber gazı sıktı, ardından silahla vurdu.
 
* İstanbul’un Kadıköy ilçesinde polislerin 19 Mayıs’ta bir kuryeyi şiddete maruz bıraktığı görüntüler infial yarattı. Görüntülerde polis, "Bana vurman doğru mu" diyen kuryeye "Doğru, ben ona karar verdiğim için doğru" diye yanıt veriyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, polis memurunun görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.
 
* Tekirdağ’ın Çorlu ilçesine bağlı Silahtarağa Mahallesi'nde bayramın ilk günü (24 Mayıs) evlerinin bahçesinde oturan yurttaşlara polis saldırdı. Polisler, kullandıkları sert üsluba tepki gösteren yurttaşlara copla saldırdı. Yurttaşları darp eden polisler, şiddeti kayıt altına alan çevredekilere de tepki gösterdi. Sosyal medyada yayımlanan görüntülere tepki yağdı.
 
* İstanbul Eyüp’e bağlı Esentepe Mahallesi’nde 25 Mayıs günü bekçi ve polisler, ekmek almak için dışarı çıkan Onur B.’yi darp etti. Olayı görerek dışarı çıkan ve müdahale etmek isteyen yurttaşlar da polis saldırısına maruz kaldı. Darp edilerek gözaltına alınan dört kişiden ikisi savcılık sorgusundan sonra, ikisi de tutuklanma talebiyle sevk edildiği mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
 
* Burdur’un Bucak ilçesinde 27 Mayıs günü A.U. isimli bekçi, N.A. isimli kadını şiddete maruz bıraktı. Kadının, bekçiden şikayetçi olmasının ardından Bucak Kaymakamlığı, fail bekçi A.U. hakkında adli ve idari soruşturma başlattı. Bekçi görevden uzaklaştırıldı.
 
* İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Balat semtinde 27 Mayıs’ta dört kişi bekçi ve polisler tarafından durdurularak kimlik kontrolü yapıldı.  Sosyal mesafe kurallarına uymayan bekçi ve polisler, dört kişiye zorla üst araması yaptı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde uygulamaya itiraz edenlere hakaret eden bekçiler, bir kişiye ters kelepçe uygulaması yaptı. Görüntülerde zorla alıkonulanların “Ne sokağa çıkma yasağı var ne de başka bir şey. Biz bir şey yapmadık” dediği duyulurken, mahalleye bekçi takviyesi yapıldı. Bir süre sonra olay yerine gelen polisler dört kişiyi gözaltına aldı.
 
HDP: Paramiliter güç oluşturma girişimi
 
10 Haziran’da Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren yasa tasarısına ilişkin HDP Grubu adına konuşan Ağrı Milletvekili Dirayet Dilan Taşdemir, iktidarın kendisine göre hukuk oluşturduğunu söyleyerek, şunları kaydetmişti: “ Bu yasaya neden ihtiyaç duyduğunuzu yani, kolluğun yapmadığını, polisin yapamadığını ne var ki siz bugün bu yasayı bekçiler aracılığıyla yasalaştırmak istiyorsunuz. Bu açık ve net paramiliter güç oluşturma girişimidir. Muhaliflerinizi gözetme ve denetim altına alma, baskı uygulama rejiminin ön adımıdır, bunun girişimidir. Her yerde insanlar denetlenecek, takip edilecek. Basın açıklaması yaptığınızda, demokratik hakkımızı kullandığımızda bu sefer de bu sınırsız yetkiyle yetkilendirilmiş bekçileri göreceğiz.”