Kadınlar katledilen Habibe ve Fatma'yı andı

  • 19:24 19 Haziran 2020
  • Güncel
İZMİR - Çiğli Kadın Platformu, bir yıl önce Göksel Sağlam tarafından katledilen Habibe Çevik ve Fatma Akta’yı andı. 
 
İzmir’de 19 Haziran 2019 tarihinde Göksel Sağlam, kedisinden boşanan Habibe Çevik ile Habibe’nin kardeşi Fatma Akta’yı katletmişti. Çiğli Kadın Platformu, katledimelerinin üzerinden bir yıl geçen Habibe ve Fatma’yı anmak ve kadın katliamlarına dikkat çekmek için Çiğli ilçe merkezinde bir araya geldi. “Kadın Dayanışmasıyla Erkek Adalet Değil, Gerçek Adalet” yazılı pankart açan kadınlar, sık sık “Yaşasın kadın dayanışması” ve  “Katledilen kadınlar isyanımızdır” sloganları attı. Kadınlar adına açıklamayı Emine Akbaba okudu. 
 
‘Kadın dayanışmasının bir sonucu’
 
Göksel Sağlam’ın Habibe ve Fatma’yı tasarlayarak katlettiğine dikkat çeken Emine, “Menemen Cezaevi'nden Habibe'nin uzaklaştırma kararı olduğu adresi vererek izinli çıkmış, Fatma'nın boşanmak üzere olduğu Adem Akta'da Sağlam'a yardım etmişti. Cezaevi yönetimi hakkında hiçbir işlem yapılmaması, kasten öldürme suçundan mütalaa hazırlanmaması ve Adem Akta hakkında işlem yapılmamış olması gerçek bir adalet için eksiktir” dedi. Göksel’in hiçbir iyi hal ve tahrik indirimi yapılmaksızın iki kez müebbet hapis cezası almış olmasının, kadınların dayanışmasının bir sonucu olduğunu belirten Emine, dosyada eksik bırakılan tüm hususlar için davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi. 
 
‘Evlerde güvende değiliz’
 
Kadınların salgın sürecinde evlerde failleri ile şiddet sarmalı içinde bırakıldığını hatırlatan Emine,  şu şekilde konuştu: “Biz kadınlar en çok ev içinde şiddet görüyoruz. Bizi yaşamaya mecbur bıraktığınız evlerde güvende değiliz. Pandemi koşullarında 155'e ulaşmanın zor olduğu, ulaşılsa bile makul sürede olay yerine gelmediği ayrıca darp raporu almak için çağrılan polisin kadını hastaneye götürmediği, sığınma evi talebinde bulunan kadınları pandemiyi bahane ederek vazgeçirmeye çalıştığı ve sürecin zorlaştırıldığı kadınlarca ifade ediliyor. 30 Mart'ta HSK'nın kararı ile 6284 sayılı kanun kapsamında faile verilen evden uzaklaştırma kararının askıya alınması ve sığınaklara yerleştirilmeme riskini de ortaya çıkardı.”
 
‘Kadınların hayatını tehlikeye atamazsınız’
 
AKP iktidarının af yasası ile şiddet ve istismar faillerini serbest bıraktığına işaret eden Emine, Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet diye bir suçun olmadığını ifade etti. Emine, “Kadınların en çok maruz kaldığı kasten yaralama, öldürme, tehdit, hakaret gibi suçlar af yasası kapsamında. Şiddete maruz kalmış kadına ve çocuğa haber vermemiş, onlarca kadın ve çocuğu ‘acaba salıverildi mi?’ endişesi ile yalnız başına bırakılmıştır. Şiddet failini hiçbir tedbir almadan salıvererek kadınların hayatını tehlikeye atamazsınız. Af yasası ile kadınların ve çocukların can güvenliği hiçe sayılmıştır” diye konuştu. 
 
‘Aklınızdan bile geçirmeyin’
 
İktidarın çocuk istismarını meşrulaştırmaya çalıştığını ifade eden Emine, “AKP, istismarı evlilik yoluyla aklamaya çalışıyor. 15 yaşından küçük çocuklar cinsel davranışa rıza gösteremez. 15 yaşındaki kızlar ve oğlanlar çocuktur. Pandemiyi bahane ederek şiddet ve istismar faillerini serbest bırakmanıza, 6284 sayılı yasayı ve İstanbul Sözleşmesi'ni uygulanamaz kılmanıza, çocuk istismarını meşrulaştırma çabalarınıza karşı bir kez daha söylüyoruz, aklınızdan bile geçirmeyin” dedi. 
 
‘Erkek şiddetinden ölmek istemiyoruz’
 
Pandemi sürecinin başından itibaren 3 aylık sürede ALO 183 hattını 2 bin 125 kadının başvurduğunu, koronavirüs karantinasının ilk 20 gününde 21 kadının erkekler tarafından katledildiğini aktaran Emine, şu ifadeleri kullandı: “Biz kadınlar koronadan da erkek şiddetinden de ölmek istemiyoruz. Evde kal çağrısı ile yaşamak zorunda bırakıldığımız evlerde güvende değiliz. Emine Bulut'un ‘Yaşamak İstiyorum’ çığlığı Ayşe Tuba'nın Nurtaç'ın çığlığı karıştı.  Kurtulmak istediği kocası tarafından vurulan Nurtaç Canan öleceğini düşünerek dökülen kanıyla faili Ragıp'ın adını yazıyor. Akan kanımızla katilimizin adını yazdıran şiddetinize tahammülümüz kalmadı. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Risk Analiz Modülü getireceğini söylemiş. Yıllardır İstanbul Sözleşmesi'ne göre önleme yükümlülüğü olan devlet Habibe, Fatma, Ayşe Tuba, Nurtaç şiddet görürken neredeydi?”
 
Çiğli Belediyesi’ne çağrı
 
Kadınların hakları ve hayatları için mücadele etmeye, “Gülistan Doku nerede?”, “Nadira'ya ne oldu?” diye sormaya devam edeceğini söyleyen Emine, son olarak şöyle konuştu: “Umutsuzluğa katılmayacak 8 Mart'taki kalabalığımızı hatırlayacağız. Çiğli Kadın Platformu ve Çiğlili kadınlar olarak yerel yönetimlerden, Çiğli Belediyesi’nden taleplerimiz var. Çiğli'de kadın merkezi ve kadın sığınma evi açılmasını talep ediyoruz. Ayrıca Habibe ve Fatma kız kardeşlerin adının bir sokağa ya da meydana verilmesini istiyoruz.”  
 
Ne olmuştu?
 
İzmir’in Çiğli ilçesinde cezaevinden izinli olarak çıkan Göksel Sağlam, kendisinden boşanan Habibe Çevik’i ve Fatma Akta’yı 19 Haziran 2019 günü katletmişti. Göksel Sağlam’ın yargılandığı dava İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmüştü. Davanın karar duruşması 26 Mart'ta gerçekleşmişti. Sanık Göksel Sağlam, iyi hal ve tahrik indirimi almadan “kasten öldürme” suçundan 2 kez müebbet, anne Hatice Çevik'i tehdit suçundan 4 yıl ceza almıştı.