Kadınlardan ‘Dayanışma bizi hayatta tutar’ kampanyası

  • 09:21 22 Haziran 2020
  • Güncel
HABER MERKEZİ - TJA’nın da imzacıları arasında yer aldığı uluslararası kadın kurumları ve aktivistleri tarafından Covid-19 salgınına rağmen cezaevlerinde giderek sayıları artan kadın siyasi tutsakların durumuna dikkat çekmek için 27 Haziran günü, “Dayanışma bizi hayatta tutar” kampanyası gerçekleşecek. 
 
Tevgera Jinên Azad’ın (TJA) da imzacıları arasında olduğu uluslararası kadın kurumları ve aktivistleri, “Dayanışma bizi hayatta tutar” kampanyası kapsamında, 27 Haziran günü birçok yerde bir araya gelecek. Dünya çapında yaşanan koronavirüs (Covid-19) salgınına rağmen, cezaevlerinde tutulan kadın siyasi tutsaklar için gerçekleştirilecek kampanya kapsamında, videolar, posterler ve fotolar, tutsakların durumuna ilişkin mektuplar, makaleler gibi eylem ve etkinlikler düzenlenecek. Bu eylem ve etkinliklerin bir ayağı da, Pakistan, Afganistan, Filistin, Türkiye ve bölge olacak. 
 
‘Salgın büyük bir tehdit oluşturuyor’
 
Kampanyaya ilişkin yayınlanan açıklamada, “Kapitalist modernitenin yol açtığı doğa, çevre ve sosyal yaşamın yıkımı, koronavirüs pandemisi insanların sağlığı ve yaşamları için büyük bir tehdit oluşturmaya neden oldu. Daha önce, kolera, AIDS, kuş gribi, domuz gribi, SARS I / II gibi salgınlar büyük çapta yayılmış ve insanların yaşamlarını etkilemişti. Daha yakın zamanlarda, Covid-19'un bu formda yayılması, maksimum kâr için kapitalist modernite adına doğaya ve topluma sürekli saldırıların sonucudur” ifadeleri yer aldı.
 
‘Kasıtlı bir politika var’
 
Muhalif ve siyasi tutsakların, cezaevlerinde virüsün yayılmasını önlemek için kabul edilen erteleme ya da af hükümleri dışında tutulduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Pratik olarak ölmeye bırakıldılar. Dünyanın birçok ülkesinde, yüz binlerce siyasi mahkum kötü yaşam koşullarında ve yetersiz tıbbi bakımla tutulmakta, kadınlar ve çocuklar özellikle savunmasızdır ve koruma olmadan salgına maruz kalmaktadır. Koronavirüse yanıt olarak çeşitli ülkelerde alınan önlemler, birkaç mahkumun serbest bırakılmasına neden olmuştur. Anti-demokratik rejimlerin düşmanı olarak görülen siyasi mahkumlara yönelik kasıtlı bir politika var” diye belirtildi.
 
‘Önemli ve acil’
 
Cezaevlerinin halktan izole edilmiş alanlar olduğunun kaydedildiği açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Yüksek duvarları ve dikenli telleri ile amaç, siyasi mahkumların sesini kırmak ve onları toplumdan izole etmektir. Siyasi tutuklular siyasi veya ideolojik nedenlerle ve ilgili devletlerin eleştirilerinden dolayı hapsedilen kişilerdir. Bu nedenle, onların sesi olmak ve ‘içerisini dışarıya ‘getirmek her zaman önemli olmakla birlikte, sağlıkları ve yaşamları koronavirüs pandemisi tarafından ciddi şekilde tehdit edilirken giderek daha önemli ve acil hale gelmektedir. Bu duruma dikkat çekmek için ‘Dayanışma Bizi Hayatta Tutuyor’ kampanyası oluşturuldu. Kampanya, uzun süredir ülkelerindeki hapishane durumuyla ilgilenen gruplar ve genel olarak insan hakları ve demokrasiye adanmış girişimler ve bireyler tarafından destekleniyor.”
 
‘Sayı artıyor’
 
Türkiye ve bölgedeki cezaevlerinde sayıları giderek artan siyasi tutsaklara işaret edilen açıklamada,  “Şu anda, yaklaşık 8 bin mahkum var (400'ü kadın)  ve sayı artıyor. Birkaç yıldır toplumu demokratik ve ekolojik bir şekilde dönüştürmeye çalışan Kürt demokrasi hareketi özellikle etkileniyor. İran, İspanya ve Kolombiya gibi ülkelerde de korona salgınına rağmen siyasi mahkumlar hala tutuluyor. Mevcut bir örnek, İran'da 13 yıldır hapsedilen Kürt aktivist Zeynab Jalalian. İran'da ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Kürt mahkum Covid-19 ile hastalandı ve yetkililer hastanede tıbbi tedavisini reddetti. İran rejimi yıllardır halka açık bir şekilde pişmanlık itirafını, özel muamele için Jalalian'ın kabul etmeyi reddettiği bir önkoşul haline getiriyor. Zeynab Jalalian davası siyasi mahkumların akut durumuna sadece bir örnektir” ifadeleri kullanıldı. 
 
Eylem çağrısı
 
Açıklamada son olarak, “Dünya çapında siyasi mahkumlara ses vermek ve hapishanelerdeki tecridi kırmak için 27 Haziran'da merkezi olmayan uluslararası bir eylem günü çağrısında bulunuyoruz! Eylem günü şehirlerinizdeki yaratıcı eylemlere katılın! Dayanışma bizi hayatta tutar” denildi.