İHD’den işkence raporu: Yetkiler şiddeti artırdı

  • 14:59 23 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - İHD Diyarbakır Şubesi İşkence ve Kötü Muamele ile Mücadele Komisyonu tarafından hazırlanan son 10 yılın işkence verilerinin yer aldığı “2010-2019 Yılları Arası İşkence ve Kötü Muamele Raporu" kamuoyuyla paylaşıldı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İHD Diyarbakır Şubesi İşkence ve Kötü Muamele ile Mücadele Komisyonu tarafından hazırlanan son 10 yılın işkence verilerinin yer aldığı “2010-2019 Yılları Arası İşkence ve Kötü Muamele Raporu"  İHD Diyarbakır Şubesi binasında basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Raporu İHD Yönetim Kurulu üyesi Yakup Güven ve İHD’de sosyolog olarak çalışma yürüten Ezgi Sıla Demir okudu. 
 
İHD Yönetim Kurulu üyesi Yakup Güven, İşkence ve Kötü Muamele ile Mücadele Komisyonunun yaptığı çalışma kapsamında 2010-2019 yılları arasında İHD Diyarbakır hak ihlali iddiasıyla yapılan toplam 3 bin 569 başvuru incelendiğini kaydetti.  Son 10 yıllık periyotta yapılan başvurular içerisinde, kamu görevlilerince ‘fiziksel şiddet’ uygulanıp mağdurların vücut bütünlüğü üzerinde yaralanma neticesi doğuran eylemlere ilişkin 690 başvuru çalışma konularının olduğunu ifade etti.
 
‘Şiddet dilinin kullanılması etkili oluyor’
 
Yakup raporun devamında şunları kaydetti: “2010-2019 yılları arasında şubemize yapılan başvurularda, vakaların yıllara ve aylara göre dağılımında; ülkenin içinde bulunduğu politik durum, devlet güçleri ve PKK arasındaki çatışma ortamı ve çatışmaların yoğunluk derecesi, devletin Kürt meselesine yaklaşımı, seçim dönemlerinde hükümetin izlediği politikalar, hükümetin hapishanelere ilişkin izlediği politika ve hapishane doluluk oranları, toplumsal gösteri ve yürüyüş hakkına ilişkin politikalar etkili olan başlıca unsurlardır. Süregelen otoriter uygulamaların ve şiddet dilinin yoğun olarak kullanıldığı, ötekileştirici, hedef gösterici siyasetin etkin olduğu dönemlerde bu vakaların doğrusal bir oranla arttığı gözlemlenmiştir. Devlet ve hükümet yetkililerinin Kürt meselesi başta olmak üzere benzeri sorunlara müzakere ve diyalog yöntemini benimsediği, barışçıl bir dil ve üslup kullandığı dönemlerde bu iddialarla şubemize başvurunun görece azaldığı görülmektedir.
 
‘Keyfi tavırları cesaretlendiriliyor’
 
Adli mercilerin toleranslı ve keyfi tavırları, işkence ve kötü muamele suçlarına davetiye çıkarmakta, failleri cesaretlendirmekte, mağdurların ise hak arama konusunda çekinmesine sebep olmaktadır. Bunun sonucu olarak mağdurların büyük çoğunluğu işkencenin adli mercilere taşınmasını istemeyerek şikâyetçi olmaktan kaçınmaktadırlar. Yapılan suç duyuruları, ihbarlar, çeşitli idari başvurular neticesinde çoğunlukla failler hakkında adli ve idari işlem başlatılmaması; takipsizlik, beraat vs. cezasızlık kararlarının tayin edilmesi; failler açısından yaptıkları eylemlerin meşru olduğu, sınırsız şiddet kullanımları önünde herhangi bir yasal engel bulunmadığı, kamu gücünü elinde bulunduran mercilerce korundukları algısına sebep olmakta, bu hukuksuzluk silsilesi de beraberinde daha büyük hukuksuzluk ve travmalar getirmektedir.”
 
‘İşkence tüm şehirlere yayılmış’
 
“Şiddet olayları  90’lı yılları aratmayacak sıklıkta gerçekleşse de yöntemsel olarak birçok açıdan değişikliklerde söz konusudur” denilen raporda şu hususlara yer verildi :“Bu değişiklikler aynı zamanda kişinin özel bilgilerini teşhir eden, hayatın olağan akışını bozan, ciddi ekonomik ve ruhsal baskı yaratan, kayıt dışı gözaltı fiziki takip, tehdit ve taciz gibi yöntemlere dönüşmektedir. İşkence ve kötü muamelenin bugün tüm Türkiye şehirlerine yayılmış olduğu açık bir gerçektir. Her ne kadar raporumuz 2010-2019 yılları arasındaki ihlal başvurularını kapsamışsa da özellikle Mart 2020 tarihi itibari ile bu döneme bakıldığında kolluk güçlerinin Edirne’den Kars’a, Mersin’den Bartın’a kadar tüm şehirlerde; verilmiş olan aşırı yetkilerinin kullanımı yaşam hakkı ihlallerine yol açmıştır” ifadelerine yer verildi.
 
Şiddetin tablosunu ise İHD Diyarbakır Şubesi sosyologu Ezgi Sıla Demir şu şekilde açıkladı:
 
“*2010 yılında 5’i kadın, 5’i çocuk ve 29’u erkek olmak üzere toplam 34 başvuru alınmıştır. Başvuruların 24’ünde fail polis.
 
*2011 yılında derneğe işkence ve kötü muamele iddiasıyla toplam 66 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 9’u çocuk, 4’ü kadın ve 62’si erkektir. Başvuruların 38’inde fail polis, 28’inde ise gardiyan.
 
*2012 yılında derneğe fiziksel şiddet ve kötü muamele iddiasıyla toplam 61 başvuru yapılmıştır. Bu başvurulardan 5’i çocuk, 13’ü kadın, 48’ü erkektir. Ayrıca bu başvuruların 5 tanesi 50 yaş üstü kişiler oluşturmaktadır. Başvuruların 27’sinde fail polis, 19’unda gardiyan, 9’unda asker, 8’inde ise zırhlı araç.
 
*2013 yılında derneğe gelen işkence ve kötü muamele başvurusu sayısı 50’dir. 50 başvurunun 4’ü kadın 46’sı erkektir. Başvurularda faillerin 19’u polis, 17’si gardiyan, 7’si asker.
 
*2014 yılında toplam 72 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 5’i kadın, 67’si erkektir. Ayrıca bu başvurularda 7’si çocuk ve 8’i 50 yaş üstü yurttaşlar bulunmaktadır. 3 kişi yaşamını yitirmiştir.
 
*2015 yılında şubeye fiziksel şiddet ve kötü muamele iddiasıyla toplamda 46 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 5’i çocuk, 3’ü kadın, 42’si ise erkektir. Başvurularda faillerin 22’si polis, 13’ü gardiyan, 3’ü asker, 1’i korucu.
 
*2016 yılında derneğe fiziksel şiddet ve kötü muamele iddiasıyla toplam 79 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 5’i kadın 74’ü erkektir. Bu başvuruların 2’si ölüm 1’i ağır yaralanmadır. Başvurularda faillerin 30’u polis, 42’si gardiyan, 9’u asker, 2’si korucu, 2’si zırhlı araç.
 
* 2017 yılında derneğimize fiziksel şiddet ve kötü muamele iddiasıyla toplam 100 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 10’u kadın,4’ü çocuk,90’ı erkektir. 1’i ölüm 3’ü ise yaralanmadır. Başvurularda faillerin 18’i polis, 74’ü gardiyan, 17’si asker, 5’i zırhlı araç.
* 2018 yılında fiziksel şiddet iddiasıyla toplam 99 başvuru yapılmıştır. Bu başvuruların 18’i kadın 81’i erkektir. 1 çocuk ve 50 yaş üstü yurttaş bulunmaktadır. Başvurularda faillerin 20’si polis, 72’si gardiyan, 6’sı asker, 2’si zırhlı araç.
 
* 2019 yılında fiziksel şiddet iddiasıyla toplam 82 başvuru yapılmıştır. Bu başvurulardan 30 kadın, 52 erkek, 15 i ise 50 yaş üstü kişilerden oluşmaktadır. Başvurularda faillerin 56’sı polis, 21’i gardiyan, 7’si asker.”