Vekillerden operasyonlara tepki: Hedefte kadın mücadelesi var

  • 09:10 27 Haziran 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - DTK binasına yönelik gerçekleşen saldırı ve çok sayıda kadının gözaltına alınmasına tepki gösteren Remziye Tosun, “Şu bilinmelidir ki Kürt kadını asla boyun eğmeyecek ve diz çökmeyecektir” derken, Semra Güzel ise, “Kürt halkına yönelik bir saldırı söz konusu ama öncelikle hedefte kadın mücadelesi bulunuyor” dedi.
 
Dün sabah saatlerinde Diyarbakır merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasına baskın düzenlenirken, 42 kişi ise gözaltına alındı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Remziye Tosun ve Semra Güzel, operasyonlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Operasyonların odağında kadınlar var’
 
Semra güzel, DTK’ye yönelik gerçekleşen baskın ve çok sayıda kadının gözaltına alınmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, kadınların ve kadın mücadelesinin hedef alındığını söyledi. Dün sabah siyasi soykırım operasyonu ile içinde DTK’nin de olduğu birçok yere baskın düzenlendiğini ifade eden Semra, “Sendika ve Rosa Kadın Derneği yöneticilerinin de olduğu demokratik kitle örgütlerine ilişkin yapılan bir siyasi operasyondur. Son zamanlarda sıklıkla operasyonlar yapılmaya başlandı. Özelde de son iki ay içinde Diyarbakır’da birçok yerde operasyonlar düzenlendi. Operasyonların odağında özellikle kadınlar var. Bunu kadın mücadelesine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz. Kürt halkına yönelik bir saldırı söz konusu ama öncelikle hedefte kadın mücadelesi bulunuyor. Rosa Kadın Derneği’ne operasyon yapıldı ve hala da devam eden bir saldırı var. Yine gözaltına alınanların birçoğu kadınlardan oluşuyor” sözlerini kullandı.  
 
‘Kobanê, kadın mücadelesiyle kazanılmış bir yer’
 
Silvan Belediye Eşbaşkanı Naşide Toprak’ın ev hapsinde bulunduğu sırada tekrardan gözaltına alınmasını, tutuklu olan birinin gözaltına alınması olarak değerlendiren Semra,  Jiyan Taş’ın ise 3 gün önce 3 kadınla birlikte gözaltına alındığını ancak dün yeniden gözaltına alındığını dile getirdi. Semra, “Pandemi sürecinde birçok alanda mücadele yürüterek alanlarda olan yine kadınlardı. Faşizm de pandemi sürecinde durmadı, saldırılarına devam etti. Hem Türkiye’de hem de Güney ve Batı Kürdistan’da saldırılar devam etti. Rojava’da 3 kadın bombardıman sonucunda yaşamını yitirdi. Kobanê, kadın mücadelesiyle kazanılmış bir yer. Ancak hedefte yine kadınlar var. Yine Güney’deki saldırıda Kürt halkı katledildi” diye konuştu.
 
‘Barış sayfasını kapatıp savaş sayfasını açmak demektir’
 
Semra, DTK’nin demokratik siyaset yürüten ve birçok kurumu içinde barındıran bir çatı kurumu olduğunun altını çizdi. Barış sürecinde resmi bir şekilde Meclis’e çağırılmış bir kurumdan söz ettiklerini kaydeden Semra şu sözleri kullandı: “DTK’yi kriminalize etme çabası yürütülüyor. Barış siyaseti yürüten bir kurumun kriminalize edilmesi demek, barış sayfasını kapatıp savaş sayfasını açmak demektir. Bu saldırılar Kürt halkına, siyasetine ve muhalefete yönelik bir saldırıdır. Hükümet kendi iktidarını sarsacak her muhalefete saldırmaya başlıyor. Demokrasi Yürüyüşü’müz de amacımız doğrultusunda 3 aylık bir planlamayla devam ediyor. Gelin hep beraber bu faşizme son verelim. İktidarın tekçi zihniyetine ve uygulamalarına hep beraber son verelim.”
 
‘Aramada flama, DTK tabelası ve birçok evraka el koydular’
 
Remziye Tosun ise, sabah saatlerinde DTK’ye gittiğinde binanın içinde arama yapıldığını gördüğünü söyledi. Aramaya farklı yerlerden polis ekiplerinin getirilmiş olduğunu kaydeden Remziye, “Aramada flama, DTK tabelası ve birçok evraka el koydular. Son süreçte de kadınların sürekli alanlarda olduğunu gördük. Gerek açlık grevi sürecinde gerekse de Sayın Öcalan ile görüşme yapılması yönünde kadınlar tüm eylemlerde öncü bir rol üstlendi. Kadını tutuklama ve ölümle korkutmaya çalışıyorlar. Kadını öldüren ve kadın ile çocuğu istismar eden erkeği bir infaz yasası ile çıkardılar fakat kadınları cezaevine koymaya çalışıyorlar” dedi.  
 
‘Kürt kadını asla diz çökmeyecek’
 
“Kobanê ve Maxmur’a baktığımızda da aynı politikaların yürütüldüğünü görüyoruz” diyen Remziye, Süleymaniye’de de 3 Kürt kadının katledildiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Türkiye’nin haddine değil ki başka topraklarda saldırı yapsın ama maalesef ki başka toprakları bombaladığı gibi orada çocukları da katlediyor. Bu uygulamalar, Kürtlere karşı soykırım ve imha politikasının bir göstergesidir. Şu bilinmelidir ki Kürt kadını asla boyun eğmeyecek ve diz çökmeyecektir. Bizi öldürse de zindanlara da atsa boyun eğmeyeceğiz. Hangi kurum ve siyasi çatımızı kapatırlarsa kapatsınlar yeni bir isimle yeniden var olacağız. Sokaklardaki mücadelemiz asla son bulmayacaktır. Tüm kurumlarımıza mühür vursalar da tek kadın, tek genç kalana kadar sokaklarda haykırmaya devam edeceğiz. Asla geri adım atmayacağız. Onlar saldırılarını ne kadar artırırsa biz de mücadelemizi artıracağız.”