‘Çocuklarım ‘işte babamız buradadır’ diyecek mezar istiyor’

  • 13:06 22 Ağustos 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri’nin eylemlerinin 804’üncü haftasında Şırnak’ta 27 yıl önce kaybedilen Mehmet Ertak’ın eşi Emine Ertak, “Çocuklarım artık ‘işte babamız buradadır’ diyecek mezar istiyor” dedi.
 
Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 804’üncü haftasını pandemi nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden canlı bağlantıyla gerçekleştirdi. Eylemde bu haftaki açıklamada, Şırnak’a bağlı Rezuk mezrasında 20 Ağustos 1992’de gözaltına alınarak kaybedilen 32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet Ertak’ın akıbeti soruldu.
 
‘Talebimiz adaletin yerini bulması’
 
Eylemde ilk olarak Mehmet’in eşi Emine Ertak ve oğlu Servet Ertak söz aldı.  Emine, “Eşim Şırnak’ta gözaltına alındı ve kaybedildi. Mehmet’i kaybedilişinin 28’inci yılında hala arıyoruz. Kemiklerini istiyoruz. Devlet bilgi versin. Çocuklarım artık ‘işte babamız buradadır’ diyecek mezar istiyor. Mehmet’i aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Talebimiz adaletin yerini bulması” dedi.
 
‘Devlet toplumun vicdanı olan Cumartesi Annelerini yaralıyor’
 
Servet Ertak ise,  28 yıldır babası hakkında bir bilgiye sahip olamadıklarını belirtirken, davanın ilk avukatlarından Tahir Elçi’yi saygı ve minnetle andıklarını belirtti. 
 
Cumartesi Anneleri’nin hakikat mücadelesinin önemine vurgu yapan Servet, devletin toplumun vicdanı olan Cumartesi Annelerini yaraladığını ifade etti. Servet, “Bunu Cumartesi Annelerinin 700’üncü haftasında Emine annenin gözaltına alınışında görmekteyiz. Bunu 800’üncü haftada Hanife annenin gözaltına alınışında görmekteyiz. Bizler kayıplarımızın akıbetini aramaktan asla ama asla vazgeçmeyeceğiz” sözlerini kullandı. 
 
‘Devlet failleri korumak yerine gerçeği ortaya çıkarmakla sorumludur’
 
Ardından söz alan İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi Yönetim Kurulu üyesi ve ailenin avukatı Mehmet Karataş davanın hukuki sürecine dair bilgi paylaştı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alınıp katledildiğine dair yeterli delillerin olduğunu söyleyen Mehmet, devletin failleri korumak yerine gerçeği ortaya çıkarmakla sorumlu olduğunu kaydetti. 
 
‘Daha önce de 2 kez gözaltına alınıp işkence görmüştü’
 
Eylemde açıklamayı okuyan Cumartesi İnsanlarından Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe, Mehmet’in kayıp hikayesini paylaştı.  32 yaşındaki 4 çocuk babası Mehmet’in Şırnak’a bağlı Rezuk mezrasında yaşadığını hatırlatan Ümit, “Bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışan Mehmet Ertak, daha önce 2 kez gözaltına alınarak ağır işkenceler gördükten sonra serbest bırakılmıştı. 18 Ağustos 1992 tarihinde, aynı iş yerinde çalıştıkları 3 akrabası ile birlikte işten eve dönmek üzere yola çıktı. Bindikleri araç kontrol noktasında resmi giyimli polislerce durduruldu. Kimlik kontrolü sonrasında Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü” ifadelerini kullandı.
 
Başvurular sonuçsuz kaldı
 
Mehmet’in 3 akrabası ile birlikte gözaltına alındığını, 6 kişinin ise Mehmet’in gözaltında işkence gördüğüne tanıklık ettiğini vurgulayan Ümit, “Baba İsmail Ertak savcılığa başvurdu. Tanıklar gördüklerini savcıya anlattı. Olay soru önergeleriyle Meclise taşındı. Ancak ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığı inkâr edildi. Şırnak Emniyet Müdürlüğü emrinde sorgu elemanı olarak çalışan Jitem personeli Murat İpek, 1997 yılında yaptığı itiraflarında; ‘Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ve Terörle Mücadele Şubesi Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük’ dedi. Yaptıkları tüm infazların dönemin ‘OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini’ söyledi” diye konuştu.
 
AİHM: Mehmet Ertak işkence sonucu öldü
 
İç hukukta kapatılan dosyanın AİHM’e taşınmasını engellemek için ailenin avukatı Tahir Elçi’nin gözaltına alındığını hatırlatan Ümit, tehditlere rağmen davanın AİHM’e taşındığını belirtti. Ümit, “AİHM, ‘Ulusal düzeyde gerçekleştirilen soruşturma bağımsız yürütülmemiş, etraflı bir soruşturma yapılmamış ve başvurucunun müdahil olmasına izin verilmemiştir’ tespitinde bulundu. Mevcut delillerin Mehmet Ertak’ın gözaltına alınıp işkence sonucu ölmüş olduğuna hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar yeterli olduğu sonucuna vardı. Türkiye’yi yaşam hakkını ihlalden oy birliği ile mahkûm etti” diye belirtti.
 
‘Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz’
 
Ümit son olarak ise, kaç yıl geçerse geçsin Mehmet Ertak için, tüm kayıplar için adalet aramaktan ve Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceklerini vurguladı.