Göreve iade edilen Ayşe Minaz: Devran dönecek ve onlar gidecek

  • 09:02 6 Eylül 2020
  • Güncel
Hikmet Tunç 
 
VAN - Tuşba Belediye Meclis üyeliği görevine iade edilen Ayşe Minaz, “Bir gün devran dönecek ve onlar gidecek. O belediyenin asıl sahibi Tuşba halkıdır” dedi. 
 
Van’da 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi(HDP)’den Tuşba Belediye Eşbaşkanı olarak seçilen Ayşe Minaz ve Yılmaz Berki, ilçe genelinde yüzde 52,93 oy oranı ile seçimi kazandı. Daha önce AKP de olan belediye ilk kez el değiştirerek HDP yönetimine geçmişti. Ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından eşbaşkan adaylarından sağlık emekçisi olarak görev yapan Yılmaz Berki, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile “ihraç” olduğu gerekçisiyle mazbatası verilmemişti. Bunun üzerine YSK, belediye başkanlığını oyların sadece yüzde 39,37’sini alan ve ikinci parti olan AKP adayı Salih Akman’a verdi. 
 
‘Büyük bir hırsız olmuşsun da haberin yok’
 
Belediyede Meclis üyesi olarak göreve devam eden Ayşe, 16 Nisan 2019 tarihinde katıldığı belediye meclis toplantısında Ayşe,  AKP’li Salih Akman’a "Sen benim öğretmenimken arkadaşlarımızın kalemini, silgisini çalmamayı öğrettin. Büyük bir hırsız olmuşsun da haberin yok" sözleriyle gündem olmuştu. 
 
Emniyetten ‘Salih Akman’ı neden itibarsızlaştırdın?’ sorusu
 
Tarihi konuşmasıyla ilçe halkının büyük ilgisini toplayan Ayşe, bu kez de iktidar ve yargının hedefinde oldu. Daha sonra polislerce şubat ayında evine yapılan baskınla gözaltına alınan Ayşe, belediye meclisinde Salih Akman’ı eleştirdiği ve “Biz size asla ‘başkan’ demeyeceğiz ve sizi tanımayacağız. Size ‘Salih Efendi’ diye hitap edeceğiz” sözleri nedeniyle emniyette “O konuşmayı neden yaptın? Salih Akman’ı kimin talimatıyla itibarsızlaştırdın ve küçük düşürdün?” sorularıyla karşılaştı. Emniyetteki sorgusunun ardından adli kontrolle serbest bırakılan Ayşe için 2 Temmuz’da ise İçişleri Bakanlığı tarafından  “örgüt üyeliği” suçlamasıyla üyeliği düşürüldü.
 
6 Ağustos tarihinde “kovuşturmaya yer yok” denilerek tekrar görevine iade edilen Ayşe yaşadığı bu süreci ajansımıza değerlendirdi. 
 
‘Meclis yetkilerinin mevcut kayyımların denetimine bırakmak gerekçesiydi’
 
Sadece kendisinin değil, kendisiyle birlikte HDP’li iki belediye meclis üyesinin de görevine son verildiğini kaydeden Ayşe, “Meclis çoğunluğu partimizde olduğu için kayyımla yönetilen belediye meclisinde hiçbir karar bizlerin onayı olmadan hayata geçiremiyorlardı. İkinci bir neden ise AKP’li Salih Akman ve AKP’li meclis üyeleri partimizin büyük oy farkıyla kazandığı belediyede iradenin kendilerinin olduğu düşüncesine kapılıyorlardı. Ama bizler bu düşüncelerini, amaçlarını gerçekleştirmelerine izin vermedik. Bizler her fırsatta onlara ‘sizler meclisin hiçbir yerinde değilsiniz, sizler halkın iradesini esas almıyorsunuz ve sizler irade dışısınız, sizler atanmışsınız’ sözleri ile onların duyacakları bir şekilde tepki gösteriyorduk. Devlet bürokrasisinde atanmışlar iş yapabilir ama seçilmişliğin oluştuğu bir yerde, yani ilçe meclisleri belediye de aynı zamanda parlamento düzeyindedir” dedi.
 
‘Kadın olduğum için de hedef alındım’
 
Daha önce AKP’de olan ilçe belediyesi için birçok usulsüzlüğün ve yolsuzluğun olduğunu belirten Ayşe şöyle devam etti: “Belediye olarak ilçede hiçbir hizmet yürütmemişler. İlçe halkının hiçbir sorunuyla ilgilenmemişler. İlçede bulunan mahallelerle ilgili nerede ne var bilmiyorlar. HDP’li olarak seçildiğimiz ilçe iradesi olarak itirazımızı bu yaklaşımlarına karşı geliştiriyorduk. Kayyım atanmasına tepkimiz ve irade gaspını kabul etmediğimiz için hedef alındık. Diğer tarafta benim bir kadın olmam da hedef olmamın nedenleri arasındadır. Daha önceki kayyım atamalarından da biliyoruz, kayyımların kadına yönelik büyük bir öfkeleri var.”
 
‘HDP’li olduğum için illegalize ediliyorum’
 
Aynı zamanda HDP’li olduğu için de hedef alındığını ifade eden Ayşe, “Aday olmadan önce trafik cezam bile yoktu. Şimdi hakkımda açılmış bir sürü dava var. HDP’li olduğum için baskı politikalarıyla, yıldırmayla, siyasetin dışına itme,  illegalize edilmeyle, ‘terörize’ edilmeyle karşı karşıyayım. Birçok kez baskı altında tutmaya çalışıyorlar fakat hizmetten başka hiçbir derdimizin olmadığını onlar da iyi biliyor. Siyaset yapan, siyaset üretmeye çalışan insanlarız ve bu halkın sorunlarını halkla birlikte çözmeye çalışan, yerel yönetimlerde hizmet vermek için aday olan insanlarız” sözlerini kullandı. 
 
 ‘O belediyenin sahibi Tuşba halkıdır’
 
Son olarak göreve iade edilmesiyle “İşe bıraktığımız yerden devam edeceğiz” diyen Ayşe, “Belediye meclisiyle çalıştığımız komisyonlardan Tuşba halkının genelinin yaşadığı sorunlar, yaşanan sorunlara ilişkin mutlaka bizim de önerilerimiz oluyor. Bizim de çözüm ürettiğimiz noktalar çok fazla. Biz burada halkımıza şunu söylemek istiyoruz; siz iradenizi bize teslim ettiniz ve dediniz ki; ‘bizler beş yıl boyunca sizi orada görmek istiyoruz.’ Biz bu iradeyi kutsal bir görev şeklinde taşıyacağız ve yerine getireceğiz. Siz orada ne isterseniz, biz sizin istekleriniz doğrultusunda hareket edeceğiz. Her zaman şunu söylüyoruz; ‘bir gün devran dönecek ve gidecekler’ o belediyenin asıl sahibi Tuşba halkıdır” diye konuştu.