Evi ve çadırı yıkılan Hayriye: Toprağımı terk etmiyorum

  • 09:34 6 Eylül 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Lice ilçesine bağlı Fis köyünde kalan Hayriye Demir’in evi önce askerler ve zabıtalar tarafından yıkıldı daha sonra ise arazi üzerinde kurduğu çadırları söküldü. Toprağını terk etmeyeceğini belirten Hayriye, "Biz nereye gidelim, bana gözaltında bir tas su vermeyen devlete mi?" diyerek tepkisini gösterdi.
 
Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde 3 ailenin kaldığı ev, tapusuz olduğu gerekçesiyle iki kez yıkılıp yerine yol yapıldı. Evlerinin yıkılmasına karşı çıkan dört aile bireyi askerler tarafından gözaltına alındı. Aile bu defa evlerinin yıkıldığı arazinin karşısına çadır kurarak yaşamını devam ettirmeye çalıştı. Fakat bu kez “Çadırı ormanlık alana kurmuşsunuz” denilerek, kurdukları çadır önce askerler ve zabıtalar tarafından boşaltılarak yerinden söktürüldü, daha sonra ise ailenin yeni yaptığı evin temeli kepçeyle yıkıldı.
 
Aile yaşananların siyasi nedenlerden kaynaklandığını ifade etti.
 
‘Köyde rahat nefes alabiliyorum’
 
Yıllardır köyde yaşadığını ifade eden Hayriye Demir, “Eğer şuan Diyarbakır’da olsaydım ölürdüm. Ben köy yaşamına alışkınım burada rahat nefes alabiliyorum. Ama devlet bırakmıyor. Şehirde yapamadığımdan kaynaklı oradaki evimi satarak buraya geldim. Evi sattığım parayla arazide kendime ev yaptırdım. Fakat gelip yıktılar, daha sonra mahkemeye verdik; fakat bir şey çıkmadı” dedi.
 
'Adana'da da rahat vermediler'
 
Gidecek bir yerinin olmadığını kaydeden Hayriye, topraklarını terk etmeyeceğini, daha önce köy yakmalarından kaynaklı başka memleketlere göç etmek zorunda bırakıldığını dile getirdi. Hayriye, “Köyümüz yakıldıktan sonra Adana’ya taşınmak zorunda kaldık, orda yaklaşık 17 yıl kaldık. Orada kaldığım süre boyunca tarlalarda çalışarak yaşamımızı devam ettirmeye çalıştık. Sonra çocuklarımla kazandıklarımızla bir ev yaptık, ama ona da rahat vermediler. Sürekli çocuklarımı götürüp işkence ediyorlardı. Bizde dayanamayarak memleketimize döndük” diye konuştu.
 
'Devletin yaptığı zülüm hiçbir yerde yoktur'
 
İki defa evinin, dört defa da evin temelini yıktıklarını söyleyen Hayriye, kurdukları çadırın da yıkılmasına sitem etti. Hayriye, “Devletin yaptığı zülüm hiçbir dinde yoktur. Bize terörist diyorlar, biz terörist değiliz, terörist onlardır. Burada birçok kişi ev yapıyor; fakat bana izin vermiyorlar. Ben onlara nasıl bir şey yaptığımı da bilmiyorum” diye ifade etti.
 
‘Hiçbir yere gitmiyorum’
 
Daha önce birçok kez gözaltına alındığını söyleyen Hayriye, açlık grevi sürecinde üç çocuğunun da grevde olduğunu onlar için yürüyüşlere, basın açıklamalarına, oturma eylemlerine de katıldığını, bunların suç sayılarak gözaltına alındığını dile getirdi. Hayriye, “Şuan kendi topraklarımdan çıkarsam nereye gideceğim?” diye sorarak şöyle devam etti: “Ben nereye gidebilirim, bana bir tas su vermeyen devlet mi?  Ben hiçbir yere gitmiyorum, kendi toprağım da, davamın da arkasında olacağım. Gün gelecek nesilleriniz bu yaptıklarınızdan utanacaklar, sizlere lanet okuyacaktır. Bir hafta önce 4 çocuğumu gözaltına aldılar gerekçeleri ise neden ev yapıyorsunuz. Buralardan gidin diyorlar, daha önce de bize 'Avrupa'ya gidin biz sizi burada istemiyoruz' diyorlardı."