Sezay’ın ölümünde şüpheler artıyor: Tanıklardan çelişkili ifadeler

  • 09:06 11 Eylül 2020
  • Güncel
Habibe Eren
 
ANKARA - Antep’te boşanma aşamasında olduğu erkek ile tartıştıktan sonra şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Sezay Koçak Özahi’nin ölümündeki şüpheler artıyor. Kardeşi Neveser Koçak, tanıkların çelişkili ifadeler verdiğini belirterek, “Yüzüstü düşen birinin yüzünde nasıl iz olmaz, bu durum aydınlanana kadar peşini bırakmayacağız” dedi.
 
Antep’te 3 Eylül’de Sezay Koçak Özahi, boşanma aşamasında olduğu Ali Özahi ile tartıştıktan sonra üçüncü kattaki evinin balkonundan şüpheli bir şekilde düşerek yaşamını yitirmişti. Olay sonrası gözaltına alınan Ali Özahi aynı gün serbest bırakıldı. Olayın intihar olmadığını dile getiren ailesi, şüpheli ölümün açığa çıkması için seslerinin duyulmasını isterken, Sezay’ın kardeşi Neveser Koçak’ın anlatımları intihar etmediği şüphesini güçlendiriyor.
 
‘Sezay’ın elinde belgeler vardı, seni rezil ederim’ demiş’
 
Sezay ile evli olduğu erkeğin boşanma aşamasında olduğunu söyleyen Neveser, “Aldattığına ve farklı ilişkilerinin bulunduğuna dair Sezay’ın elinde belgeler vardı. O bizim elimizde değil, kesin kanıtını bilmiyoruz ama tüm yakın arkadaşlarına ve ailesine durumu anlatmıştı ve bu belgelerin hepsi ablamın telefonundaydı. Ayrılmak istediğini söylediğinde, ‘eğer bunu ortaya çıkarırsan seni rezil ederim’ diye tehdit etmiş” dedi.
 
2012 yılında bir arkadaşı ile kaçırmaya çalışmış!
 
Ablasının evliliği boyunca psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını aktaran Neveser, 2012 yılında bir süre Ali Özahi ile Sezay’ın iki yıl gibi bir süre ayrı yaşadıklarını ve Sezay’ın aile evinde kaldığını belirtti. O süreçte Ali Özahi’nin bir arkadaşı ile Sezay’ı kaçırmaya çalıştığını aktaran Neveser, “Zorla arabaya bindirip kaçırmaya çalıştı, komşular ve babam aşağıya indi, duruma engel oldular. Ardından karakola şikayette bulunuldu.  Şikayet hala polis kayıtlarında var. 2012’de bir dava açıldı ancak tekrar barıştırdılar. Ali Özahi her zaman şiddet yanlısı bir adamdı” şeklinde konuştu.
 
‘Ertesi günün planını yapıyordu’
 
Sezay’ın şüpheli ölümünden önce yaşananları anlatan Neveser, araya adli tatil girdiğini, ablasının yine çocuklardan dolayı evli olduğu erkek ile boşanamadığını söyledi. Neveser, “Sıkıntılılardı, çocukları için eve gidip gelmeye devam ettiler. Onun ailesi eşi, iki çocuğu ve biz hep birlikte oturduk yemek yedik. Şen kahkahalı, mutlu, esprili bir akşam geçirdik. Zaten Sezay’ı sorduğunuzda size ‘bayan kahkaha derler. Onun lakabı budur. Çocuklarına bağlı ve inanılmaz hayat dolu bir insandı. Akşam 21.30’u geçiyordu, ertesi gün Ankara’ya gideceklerdi, çocuğunun Ankara’da doktor kontrolü vardı ‘valiz hazırlamam gerekiyor’ dedi. Hatta Ankara’da ne giyeceğinin planını yaptı. Hastaneden çıktıktan sonra ‘çocuğumu nerede eğlendirebilirim’ diye plan yaptı” dedi. 
 
‘Ağlamaklı bir şekilde balkondan düştüğünü söyledi’
 
Neveser, olayın yaşandığı gece Sezay’a ulaşamadıklarını ve telefonuna cevap vermediğini söyledi. Neveser şöyle devam etti: “Babam bana ‘Sezay’ı arıyorum telefonlarıma cevap vermiyor. Kızım bunlar kavga etmiş galiba sen ulaşır mısın’ dedi. Bunun öncesinde Sezay’ın oğlu anneme telefon açıyor ve ‘Anneanne annem size geldi mi? Yine babamın telefonunda çok kötü bir şey yakaladı annem, evden çıktı’ diyor. Ablam o sırada cehennem ortamından çıkıp gitmiş. Annem tekrar ablamı arıyor, ‘Sezay yapmayın, oğlun çok merakta kalmış’ diyor. Ablam oğlu için cehenneme geri dönüyor.”
 
Ali Özahi’nin akrabalarının, Sezay’ın intihar ettiğini söylediğini belirten Neveser, olayı gören tanıklardan birinin de Ali Özahi’nin kiracısı olduğunu kaydetti. Neveser, “D., E., ve Ali ablamın yüzüstü düştüğünü söylüyor. O komşu sırt üstü düştü diyor. Çelişkili ifadeleri var” dedi.
 
‘Yüzüstü düşen birinin yüzünde nasıl iz olmaz’
 
Ön otopsi raporunda Sezay’ın boynunda kırıkların tespit edildiğini aktaran Neveser, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama şöyle bir durum var: Olayı anlatan kiracıları şöyle bir şeyi ağzından kaçırdı: ‘Sizden önce Emrah bey geldi, bana dışarıdan olay nasıl görünüyordu bana anlatır mısın? dedi’ diyor. Ablamı yıkamaya bütün kardeşler olarak girdik. 3’üncü kattan yüz üstü düşen bir insanın sizce yüzünde, elmacık kemiğinde ya da yüzünün herhangi bir yerinde bir hasar olmaz mı? Ablamın yüzünde hiçbir şey yoktu, sadece ensesinde yara vardı ve boynu kırılmıştı.”
 
‘Çocukları bize göstermiyorlar, telefonlarımızı açtırmıyorlar’
 
Sezay’ın 13 yaşındaki çocuğunun anlattıkları ile E.’nin ve eşinin anlattıklarının farklı olduğuna dikkat çeken Neveser, “Suçluluk psikolojisi herhalde.  Ablam öldüğünden beri daha bugüne kadar bizimle konuşmadı, evimize gelmedi,  ‘inanın benim suçum yok’ demedi. Bir açıklama yapan kimse yok. Çocuklar da onlarda. Telefonlarımızı açtırmıyorlar. Bize göstermiyorlar. Tüm mesajlar okunuyor sosyal medyada geziniliyor ama telefon bizde değil diyorlar” diye belirtti.
 
‘Savcı hala telefonu istemedi’
 
Ali Özahi’nin olayın akşamında alındığını ve hemen serbest bırakıldığını anımsatan Neveser,  bu duruma şu sözlerle tepki gösterdi: “Serbest bırakılmasını her canı yanan aile gibi değerlendiriyorum. Bu bir intihar değil. Dosya gizleniyor, dosya gizleniyorsa bu bir şüpheli ölümdür. Şüpheli bir ölümse şüpheliyi neden serbest bırakırsınız. Biz delillerin hepsi telefonda diyoruz, savcı hala telefonları istemedi.”
 
‘Peşini bırakmayacağız’
 
Neveser, şüpheli ölüm aydınlatılana kadar olayın peşini bırakmayacaklarını vurgularken, “Asla vazgeçmeyeceğiz. İntihar bilinçli bir eylemdir, arkanda bir not bırakırsın. Sezay iki dakika sonrasını, ertesi gününü ve gelecek yılın hesabını, planını yapan biriydi. Kaldı ki sürekli ‘ben çocuklarım için yaşıyorum’ diyen hayat dolu bir kadındı.  Mümkün değil bunu yapmaz. Benim kız kardeşim, kariyer sahibi çok iyi maaş alan bir kadındı. Ali Özahi’ye asla minnet etmedi. Kendi ayakları üzerinde duran, kararlı ve güçlü bir kadındı” ifadelerini kullandı.
 
‘Evde ve telefondaki kanıtlara ulaşamadık’
 
Olayda önce ablasının ses kaydı aldığını ve kayıtlarda Ali Özahi’nin “eğer bu şey açığa çıkarsa biz burada yaşayamayız. Rezil oluruz, bir şans daha ver” dediğine dikkat çeken Neveser, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Ablamın evine girmek istediğimizde ‘dağınık toplamamız lazım’ diye bizi içeri almadılar. Evde ve telefonda ne kanıt varsa hepsi gitti. Mutlaka adalet bir gün tecelli edecektir. Biz acımızı yaşayamıyoruz, çünkü adalet savaşı veriyoruz. Hala nefes alamıyoruz.”