Toroslar'da komün bir köy: Kızılkaya

  • 09:04 14 Eylül 2020
  • Güncel

Filiz Zeyrek - Gülistan Azak 

MERSİN - Toroslar ilçesinin tek Alevi köyü olan Kızılkaya’da kadınların kurduğu Yeni Dünya Derneği komün bir köy oluşturdu. Komün köyde doğa içindeki ortak yaşam büyük ilgi çekerken, yıllar önce burada yaşamaya başlayan da var, gelip misafir olan da.
 
Mersin’in Toroslar ilçesinin tek Alevi köyü olan Kızılaya'da komün bir köy kuruldu. Köyde yaşayan kadınların dayanışması sonucu kurulan Yeni Dünya Derneği Komün köyü, doğal yaşamı sevenlerin uğrak yeri haline getirdi. Kadınlar, köydeki yaşamı anlatıyor.
 
Ders veriliyor
 
Komün köyün insanlara ders verme ve yol gösterme aşamasında olduğunu söyleyen Nihal Boyacıoğlu, yaşamlarından örnekler veriyor: "Komünal yaşam, ortak yaşam, ortak yaşam alanları nelerdir bunları öğreniyoruz. Ben geleli bir yıl olacak neredeyse. Hala ders veriyoruz. Gün benim için erken başlıyor. Odamın kapısını açıyorum ve bütün hayvanlar içeri giriyor. Onları izlerken kahvemi içiyorum, güneş odanın içinde, onun keyfini yaşıyorum. Sonra çay demleme, kahvaltı hazırlamayla başlıyor günümüz. Hafta sonu piknik yapanlar varsa onların çöpleri temizleniyor.”
 
'Hayatımı tek bir bavula sığdırdım ve buraya geldim'
 
Köyü 4 yıl önce sosyal medyada gördüğünü söyleyen Nihal, "Tamam benim yerim burası dedim. Ben bir sosyalistim ve komünal yaşam benim yaşam biçimim. Bu benim hayalim. Ben burada yaşamalıyım dedim ve geldim. Sağlık sorunlarım nedeniyle İstanbul’da çalışamıyordum. Ben de bütün hayatımı tek bir bavula sığdırdım ve buraya geldim. Hayalim ekolojik bir tarım yapmaktı. Ama su gibi bir sıkıntımız var. Benim için ağaçlar, çiçekler çok önemli. Doğaya saygılı davranmak bizim ortak yaşamımız. Evimiz artık burası. Burada kadınların üzerine yüklenmiş, onlara mal edilmiş hiçbir şeyi kabul etmiyoruz” diyor.
 
'Kadınlar komün köyü elbirliğiyle kurdu'
 
Komün köyün kurulmasında ve bugünlere gelmesinde kadınların önemli bir rol üstlendiğini de söyleyen Nihal, şöyle devam ediyor anlatmaya: "Sonra koşullar dernek olmasını gerektirmiş. Derneğin bütün üyeleri, başkan, yardımcısı, hepsi kadın. Derneği kuranlar kadınlar olmuş. Köyün muhtarı da kadın şimdi. Azaların çoğu kadın neredeyse. Böyle bir dayanışma kendiliğinden ortaya çıkıyor. Kadınlar buranın bütün eksiklerini gideriyor. Bahçelerinde domates ekip getiriyorlar, fasulye getiriyorlar, reçel yapıp getiriyorlar. Kadınların dokunmadığı yer yok. Gerekirse ağaçlar budanıyor, meyveler toplanıyor, kurulacaksa kurutuluyor. Yapmak istediğimiz daha birçok şey var ama en önemli sorunumuz su ve insan gücü. Ve bir de toprağımız çok taşlı. Bu koşullarda ancak kışı çıkarabilecek kadar üretim yapabiliyoruz."
 
'Bir rüya gibi’ 
 
Bu köyü kendisine bir yaşam alanı olarak belirleyen Funda Hangilava da köyü sosyal medyadan görüyor. Funda, “Hep birlikte yaşamak, birlikte üretmek çok güzel bir şey. Bir rüya gibi geliyor. Sevgiyle yaşamak çok güzel bir duygu. Herkesin buralara destek olması gerekir, çok değerli bir yer burası” diyor.
 
'Herkes özgürlüğünü yaşıyor’ 
 
Komün köyün artık herkes için bir yaşam alanı olduğunu söyleyen Aysel Kaya ise şöyle konuşuyor: "Buraya gelen herkes özgürlüğünü yaşıyor, sevgiyi görüyor. Bir arada, bir bütün olarak kardeşçe yaşıyoruz. Herkesin şehrin gürültüsünden, kalabalığından kaçıp buraya gelmesini isterim. Burası tam bir yaşam alanı, muhteşem bir yer."