'Tutsaklar tam anlamıyla tecridi yaşıyor'

  • 09:03 30 Eylül 2020
  • Güncel
MARDİN - 14 aylık tutsaklık sürecinin ardından 7 Eylül’de görülen duruşmada tahliye edilen DBP Mardin önceki dönem İl Eşbaşkanı Leyla Bozkurt, cezaevi koşullarını anlattı. Leyla, “Tutsaklar içeride tam anlamıyla tecridi yaşıyor” derken, cezaevleri için duyarlılık çağrısı yaptı.
 
Mardin’de Temmuz 2019 tarihinde gizli tanık ifadeleri gerekçesiyle "örgüt üyesi" denilerek tutuklanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mardin önceki dönem İl Eşbaşkanı Leyla Bozkurt, 7 Eylül tarihinde görülen duruşmada tahliye edildi. Önce Mardin daha sonra da Diyarbakır’da tutulan Leyla 14 aylık tutukluluk süreci boyunca yaşadıklarını, cezaevi koşullarını anlattı. 
 
'Siyaset yaptığımız için tutuklandık'
 
Baskı ve sindirme politikalarının yaşandığı bir süreçte siyasi çalışmaların içinde yer aldıkları için tutuklandıklarını ifade eden Leyla, siyaset yaptıkları için hala tutuklu olan binlerce arkadaşlarının olduğunu belirtti. Leyla, “Bir siyasi alan çalışanısınız ama potansiyel bir suçlu muamelesi görüyorsunuz. Her siyasi partinin yaptığı çalışmalar yapıyorsunuz ama size yaklaşım parti adına göre değişiyor" dedi.
 
'Cezaevinde her alanda tecrit uygulanıyor'
 
Cezaevinde kaldığı süre boyunca birçok hukuksuzluğa tanık olduğunu belirten Leyla, sağlıksız yemeklerden havalandırma koşullarına kadar tutsakların her alanda baskıya maruz bırakıldığını söyledi. Leyla koğuşta kendileri ile kalan 4 yaşında bir çocuğun bile beslenme sorunu yaşadığına dikkat çekerek, "Bizler tutuklandıktan hemen sonra Diyarbakır'a sürgün edildik. O dönemde de cezaevinde birçok sıkıntı yaşanıyordu. Tutsakların temel hakları kendilerine verilmiyor. Koğuşta 4 yaşında bir çocuk vardı. Gerekli besinleri ona bile vermiyorlardı. Bir muz ya da konserve ile çocuk için günü bitirmek istiyorlardı. İdare ile sürekli bu konu nedeniyle tartışılıyordu. Tutsaklar içeride tam anlamıyla tecridi yaşıyor. Bu durum virüs süreciyle birlikte zirveye çıktı. Birçok tutuklu uzun süre ailesiyle görüşemedi. Dışarı ile herhangi bir iletişim olmadı. Kendi avukatlarımız ile bile çok sınırlı bir şekilde iletişim kuruyorduk. Bu da tabi ki onların işine gelen bir durum oldu. Bu süreçte dışarı ile tek iletişimimiz 10 dakikalık telefon görüşmesiydi" ifadelerini kullandı.
 
'Tutsaklar sağlık hizmetine ulaşamıyor'
 
Var olan koşulların bir an önce iyileştirilmesi gerektiği çağrısında bulunan Leyla, "Şu an tutsaklar pandemi ile birlikte sağlık koşulları kötü durumda yaşamlarını sürdürüyorlar. Çok zor koşullarda bile doktorlara ulaşamıyorduk. Pandemi ile birlikte yapılması gereken sevkler bile yapılmıyor. Herhangi bir şey olsa müdahale çok geç oluyor ve ambulans bile saatler sonra geliyor. Biz umarız başımıza bir şey gelmez diye dua ediyorduk. Bunların gerekçesi de ‘Pandemiden dolayı doktor yok’ oluyordu. Tutsakların koşulları iyileştirilmeli. İçeride olan tutsakların seslerine bizler daha çok ses olmalıyız" diye konuştu.