Muhalif kesime birleşik cephede buluşma çağrısı

  • 09:06 1 Ekim 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Sıkıştıkça saldırganlaşan iktidarın ülkeyi yönetemediğini söyleyen HDP’li kadınlar, iktidarın rejimi değiştirme amacının olduğunu belirterek birleşik cephede buluşma çağrısı yaptı. 
 
Kobanê eylemleri gerekçe gösterilerek aralarında önceki dönem Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, 2014 yılı Merkez Yürütme Kurulu’nda (MYK) yer alan üyelerinin de bulunduğu 82 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin tepkiler sürüyor. AKP-MHP iktidarının sıkıştıkça saldırganlaştığını ve ülkeyi yönetemediğini söyleyen HDP yönetiminden kadınlar, rejim değiştirme niyetindeki iktidara karşı çok geç olmadan birleşik cephe kurulması gerektiğini savundu.
 
‘Katliama sessiz kalınamazdı’
 
HDP Konak İlçe Eşbaşkanı Hayat İzgi, Kobanê’ye yönelik DAİŞ saldırılarında Türkiye’nin peşmergeye sınırdan geçmesi için izin verdiğini hatırlatarak, katliam ve tecavüzlere sessiz kalınamayacağının altını çizdi. Hayat, “Her zaman savaştan değil barıştan yana olduk. Bundan sonra da ezilenlerin yanında olacağız. HDP yalnız bırakılmak isteniyor çünkü tek muhalefet yapan HDP’dir” diye konuştu. 
 
‘İktidarın amacı rejimi değiştirmek’
 
Partilerine saldırıların Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklanmaları ile başlayan bir sürecin devamı olduğunu ifade eden HDP Torbalı İlçe Eşbaşkanı Gülcan Kızıldağ da iktidarın zayıfladığı için saldırganlaştığını belirtti. Ana muhalefetin iddia ettiği gibi iktidarın amacının gündem değiştirmek değil rejimi değiştirmek olduğunu ifade eden Gülcan, “Ana muhalefet kendisine sıra geleceğini biliyor olmalı ya da bildiği başka bir şey var. Zaten ana muhalefetin iktidara ortak olduklarını çok iyi biliyoruz. Tezkerelere atılan imzalardan, özellikle konu Kürt olduğu zaman nasıl bir araya geldiklerini çok iyi biliyoruz” diye kaydetti. 
 
‘CHP tabanı da CHP’yi yetersiz buluyor’
 
Özellikle Torbalı’da HDP seçmeninin aldığı tavrı yetersiz bulduğu için CHP’ye kızgın olduğunu söyleyen Gülcan, CHP’nin giderek içindeki Ergenekon ve milliyetçi kanatlara yaklaştığını dile getirdi. Gözaltılara dönük CHP’den yana açıklamaları yetersiz bulan Gülcan, “Gerçekten birlik olması gerekiyor. Halkımız somut adımlar atılmasını istiyor. CHP taraftarları da kızgın. Özellikle Aleviler. Onlar da yetersiz buluyor. Her zaman dediğimiz gibi ‘kurtuluş yok tek başına’. Bir an önce Kürt sorunu çözülmelidir Türkiye’nin en büyük sorunudur ve çözülmedikçe barış ve demokrasi gelmeyecektir. Kürt’ten korkmasınlar” dedi.  
 
‘Birleşik cephe oluşturulmalı’
 
Toplumun HDP üzerinden sindirilmeye çalışıldığını ve Türkiye’nin hukuksuz bir şekilde yönetildiğini söyleyen HDP İzmir İl Eşbaşkanı Besriye Tekgür, gözaltına alınanların “siyasi soykırım” operasyonu ile alındığını ifade etti. Bir hafta önce de sosyalistlere yönelik saldırıların olduğunu belirten Besriye, “Siyasi bir soykırım yapılırken itirazı olan, iktidarı eleştiren, yanlışlarını söyleyen, dibe vuran ekonomiyi dile getiren her kesimi içeri atmaya bastırmaya çalışıyor. Türkiye’yi yönetemiyor. İçerde savaş dışarda savaş. Kendi kitlesini savaşla bir arada tutmaya çalışıyor. Buna karşı bütün parti kuruluşlarının, çevreciler kadınların, gençlerin sesini yükseltmesi gerekir. Birlikte ses çıkarmalı ve HDP etrafında kenetlenmeli diye düşünüyoruz. Masa başında siyaset yaparak değil itirazı olan herkesin birleşik bir cephe oluşturması gerekir” diye belirtti.
 
‘İktidarın tek siyaseti HDP ve Kürtler üzerinden halkı kutuplaştırma’
 
HDP öncesinde kurulan partilerin de benzer durumları yaşadıklarını, önceki iktidarların da savaş üzerinden politika yaptığını dile getiren HDP Parti Meclisi (PM) üyesi Ayfer Demirel, halkı asıl sokağa dökenin “Kobani düştü düşecek” diyen iktidarın kendisi olduğunu belirtti. 6-8 Ekim olaylarında hayatını kaybeden 50 kişiden sadece birinin adının telaffuz edilmesinin iktidarın bakış açısını yansıttığını dile getiren Ayfer, “İŞİD canilerine tepki göstermek için halkın tabi ki sokağa çıkması gerekiyordu. 2014’te birçok soru önergesi vermişti HDP ama bunların hiçbiri kabul edilmedi. 6 yıl sonra HDP’nin karşısına çıkarılmasının nedenlerinden biri halkı bir algı operasyonu ile birbirine düşürmek. Savaş politikaları tutmadı. Bu ülkeyi yönetemeyen AKP iktidarı, milliyetçilikle HDP’ye saldırmak istiyor. Çünkü tek siyaseti HDP ve Kürtler üzerinden halkı birbirine düşman etmek. Ama halk bu oyuna gelmemeli ve gelmeyecek de” şeklinde konuştu. 
 
‘Muhalifler birleşmezse yarın çok geç olacak’
 
HDP’nin 7 Haziran seçimlerinden bu yana iktidara kaybettirdiğini, HDP’nin 3 aylık kampanyası ve “Barış Deklarasyonu”nun AKP-MHP faşizmine karşı ses çıkaramayanlara güç olduğunu ifade eden Ayfer, iktidarın kaybettikçe saldırganlaştığını, saldırganlaştıkça da kaybettiğini söyledi. Kadın özgürlük mücadelesini ön planda tuttuğu için kadınlar nezdinde Ayla Akat Ata’nın da gözaltına alındığını belirten Ayfer, “Operasyon sadece HDP ye değil bütün halklar ve dünya biliyor. Bugün muhalifler birleşmezse yarın çok geç olacak. Biz 40 yıldır bu savaşın bitmesi için uğraştık. Türkiye halkları adına geç olmadan bedel ödememek adına, bunların önünde durabilmek için fikir birliği oluşturmamız gerekiyor. En çok ihtiyacımız olan doktorlara terörist diyorsa bütün Türkiye halklarının ayaklanması gerekir. Bu bir savaş politikası. Evde sosyal medyada eleştiriyoruz. Alanları doldurmamız gerekiyordu” ifadelerinde bulundu.