‘Cezaevlerinde var olan tecrit işkencesi sona ermeli’

  • 09:04 6 Ekim 2020
  • Güncel
MARDİN - Cezaevlerinde oluşan baskılara dikkat çeken tutsak yakını Gurbet Tekin, cezaevleri üzerinde var olan tecridin PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ile bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, “Yaşanan işkenceye son verin” çağrısında bulundu.
 
Cezaevlerinde her dönem uygulanan baskı politikaları, pandemi ile birlikte artarak devam ediyor. Koronavirüs (Covid-19) nedeniyle dışarıdaki yakınları ile görüşmeleri de sınırlandırılan tutsaklar, kısıtlı imkanlarla maruz kaldıkları hak ihlallerini duyurabiliyor. Tutsak yakını Gurbet Tekin, cezaevi koşullarının bu dönemde herkes tarafından gündeme getirilmesi gerektiğini söyledi.
 
‘Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ile bağlantılı’
 
Oğlu Delil Tekin’in 9 yıldır Şakran T Tipi Kapalı Cezaevi’nde olduğunu kendisinin de 3 yıla yakın bir süre Bayburt M Tipi Kapalı Cezaevi’nde kaldığını söyleyen Gurbet, cezaevlerinde son dönemde ağır bir tecridin yaşandığını kaydetti. Gurbet, “Var olan tecrit Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit ile bağlantılıdır. Topyekun hem bir halkın önderine hem de çocuklarına bu tecrit uygulanıyor. Cezaevinde koşullar her dönemde çok ağır ama pandemi süreciyle birlikte baskılar daha da arttı. Oğlum bizi aradığında bir sorun yok diyor ama ben de cezaevinde kaldım. Orada onlara ne düzenli bir yemek veriyorlar ne de hastaneye götürüyorlar” dedi.
 
Bir maske 3 TL
 
Koğuşlara haftada iki defa denetim bahanesiyle baskın yapıldığını ve tutsakların sağlıklarının hiçe sayıldığını belirten Gurbet, “Bu virüs sürecinde tutsakların bütün eşyalarına dokunuyorlar. Bu kabul edilebilecek bir şey değil. Ne bir sabun ne de dezenfektan veriyorlar. Maskelerini bile tanesi 3 TL’ye satıyorlar. Bu adalet değil. Çocuklarımız orada ne yaşıyor bilmiyoruz. Ben cezaevindeyken attığımız adıma dair tutanak tutuluyordu. Şimdi oğlum cezaevinde bir şarkı bile okuyamadıklarını söyledi bana” ifadelerini kullandı.
 
‘Bu tecride son verin’ 
 
Gurbet, ailelere ve Adalet Bakanlığı'na yaşanan duruma karşı harekete geçme çağrısında bulunarak, “Hükümete tek bir çağrım var. Çocuklarımızın ne durumda olduğunu görsünler artık. Bu tecride bir son versinler. Haksız hukuksuz yere dört duvar arasında kalan çocuklarımıza bu işkenceyi yapmasınlar. Herkes onların durumunu sorsun artık” diye konuştu.