Muğla’da eylem yapmak isteyen kadınlara polisten tehdit

  • 09:09 8 Ekim 2020
  • Güncel
Melike Aydın
 
MUĞLA - Muğla’da Zeynep Şenpınar’ı katleden Ahmet Selim Kemaloğlu’nun yargılanacağı dava öncesi planladıkları eylemler üzerinden polisin taciz ve tehditlerine maruz kaldıklarını söyleyen kadınlar, baskının sistemsel olduğunu söylüyor. Kadınlar, eylem yapmaları halinde para cezası kesileceği tehdidine maruz kalıyor. 
 
Muğla Kadın Platformu ve Muğla Üniversiteli Genç Kadınlar’ın 24 Mayıs’ta Zeynep Şenpınar’ı katleden Ahmet Selim Kemaloğlu’nun bugün başlayacak yargılaması öncesinde dün Menteşe ilçesinde gün boyunca gerçekleştirmek istedikleri eylemler “pandemi” gerekçe gösterilerek polislerce engellendi. Muğla Üniversiteli Genç Kadınlar’dan Leyla Kalın ve Burcu Gürkan polis tarafından tehdit edildikleri süreci anlattı.
 
‘Eylem aşamasında müdahale edildi’
 
Muğla’da katledilen Zeynep Şenpınar için planladıkları etkinlikler için 15 gün boyunca bildiri dağıtma, yürüyüş ve gece nöbeti şeklindeki eylem ve etkinlik hazırlıkları yürüttüklerini dile getiren Leyla, bildiri dağıtma aşamasında Muğla Valiliğine bildirimde bulunulduğunu ve Muğla emniyetinin izin vermesine rağmen Menteşe ilçesinde polis engeli ile karşılaştıklarını belirtti. Engeli esnafların rızasını alarak camlara bildiri yapıştırmak yoluyla aştıklarını ifade eden Leyla, “Basın açıklaması kısmında da 3 gün öncesinden taciz edilircesine her gün aranmaya başladık. Bize tebligat verilmeye çalışıldı. Tüzel bir kişiliğimiz olmadığı için tebligatı alamayacağımızı, dernek veya sendika olmadığımızı bildirmemize rağmen ısrarla Muğla Emniyeti Asayiş Şube Büro tarafından arandık. Söz konusu eylemselliğin bildirilmesinde muhatap alınmayan bizlerin eylem yapmak istediğimizde önümüze geçmelerini de absürt buluyoruz” sözleriyle eylem öncesi süreci anlattı.
 
Polisten ‘devlet içinde devlet kurdurmayız’ tehdidi
 
Israrla mesaj üzerinden tebligat verilmeye çalışıldığını, daha sonra Emniyet Müdürlüğüne bağlı sendikalardan sorumlu masa tarafından aranmış olduğunu öğrendiğini söyleyen Leyla, “7 Ekim’de Öğretmen Evi’nde otururken sendikalardan sorumlu masanın memuru tarafından ‘Üç gündür size ulaşmaya çalışıyoruz neden telefonlarımızı açmıyorsunuz’ şeklinde yaklaşıldı. Bilmediğim numaraları açmadığımı söyledim. Kaydedebilirsiniz numaramı diye belirtti. Ben de bir emniyet personelinin numarasını almayacağımı belirttim. ‘Tanışabiliriz ben polisim kötü biri değilim. Biz devletiz devletin ne ifade ettiğini de size anlatırız, devlet üzerine devlet kurdurmayız’ ifadelerini sarf ettiler. Bildiri için de bir tebligat imzalatmaya çalıştılar. Biz de bireysel olarak bir tebligat almadık” şeklinde konuştu.
 
‘Uygulamalarda çifte standart’
 
Pandemi gerekçesiyle yürürlüğe konulan eylem etkinlik yasağının sadece kendilerine uygulandığını kaydeden Leyla, “Bu yönerge bizim için işliyor ama Türk ocakları için işlemiyorsa burada bir çifte standart söz konusudur. İnsanların şovence savaşı desteklemesinde sorun görmeyen valilik, kadınların en doğal hakkı olan ifade özgürlüğünü engellemeyi kendisine sorumluluk biliyor” dedi. Leyla, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkenin sükunetini bozuyoruz diye bir durum yok, pandemi kurallarını ihlal etiğimize dair bir durumu da yok. Polis bizi yalnızlaştırmak için sendikalara gidiyor. Bütün kadınlara bir arada olma çağrısında bulunuyoruz.”
 
‘Sistemsel baskı var’
 
Üniversiteli Genç Kadınlar olarak Zeynep Şenpınar’ın katledilmesine ilişkin başlattıkları eylemlerin başından beri baskı altında olduklarını belirten Burcu Gürkan ise Genel Bilgi Taraması’ (GBT) aramasına maruz kaldığını, polisin telefonunu arayarak “Memur olacaksınız hakkınızda işlemler yaparız” şeklinde cümleler sarf ettiğini vurguladı. Burcu, “Aslında kişisel bir durum değil. Kadınlar olarak sistemsel bir baskı görüyoruz. Üniversite öğrencileri olarak benzer sorunlar yaşıyoruz. Üniversitelerin eşya paylaşım gruplarında bile hemen erkeklerden ‘Tanışabilir miyiz’ şeklinde taciz ediliyoruz. Reddettiğimiz halde taciz edilmeye devam ediliyoruz. Kadınların bir arada durması birlik olması lazım. Bu, benim başıma gelmeyeceği anlamına gelmiyor” diye konuştu.
 
Kadınlara birlikte hareket etme çağrısı
 
Gerçekleştirmek istedikleri eylem için 900 ile 3 bin Lira arasında para cezası kesilmekle tehdit edildikleri için eylemlerin iptal edildiğini ifade eden Burcu, “Aslında ifade özgürlüğü ihlal edildi. Bunu yaparlar, yarın başka basın açıklamalarına gözaltı veya para cezası gibi tehditlerle izin vermez, yasakların önü açılmış olur. Toplumdaki her bireyin toplumsal cinsiyet eşitliğini benimsemesini istiyoruz. Bunun için de çalışacağız” dedi ve kadınlara birlikte hareket etme çağrısında bulundu.