'Hükümet çatışma ortamını kayyım fırsatına çevirdi'

  • 09:03 9 Ekim 2020
  • Güncel
Medine Mamedoğlu
 
MARDİN - Türkiye’nin 9 Ekim saldırıları sırasında sınır hattında olan HDP’li Nusaybin Belediyesi’ne kayyım atandı. Tutuklanan ve yerine kayyım atanan Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Semire Nergiz, hükümetin çatışmaları fırsata bilerek atadığı kayyımın ilçede enkaza yol açtığını söyledi.
 
Türkiye’nin 9 Ekim 2019 yılında Kuzey ve Doğu Suriye’ye başlattığı saldırıların üzerinden bir yıl geçti. Saldırılar sırasında sınır hattında bulunan ilçeler büyük çapta zarar gördü. Mardin'in Nusaybin ilçesinde çatışmalar nedeniyle yaşanan patlamalarda 13 kişi yaşamını yitirmişti. Çatışmalı ortam nedeniyle Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) yönetiminde olan Nusaybin Belediyesi kriz masası oluşturarak sorunlara çözüm bulmaya çalıştı. Fakat çatışmaların yaşandığı günlerde belediye eşbaşkanları gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra yerlerine kayyım atandı. 
 
Yerine kayyım atanan Nusaybin Belediye Eşbaşkanı Semire Nergiz, AKP hükümetinin çatışmalı ortamı fırsata çevirerek belediyeye kayyım atadığını söyledi.
 
'Belediyeyi enkaz olarak devraldık'
 
15 Ekim 2019'da gözaltına alındıktan sonra 17 Ekim'de tutuklanarak önce Mardin daha sonra da Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Semire, tutukluluğuna yapılan itiraz sonrasında tahliye edildi. Yüzde 77'lik bir oy oranı ile aldıkları belediyenin kayyım tarafından 3 yılda enkaza dönüştürüldüğünü söyleyen Semire, var olan borçlara rağmen halka birlikte çalışmalara başladıklarını ifade etti. Semire, "Halk odaklı, ekolojik ve sosyal belediyecilik anlayışımıza tekrar dönmek amacıyla yoğun bir trafiğe girdik. Biz o süreçte ne kadar çalıştıysak az geldi. Çünkü kayyım geride büyük bir yıkım bırakmıştı. Biz her şeyden önce halkın taleplerini esas aldık" diye belirtti. 
 
'Halkın sorunlarına yanıt olmaya çalıştık'
 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılar sırasında sınır ilçesi olan Nusaybin'in savaş alanına döndüğünü dile getiren Semire, bombaların patladığı ilçede çok sayıda yurttaşın yaşamını yitirdiğini söyledi. Çatışma koşullarında ilçedeki resmi kurumların kendileri ile muhatap olmadığını belirten Semire, belediye olarak halkın taleplerini karşılamak adına kriz merkezi oluşturduklarını ifade etti. Semire, "Biz bu süreç içerisindeyken bir çatışmalı ortamla karşı karşıya kaldık. Buda bazı şeylerin son noktasıydı. Şehir merkezinde havan topları düştü ve insanlarımız hayatlarını kaybetti. Bu belediye açısından bizi daha zora soktu. Her yere yetişip halkın sorunlarına cevap olmaya çalıştık. Biz yerel demokrasinin en büyük ayağı olan belediye olarak kendimiz çözüm üretmeye çalıştık. Halkın çoğu ilçeyi terk etmeye başlamıştı. Orada kalan insanların muhataplık anlamında sıkıntı çektiğini görünce bizler de kriz merkezini oluşturduk" şeklinde konuştu.
 
'Çatışmaların ortasında tutuklandık'
 
Hükümetin bütün bunları fırsat bilerek belediyeye kayyım hazırlığı yaptığını söyleyen Semire, saldırılar sırasında gözaltına alınarak tutuklandıklarını kaydetti. Semire, "Nusaybin'in her noktası o dönemde risk alanıydı. Normal şartlar altında o dönemde kurumların belediye ile ortaklaşması gerekiyordu ama biz onlardan böyle bir şey görmedik. Biz tüm bu durumlar arasında yoğun bir şekilde çalışırken 15 Ekim tarihinde evime baskın yapıldı ve gözaltına alındım. Hukuken hiç bir gerekçe bile yokken apar topar gözaltına alındık. Hızlı bir şekilde iki gün içerisinde mahkemeye çıkarıldık ve biz mahkemeye çıkarılana kadar da özellikle sormama rağmen neden alındığımıza dair bir cevap alamadık. Son olarak hakimin karşısına çıkarıldığımızda esas olarak HDP'nin partimizin yargılandığını gördük. Alınmamızın nedeni işlenen bir suç ya da olay değildi" ifadelerini kullandı.
 
'Darbenin sonu gelecektir'
 
Halkın iradesine yapılan darbenin geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sonunun geleceğini söyleyen Semire, "Bunların hepsi de bir bütün olarak kayyım atamaya bahane olarak görüldü. Burada hedef elbette ki belediyeydi. Bizden sonra belediyeye hemen kayyım atadılar. Kısa süreliğine birilerini tatmin ediyor olabilir bu kayyım atamaları birilerinin çıkarına geliyor olabilir. Ama bu kayyımların yasadışı olduğunu halk iradesine yapılan her müdahalenin bir darbe olduğunu söylemeliyiz. Bize darbe yapıldı. Şu an her yer kayyımla yönetiliyor ama bunun sonu elbet gelecek. Esas olan halk iradesidir" dedi.