Cumartesi Anneleri, Berfo Ana'nın bıraktığı yerden Cemil Kırbayır'ı arıyor

  • 13:41 10 Ekim 2020
  • Güncel
İSTANBUL- Cumartesi Anneleri’nin eylemlerinin 811’inci haftasında Cemil Kırbayır’ın akıbetinı soran kardeşi Fatma Kırbayır,  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a  “Verilen sözleri yerine getir. Kemikleri ver. Anam mezarında rahat uyusun” diye seslendi. 
 
Cumartesi Anneleri “Failler belli, kayıplar nerede?” sloganıyla gerçekleştirdikleri eylemin 811’inci haftasında bir kez daha kayıpların akıbetini sordu.  Pandemi nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden gerçekleşen eylemde bu hafta 13 Eylül 1980’de gözaltına alınarak kaybedilen Cemil Kırbayır’ın akıbetini soruldu. 
 
‘Değişmeyen tek şey 12 Eylül zihniyetidir’
 
Eylemde ilk olarak konuşan Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır, “40 yıl geçmiştir. Bu zaman içinde birçok hükümet devrildi, kuruldu, iktidarlar el değiştirdi. Değişmeyen tek şey 12 Eylül zihniyetidir. Daha fazla adaletin zedelenmemesi için Yargıtay’ı derdimize derman olmasını hukuken bekliyor ve diliyoruz” dedi.
 
‘Tüm kayıpların kemiklerini ver!’
 
Ardından söz alan Cemil’in kardeşi Fatma Kırbayır ise, 40 yıldır verdikleri hukuk mücadelelerinin sonuçsuz bırakıldığını kaydetti. Fatma, 2011’de kayıpların akıbeti hakkında dönemin Başbakanı olan şimdiki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmelerini hatırlatarak, “Bize söz vermişti ancak kendisinden hala bir haber alamadık” diye belirtti. 
 
Fatma son olarak Cumhurbaşkanına, “Anamın vasiyetini yerine getir. Verilen sözleri yerine getir. Anam mezarında rahat uyusun. Tüm kayıpların kemiklerini ver. Analar ağlamasın. Kimse ağlamasın” diye seslendi.
 
‘Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaptık’
 
Daha sonra söz alan dava avukatlarından İnsan Hakları Derneği (İHD)  Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Cemil’in davasına ilişkin şöyle konuştu: “İlk kez bir meclis insan hakları raporunda ‘Cemil Kırbayır’ın gözaltında işkence edilerek öldürüldüğü kanısına varılmıştır’ şeklinde rapor düzenlendi. Onun ardından Kars Savcılığı yeni bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma sırasında gördük ki, olayla ilgili Kars Savcılığı daha önce de bir soruşturma başlatmış, hiç bir şey yapmamış ve takipsizlik kararı vermiş ve aileye bunun bilgisi dahi verilmemiş. Daha sonra 2011’de yeni bir soruşturma dosyası başladı. Defalarca talep etmemize rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Hatta şu an dosya Adalet Bakanlığı tarafından Yargıtay’a geri gönderilmiş durumda. Çünkü önceki takipsizlik kararının kaldırılması kararına karşı ‘kanun yararına’ bozma isteniyor. Devlet aklı 2010’dan bu yana daha farklı işlediği için Cemil Kırbayır dosyası takipsizlikle sonuçlandırılmak isteniyor. İç hukuk yolları bizim açımızdan tükenmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştuk. Ama AİHM ise iç hukuk yollarının tükenmediği gerekçesiyle çok yanlış bir karar vererek bu dosyayı geri gönderdi. Şuanda iç hukukun tamamlanmasını bekliyoruz. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne de ‘Adil yargılanma ihlali’ nedeniyle bir başvuru yaptık.”
 
‘Cemil’den bir daha haber alınamadı’
 
Eylemde bu hafta Cemil’in kaybedilişine ilişkin açıklamayı, 12 Eylül askeri darbe sürecinde işkenceyle katledilen yayıncı İlhan Erdostun’un kızı Alaz Erdost okudu. 
 
Ardahan'ın Göle ilçesinin Okçu Köyü’nde yaşayan ve Kars Eğitim Enstitüsü’nde öğrenci olan Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül 1980’de gözaltına alınarak kaybedildiğini söyleyen Alaz,  “Cemil, önce Göle’ye, oradan da Kars Askeri Gözetimevi’ne getirildi. İşkencehaneye dönüştürülen Eğitim Enstitüsü’nde sorgulandı. Onu işkencede koma halinde gören çok sayıda tanık vardı ama ailesine ‘Firar etti, bir daha bize sormayın’ denildi ve Cemil’den bir daha haber alınamadı” dedi. 
 
‘Dava kapatılmaya çalışıldı’
 
Cemil’in akıbetinin araştırılmasının 2011’de Meclis Araştırma Komisyonu’nca kabul edildiğini belirten Alaz, araştırma sonuçlarında Cemil’i kaybeden polis, asker ve MİT görevlilerinin açık kimliklerinin de yer aldığını aktardı. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise hala dava açmadığına değinen Alaz, davanın AİHM taşındığını ifade etti. Alaz,  devletin AİHM’e gönderdiği savunmada, “Anne Berfo Kırbayır’ın ölümünün ardından varislerinin davayı sürdürme niyeti olduğunu gösteren bir bilgi ya da belge yoktur” diyerek davayı kapatmaya çalıştığına dikkat çekti. Alaz, Cemil’i işkenceyle sorgulayan timin, firar ettiği şeklinde sahte tutanak tutan polislerin, bu suçtan sorumlu dönemin emniyet, askeri ve MİT yetkililerinin açık kimlik ve adres beyanlarının Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen Meclis raporunda bulunduğu anımsattı. 
 
‘Mücadele sürecek’
 
Alaz,  oğlunun kemiklerine kavuşamadan yaşamını yitiren Berfo Kırbayır’ın ve tüm kayıp yakınlarının mücadelesini sürdürüleceklerini vurguladı.
 
Galatasaray Meydanı vurgusu
 
Eylem, kayıpları arama mekanı olan ancak 112 haftadır yasaklanan Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçilmeyeceğinin yinelenmesi ardından sona erdi.