‘Çocuklarımızın su arkının içine gömüldüğünü gördük’

  • 15:47 16 Ekim 2020
  • Güncel
İSTANBUL -“ Kilyos Mezarlığı’na giderken çocuklarımızın su arkının içine gömüldüğünü gördük” diyen Rewşan Döner,“Bu zulmü kabul etmiyoruz. Tek talebimiz çocuklarımızın cenazelerinin teslim edilmesi” dedi.
 
İstanbul'daki hukuk ve sivil toplum örgütleri, Bitlis’teki Garzan Mezarlığı'ndan çıkarılarak Kilyos Mezarlığı'nda kaldırıma gömülen cenazelere ilişkin Taksim Hill Otel' de basın toplantısı düzenlendi. Toplantı İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER),Toplum ve Hukuk Araştırmaları vakfı (TOHAV), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Güneydoğu Dernekleri Platformu (DGDP), Demokratik Aileviler Derneği (DAD) katımıyla gerçekleşti. Açıklamaya Kurum temsilcileri dışında Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Eş başkanı Elif Bulut ve Erdal Avcı, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya , HDP Dış İlişkiler Sorumlusu Hişyar Özsoy, Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve birçok aile katıldı. 
 
Ortak metni İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.
 
‘Erdoğan bu saldırıyı sahiplendi’
 
Gülseren, Garzan Mezarlığı’nın Çözüm Süreci’nde ve farklı tarihlerde çatışmalarda hayatını kaybetmiş kişilerin defnedildiği 13 mezarlıktan sadece  bir tanesi olduğunu hatırlatarak,“2000’li yıllar itibarıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) gibi kurumların Bitlis’te yaptığı çalışmalar sonucu ortaya çıkan bazı toplu mezarlardan çıkan cenazeler de buraya taşınarak yeniden defnedilmiştir. Ayrıca, 2014 tarihinde Rojava’da İŞİD’e karşı süren savaşta hayatını kaybeden bazı kişilerin naaşları da bu mezarlığa defnedilmiştir” dedi. Gülseren, çözüm sürecinin bitmesiyle, iktidarın izlediği politikanın değiştiğini mezarlıkların saldırıların hedefi haline getirildiğini vurguladı. Garzan Mezarlığı’ndan bütün cenazeler çıkarılıp İstanbul’a gönderildikten iki buçuk ay sonra Bitlis’e giden Tayip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatarak, “Erdoğan bu saldırıyı sahiplendi” dedi.
 
‘Derinden yaraladı’
 
Gülseren, ailelerin başvurularının sonuçsuz bırakıldığını tüm çabalarına rağmen cenazelerin ailelerine verilmediğini belirtti.Ulusal ve uluslararası mevzuata değinen Gülseren, “Çıkarılan cenazelerin sahiplerinin gerçek anlamda araştırılmaması, adli tıp sonrası tekrar çıkarıldıkları mezarlara gömülmemeleri, Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’nda hukuk, örf, adet, gelenek ve dini öğretilere uyulmadan toplu ve belirsiz bir şekilde gömülmeleri hukuka aykırı olduğu gibi toplum vicdanını da derinden yaralamıştır” ifadelerini kullandı.
 
Gülseren, cenazelerle ilgili önerileri şu şekilde sıraladı:
 
“* Garzan Mezarlığının tahribi ve taşınması ile ilgili bir Meclis Araştırma Komisyonunun kurulması ve/veya adli ve idari soruşturmaların başlatılması ve sorumluların belirlenerek cezalandırılması.
 
*Mezarlıktan çıkarılan 282 cenazenin kimliklerinin belirlenmesi ve ailelerine teslim edilmesi.
 
* Kimliklendirmesi gerçekleşemeyen cenazelerin günümüz ilgili bilimsel yetilerine sahip uzmanlar tarafından toplu olarak gömüldükleri kaldırım dibinden derhal çıkarılmaları ve Garzan’da çıkarıldıkları mezarlığa tekrardan gömülmeleri.
 
*Kaldırım dibine toplu olarak gömülen cenazelerin ailelerinden yaşadıkları travma ve ıstıraptan dolayı özür dilenmesi.”
 
‘Cenazeler mevzuata aykırı gömüldü’
 
Daha sonra söz alan ÖHD İstanbul Şube Eşbaşkanı Arzu Eylem Kayaoğlu, Kilyos Kimsesizler Mezarlığı’nda Mayıs 2020’da hazırladıkları raporu paylaştı. İncelemeleri sonucunda cenazelerin mevzuata aykırı ve insan onurunu zedeleyecek bir biçimde gömüldüklerini gördüklerini belirten Arzu,“Cenazelere ait kemikler şeffaf kutularda üst üste istiflenmiş ve mezarlığın kenarında yer alan ve yanında kanalizasyonun olduğu yol kenarına gömülmüşlerdir. Cenazelerin Kilyos Mezarlığı’ndaki kimsesizler için ayrılan alana gömülmediği, gömü yapılan yolun kenarında kaldırım olarak kullanılan yerin kazılarak altına gömülmüş oldukları belirtilmiştir. Ayrıca, gömü alanı 1’den 18’e kadar numaralandırılmış numaraların devam ettiği bu alanın kazılmış olarak boş bırakıldığı, kazılan yerde kanalizasyon borularının olduğu, yaklaşık 10 metrekare büyüklüğünde bir alanda kanalizasyon ve yağmur suyunun biriktiği tespit edilmiştir” dedi.
 
Avukatlar olarak yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını dile getiren Arzu, suç duyurusunda şu ana kadar herhangi bir gelişmenin de olmadığı aktardı.
 
‘Cenazelerimize yapılan zulmü kabul etmiyoruz.’
 
Aileler adına söz alan Rewşan Döner,“Kilyos Mezarlığı’na gittiğimizde çocuklarımızın su arkının içine gömüldüğünü gördük. Dini kitapların hangisinde böyle bir şey var? Cenazelerimize yapılan bu zulmü kabul etmiyoruz. Aileler olarak 3 yıldır bu acıyı çekiyoruz. Tek talebimiz çocuklarımızın cenazelerinin teslim edilmesi. Bunun içinde kimin elinden ne geliyorsa yapsın.