TJA'dan Polonyalı kadınlara mektup

  • 15:44 29 Ekim 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - TJA, Polonyalı kadınların Kürtaj hakkı için verdiği mücadeleye mektup göndererek destek verdi. Mektupta, Varşova’dan yükselen ses Amed’de de yükseliyor” denildi.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) Polonyalı kadınlara mektup göndererek kürtaj hakkı için verdiği mücadeleye destek verdi. Mektupta, kadınları diğer kadınlara ve bizzat kendi bedenlerine yabancılaştırarak yok olmaya, itaat etmeye zorlayan erkek egemen sistemlerin tarih boyunca kadın kazanımlarına saldırdığı belirtildi.
 
Mektupta şu ifadeler yer aldı:
 
“Dünyayı sınır telleriyle ulus devletlere ayıranlar, söz konusu kadın kazanımlarına saldırmak ise sınırları kaldıracak denli ortaklaşabileceklerini, aynı dil ve yöntemi kullanarak gösterdiler. Bir süredir hem Polonya’da hem de Türkiye’de iktidarların gündeminden düşmeyen İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme adımları ve kürtaj hakkının yasaklanması hamleleri de malumun ispatı oldu.
 
Yeni bir direniş başlattı
 
Polonya hükümetinin 30 Temmuz’da Anayasa Mahkemesi’nden İstanbul Sözleşmesi’nin anayasasına uygun olup olmadığını incelenmesi talebi akabinde Anayasa Mahkemesi’nin kürtaj hakkının neredeyse tamamen yasaklanmasına dönük verdiği karar, kadın bedenine yönelik saldırıların yasal bir zemine oturtulmaya çalışıldığını gösterdi. Diğer taraftan bu kararla yüksek mahkeme kadınlar açısından meşruiyetini yitirdi. Tam da bu sebeple 2016’da kürtaj hakkının yasaklanmasını öngören yasa tasarısı duyulur duyulmaz Polonya sokaklarını Kara Pazartesi direnişleriyle dolduran kadınlar, kazanımlarını geri almaya çalışan sağ-muhafazakâr hükümete bir kez daha geri adım attırmak için yine sokaklara, yaşamın kalbine yol aldı ve yeni bir direniş başlattı.
 
Mücadele yürütmeye devam ediyoruz
 
Ailenin ve dini hassasiyetlerin korunması bahanesiyle kadınların özgürlük alanlarını ortadan kaldırmaya çalıştıklarını; hukuku siyasallaştırarak kadınları güvencesiz bırakmak istediklerini; gözaltılarla ve tutuklamalarla kadınları itaat etmeye zorladıklarını biliyoruz, biz de yaşıyoruz. Kadınların değersiz, sözsüz, eylemsiz bırakıldığı hiçbir ailenin ya da inancın toplumsal karşılığı olmamalıdır; en çok da bu yüzden mücadele ediyoruz, dayanışıyoruz. Binyıllardır bizlerden çalmaya çalıştıkları bedenlerimiz, dillerimiz ve kültürel çeşitliliğimiz için bedenlerimiz, kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır diyerek bedenimizi dilimizden, dilimizi kültürümüzden ayırmadan varlık mücadelesi yürütmeye devam ediyoruz.
 
Varşova'dan yükselen ses Amed'de yükseliyor
 
Dünyadaki tüm devletlerde olduğu gibi Türkiye’de de Polonya’da da yasaların kadın aleyhine yorumlandığını, binlerce tacizin, tecavüzün rıza kisvesi altında aklandığını, kadınların hukuki güvencesizlikle karşı karşıya kaldığını bilerek, yaşayarak kendilerini bugüne taşıyan kadınlar için kürtaj hakkının amasız fakatsız tanınması hayati önem taşıyor. Varşova’dan yükselen ses İstanbul’da, Amed’de, Tahran’da, Süleymaniye’de yankılanıyor.
 
Polonyalı kadınların mücadelesi bizlerin de mücadelesidir
 
Polonya’daki kadınların mücadelesi bizlerin de mücadelesidir. Çalınmak istenen bizlerin de kürtaj hakkıdır; bedenlerimizle ilgili karar verme hakkımızdır. Kadınları üretimden, yaşamdan ve özgürlük mücadelesinden kopartarak evlere kapatmaya, kuluçka makinesine çevirmeye çalışan, bizler gibi doğurduğumuz çocukları da köleleştirmek isteyen patriyarkaya karşı ortak sözümüz; istediğimiz zaman, istediğimiz kadar çocuk doğuracağımız ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyeceğimizdir.”