'Kadınlar olarak mücadele alanlarımızı genişletiyoruz'

  • 09:07 20 Kasım 2020
  • Güncel
Dîcle Demhat
 
KOBANÊ - Kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin bir gün değil her gün olması gerektiğini vurgulayan Fırat Bölgesi Kadın Bakanlığı Başkanı ve İntiharları Önleme Komitesi üyesi Firyaz Berkel, önümüzdeki süreçte yeni projeleri hayata geçireceklerini söyledi. Firyaz, “Kadınlar olarak mücadele alanlarımızı genişletiyoruz” dedi. 
 
Mirabel Kardeşler’in direnişiyle ilham olduğu kadınların mücadelesi sonucunda her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’nde kadınlar, bulundukları her alanda taleplerini haykırıyor. 25 Kasım’la beraber 1960’tan bu yana kadınların kazanımı olan birçok sözleşme hayata geçirildi. Ancak bu sözleşmeler için direnen kadınlar ise her zaman devletlerin hedefinde oldu. 
 
2014’de Rojava Devrimi ile beraber Kobanê’de kadınların karşı karşıya kaldığı erkek şiddetine karşı ve kadın mücadelesinin alanlarını genişletmek için kadın kurumları tarafından yapılan çalışmalar ise devam ediyor. Fırat Bölgesi Kadın Bakanlığı Başkanı ve İntiharları Önleme Komitesi üyesi Firyaz Berkel, kadına yönelik şiddet ve buna dair çalışmalarına ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘Komitenin amacı intiharlara ilişkin gerçekleri ortaya çıkarmak’
 
Yaşam içerisinde birçok sorunla mücadele eden kadınların ya şiddete maruz bırakılma ya da intihara sürüklenmeyle karşı karşıya kaldıkları için İntiharları Önleme Komitesi’ni oluşturmaya ihtiyaç duyduklarını söyleyen Firyaz, komitenin oluşumuna ilişkin şu bilgileri verdi: “Bu komitenin esas amacı, intihara sürüklenen ve intihar eden kişiler hakkında araştırma yapıp gerçekleri ortaya çıkartmaktır. 2017’de bir öğretmenin yaşadığı şiddet ve zorlanmalardan kaynaklı intihar etmesiyle, Kadın Bakanlığı olarak kısa bir dönemde bu komitenin oluşması ve çalışmaları başladı. Komitemiz, Kadın Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Kadın Adalet Meclisi, Sara Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Örgütü ve İç Güvenlik Bakanlığı’ndan oluşmaktadır. Bu sene çalışmalarında yer alan yönetimleri de komiteye dahil ettik. Geçen senelere göre bu sene Kobanê Kantonu’nda intiharların sayısı daha çoktur. Komitenin yönetiminde her kurumdan bir kişi yer almaktadır. İntihar girişiminde bulunanları, intihar etmiş ya da intihara sürüklenmiş kişileri de araştırmada yönetim ilgilenmektedir. Aynı zamanda komite, geçen seneki intiharları ve intihar girişiminde bulunan Kobanê’de yaşayan Kuzey ve Doğu Suriye’ye göç eden ailelerde yaşanan intihar ve intihar teşebbüslerini de araştırıp, genel istatistikleri değerlendirmektedir.” 
 
‘Konuşma ve değersiz kılınma’
 
Şiddetin dünya genelinde yaygın olduğunu, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde ise daha çok aşiret ve eski geleneklerden dolayı devam ettiğini kaydeden Firyaz, şu şekilde konuştu: “En fazla şiddetin yaşandığı yer Kobanê’dir. Bunun sebebi de diğer bölgelerde birçok halk beraber yaşadıkları için halklar birbirinin kültür, gelenek ve göreneklerinden etkilenmektedir. Fakat Kobanê bölgesi ise Kürt halkının var olduğu bir alandır. Bu da daha çok aşiret, eski gelenek ve göreneklere bağlı olduklarından kaynaklı farklı bir kültürden veya farklı bir halkın geleneğinden etkilenmeyle oluyor ve şiddet eğilimleri daha fazladır. En fazla yüz yüze kaldığımız şiddet türü konuşma ve kadınları değersiz kılmadır. Şiddetin en büyük sebebi ise göç etmek, alanımızda yaşanan savaş ve saldırı tehditleri, küçük yaşta evlendirme, bölgede yaşanan psikolojik ve özel savaş, eski gelenek ve görenekler, kültüre yönelik bir şiddet de günümüzde yaşanmakta. Eskiden ataerkil zihniyetin kadına olan yaklaşımını şu an Rojava’da yaşanan devrimden sonra da erkek zihniyeti kadına hala bu temelde yaklaşmaya çalışmaktadır. Bunun için de kadınlar reflekslerini gösterip eski ataerkil zihniyete karşı mücadele etmektedir. Böyle bir ortamda yaşayan kadınlar gelecek nesilleri de etkilemektedir. Yaşamda herhangi bir misyon sahibi olmayan kadınlar çocuklarını da o temelde büyütmektedir. Şiddet eğilimiyle büyüyen çocuklar büyüyünce şiddet uygulama olanakları daha yüksek olmaktadır.”
 
‘Psikolojik savaşın hedefi kadınlar ve gençler’
 
Şiddetin son yıllarda artmasının en önemli nedenlerinden birinin savaş olduğunu kaydeden Firyaz, bu savaşın da bölgede farklı yöntemlerle uygulandığına dikkat çekti. Günümüzde var olan savaşın daha çok psikolojik açıdan yürütüldüğünü vurgulayan Firyaz, şu ifadeleri kullandı: “Bu psikolojik savaşın ilk hedefi kadınlar ve gençlerdir. Kadının bedeni teşhir edilip el uzatılmakta. Günümüzde kadınlar metalaştırılmış. Rojava, kadın devrimiyle tanındı. Bu devrimin temellerini yıkmak için dış devletler ve Türkiye, psikolojik savaşla kadınları hedef almakta. Eğer kadının Rojava’da elde ettikleri kazanımları kaybettirirlerse özerk ve demokratik sistemimizi de yıkacaklar. Bunun için de şu an alanlarımızda ve işgal edilen alanlarda en çok kadınlar hedef alınmakta. 
 
‘Tartışmalarla intiharların daha aza indiğini gördük’
 
2017’de komitemiz oluştu. 2018’de komitenin yaptığı araştırmalar ve çalışmalarla kadınların ve aile içi şiddetin ne kadar fazla olduğunu gördü. Yaptığımız araştırmaları ve elde ettiğimiz sonuçları halka basın yoluyla paylaşıyoruz. Kadın Bakanlığı olarak bu sene önümüze koyduğumuz projeleri uygulayıp, halkla buluşup tartışmalar yürüttük. Bu tartışmalarımız sadece kadınlar için değildi, her iki cinsi de bu tartışmalara dahil ettik. Tartışmalarımıza katılan halk ve komitemiz iyi sonuçlar elde etti. Birçok kişi tartışmalardan sonra yaşadıklarını ve nasıl intihar kararları aldıklarını anlattı. Bu şekilde intiharların daha aza indiğini gördük.” 
 
‘Şüpheli şekilde ölen 4 kişinin davası sürüyor’
 
Hem Kadın Adalet Meclisi ile hem de diğer kurumlar ile iletişim halinde olduklarını ifade eden Firyaz, “İntihar etmiş ya da intihara sürüklenmiş kadınlar için açılan her davaya katılmaktayız. Bu sene içerisinde net olarak kaç kişi intihar etmiş ya da öldürülmüş. Bunun hakkında elimizde bazı veriler var, ona göre araştırmalarımızı yapmaktayız. Bazı kişilerin intihar ettiklerini iddia ediyorlar. İntihara teşebbüs eden kişilerin sayısı 13, intihar eden 1, şüpheli şekilde ölen 4 kişinin de davası sürüyor. Bunun için de çalışmalarımız sürmektedir” diye belirtti. 
 
Pandemi nedeniyle 25 Kasım eylemleri durduruldu
 
25 Kasım kapsamında birçok eylem ve etkinlik planlarının olduğunu ancak bu etkinlikleri koronavirüs  (Covid-19) pandemisinden dolayı gerçekleştiremediklerini söyleyen Firyaz, “Dünya geneline yayılan Covid-19 pandemisinden kaynaklı Kobanê Kantonu’nda bütün eylemsellikler durduruldu. Ondan kaynaklı da bu seneki 25 Kasım planlamamızı gerçekleştiremeyeceğiz. Fakat kadın kurumlarımız her zaman açık olacak. Kadınların telefonla bize ulaşmaları için numaralarımızı sosyal medya ve alana dağıttık. Bizlere başvurular olmaktadır. Aynı zamanda 25 Kasım’ın önemi ve şiddete karşı kadınların nasıl mücadele etmesi gerektiği konuları da sosyal medyayla halka ulaşıp anlatmaktayız. Aynı zamanda kadın koruma evlerimiz de var” dedi. 
 
‘Kadınların çalışma alanları az’
 
Sokağa çıkma yasağının bitmesi ve 2021 senesi için hem Kadın Bakanlığı olarak hem de İntiharları Önleme Komitesi olarak hazırladıkları projelere değinen Firyaz,  şu şekilde konuştu: “Kadın Bakanlığı tarafından psikiyatri merkezleri açılacak, ekonomi boyutunda zorlanan kadınlar için de Terzihane, kuruyemiş ve kurutulmuş sebzeleri satacak bir market, çocuklar için de kreş ve anaokulları açacağız. Bu sene içinde de Sirrin ve Kobanê merkezinde bir kreş ve anaokulu açtık. Beldelerde kadınların çalışma alanlarının az olmasından kaynaklı 2021’de en çok belde ve ilçelerde çalışmalarımızı güçlendireceğiz. İki projemiz üzerinde hala tartışmaktayız, daha netleşmemiş. Komite olarak halk arasındaki tartışmalarımız devam edecek. Komin ve kurumlarda seminerler vereceğiz, çalıştay ve toplantılarda küçük yaşta evlilikler, şiddet ve şiddet türleri, şiddetin artma nedeni ve şiddetin yaşanmasına neden olan etkenler bununla beraber buna karşı nasıl mücadele edilmeli, nasıl bir çözüm uygulanmalı konularını tartışacağız.”