Gazetecilerden Roza Metina için çağrı

  • 13:14 21 Kasım 2020
  • Güncel
DİYARBAKIR - Editörümüz ve yazar Roza Metina'nın gözaltına alınmasına tepki gösteren gazeteciler, “Roza Metina şahsında tüm özgür basın hedef alınmakta. Fakat biz kadın gazeteciler olarak mücadelemizi daha da yükselteceğiz” dedi.
 
Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Diyarbakır merkezli yapılan operasyon kapsamında dün sabah saatlerinde birçok eve yapılan baskında aralarında ajansımızın Kürtçe servis editörü ve yazar Roza Metina’nın ve çok sayıda avukatın bulunduğu 72 kişi gözaltına alındı.
 
Gazeteciler Roza Metina’nın bir an önce serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Gazeteciler, kadınlar olarak mesleki dayanışmanın yükseltilmesi gerektiğini söyledi. 
 
‘Gözaltılar ile bizleri yıldıramayacaklar’
 
Roza’nın gözaltına alınmasına tepki gösteren Xwebûn editörü Elifcan Alkan, iktidarın muhalif gazetecilere yönelik saldırılarının bir parçası olarak kadın gazetecileri hedef aldığını belirtti. Elifcan, “Hükümet bu süreçlerde Kürt gazetecileri hedef almakta ve hükümetin Kürdistan üzerinde uygulamaya çalıştığı kirli politikaları açığa çıkaran gazetecilere baskı uygulamakta. Dün Roza Metina’nın da aralarında olduğu birçok kişi gözaltına alındı. Kadın gazeteciler tarihte olduğu gibi hiçbir zaman iktidara baş eğmemişler ve hiçbir zaman da eğmeyecekler. İktidar bu gözaltılar ile biz gazetecileri yıldıramayacaktır. Roza’nın şahsında gözaltına ve tutuklu bulunan bütün gazetecilerin derhal serbest bırakılmanı istiyorum” diye belirtti.
 
‘Kadınların mücadelesini bastırmaya yönelik bir harekettir’
 
Yeni Yaşam gazetesi editörü Nevin Cerav, editörümüz Roza’nın, evine yapılan baskınla gözaltına alınmasının kabul edilir bir durum olmadığını ifade ederek, "Geçtiğimiz ay Mezopotamya Ajansı'ndan Adnan Bilen ve Cemil Uğur, Jinnews’ten Şehriban Abi ve Gazeteci Nazan Sala gözaltına alınmıştı. Gazetecilere yönelik yürütülen baskı ve gözdağı niteliği taşıyan bu operasyonlara bir an önce son verilmeli. Devletin ve iktidarın toplumu, siyasetçileri ve özellikle de kadınları susturmayı, sindirmeyi amaçlayan bu baskı politikalarıyla alacağı bir sonuç yok. 25 Kasım haftasında erkek-devlet şiddetini teşhir eden Jinnews editörü Metina’nın hedef alınması kadınların mücadelesini de bastırmaya yönelik bir harekettir. Tutuklanan, gözaltına alınan tüm gazeteciler bir an önce serbest bırakılmalı" dedi. 
 
‘Absürt gerekçeler ile gözaltılar Türkiye’de başımıza gelebilir’
 
İktidarın muhaliflere yönelik bir yönelimi ile yeni bir güne uyandıklarını dile getiren Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Arjin Dilek Öncel, bu yönelimden ilk nasibini alanların yine gazeteciler olduğunu kaydetti. Arjin,  gazetecilerin bu baskılara cevabının daha çok dayanışma olması gerektiğinin altını çizerek, “Birçok arkadaşımız, haber kaynakları ile telefon görüşmesi, olay yerinde bulunma ya da aldığı notlar öne sürülerek, gözaltına alınıyor tutuklanıyor. Böyle absürt gerekçelerle gözaltına alınmak ancak Türkiye’de başımıza gelebilir. DTK soruşturması kapsamında gözaltına alınan arkadaşımız Roza’nın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Gözaltı ve tutuklama operasyonlarının özgür basına geri adım attırmadığını geçmiş yıllarda gördük” diye ifade etti.
 
‘Kadın gazeteciler hedef haline gelmekte’
 
Özgür Gelecek gazetesi muhabiri Sevda Erkılınç, muhalif gazetecilerin son dönemde işkence başta olmak üzere birçok hak gaspını, hukuksuz uygulamaları ve gözaltı gibi gerçekleri açığa çıkaran, siyasi iktidarın mevcut çıkmazının haberleri ile açığa çıkarmasından kaynaklı artarak devam eden bir baskının hedefi haline gelmesine neden olduğunu söyledi. Sevda Kürt kadın gazetecilere yönelik baskıların daha fazla olduğunu kaydederek, “Burada kadın gazetecilerin gazetecilik ısrarına, en önünde başta kadınların seslerini duyurma çabasına daha özel bir saldırı olduğunu görmekteyiz. Çünkü kadınlara dönük baskı ve saldırı ile kadınları siyasi arenadan çıkarılmak, güncel siyasetin dışına çıkarılma çabası kadın düşmanı politikaların her gün daha fazla hayat bulması, kadın derneklerinin, merkezlerinin kapatılması, kadın örgütlerinin her gün başka bir baskı ile karşılaşması, kadın siyasetçilerin, eşbaşkanlarının tutuklanması bu çabanın bir parçasıdır. Bundan kaynaklı haberini yapan kadın gazeteciler hedef halinde gelmekte” sözlerine yer verdi.
 
‘Kadın gazeteciler olarak daha çok dayanışmamız gerekiyor’
 
“Kadınlara ve kadın gazetecilere evinizde oturun yoksa bunlar başınıza gelir” denildiğini ifade eden Sevda, korku imparatorluğunun kurulmak istendiğini, kadınların baskılardan kaynaklı pes etmelerini beklediklerini vurguladı. Sevda, “Başta kadın gazeteciler olmak üzere muhalif gazetecilerin bu mesaj ile ısrarından vazgeçmediği ortada. Biz kadın gazeteciler gerçeklerin peşinde olmaya ezilenlerin, Kürt halkının ve kadınların, LGBTİ+’ların sesi olmaktan bir an geri durmamalıyız. Bundan sonra da vazgeçmeye niyetimiz yok. Ancak kadın gazeteciler olarak daha fazla dayanışma içinde olmaya, birbirimizle daha fazla iletişim içinde, o dayanışmayı büyüten bir yerden, kadın gazetecilere dönük saldırılara karşı birlikte bir tutum almaya ihtiyacımız var. Çünkü biz kadın gazeteciler olarak gazetecilikteki ısrarımıza, kadınların seslerini duyurma inadımıza dönük baskılara karşı dayanışmamızdan güç alan bir tutum geliştirmemiz gerekiyor” dedi.