Kadınlardan 25 Kasım çağrısı: Haklarımızı alacağız

  • 18:40 21 Kasım 2020
  • Güncel
İSTANBUL - Sultangazi Kadın Dayanışması, 25 Kasım’a ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, Erkek-devlet şiddetine karşı kadınların haklarını ancak sokaklarda alabileceklerini belirterek 25 Kasım’a çağrıda bulundu.
 
HDK İstanbul Kadın Meclisi'nin de aralarında bulunduğu Sultangazi Kadın Dayanışması, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Gazi Mahallesi'nde bulunan eski karakolun önünde toplandı. Gazi Cemevi’ne yürümek isteyen kadınlar polis müdahalesi ile karşılaştı fakat tüm engellemelere rağmen kadınlar mor zincir oluşturarak Gazi Cemevi’ne yürüdü. Cemevi önünde yapılan açıklamada, “Krizsiz, şiddetsiz, savaşsız, eşit ve özgür bir dünyada yaşamak istiyoruz” pankartı açılırken, katledilen kadınların fotoğrafları ve  "Tutsak kadınların sesiyiz", "Bireyiz, kadınız kimsenin emaneti değiliz",  "Öldüren sevgi istemiyoruz" dövizleri taşındı. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dilşad Cambaz Kaya, HDP Sultangazi İlçe Eşbaşkanı Berivan Emep, Gazi Cemevi, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Demokratik Kadın Hareketi, Yeni Demokrat Kadın, HDP ve HDK temsilcileri katıldı.
 
‘Devlet kadına yönelik şiddetin dozajını arttırdı’
 
Basın açıklamasını okuyan Yeni Demokrat Kadın’dan Goze Hurustan konuşmasına Mirabel kız kardeşlerin mücadelesini hatırlatarak başladı. Goze, Ataerkil kapitalist sistemin yarattığı eşitsizliğin derinleştiğini vurgulayarak, “ Covıd-19  pandemisiyle birlikte  devletler, uyguladıkları baskıcı politikalarla kadına yönelik şiddetin boyutlarını ve dozajını arttırdı” dedi. Goze, her türlü baskıya karşı kadınların alanlarda mücadeleyi büyüteceğini söyledi.
 
‘Failin cezasızlığı kadın düşmanı politikaların sonucu’
 
Erkek devlet şiddetinin sıradanlaştırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Goze,  “Ülkemizde erkek şiddeti her gün daha da vahşileşirken kadınlara, LGBTİ+’lara yönelik şiddette ve çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanıyor. Eril yargı kararlarıyla birleşen iktidarın kadın düşmanlığı, şiddet faillerini cesaretlendirmeye devam ediyor. İpek Er ‘in henüz 18 yaşında intiharının açığa çıkardığı özel savaş politikası ile teşhir olan erkek devlet şiddeti ve failin cezasızlığı kadın düşmanı politikaların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.
 
‘Şiddete karşı savunmasız bırakılıyoruz’
 
Devletin tüm olanaklarını şiddeti önlemek için seferber etmesi gerektiğine dikkat çeken Goze,  pandemi dönemindeki infaz düzenlemelerini hatırlatarak, “failler pandemi koşullarında hiç bir önlem alınmadan evlerine gönderiliyor. Kadınları şiddete karşı koruyan yasalar esnetiliyor, sığınma evlerine erişim zorlaştırılıyor.  Şiddete karşı savunmasız bırakılmamız için nafaka hakkının gaspı, arabuluculuk gibi hazırlıklarla boşanmaların önlenmesinin hesapları yapılıyor” diye belirtti.
 
‘Münferit değil politik’
 
Kadınların erkek-devlet şiddetine karşı birlikte mücadele etmesi sonucu çözüme kavuşacağını belirterek, kadına yönelik şiddetin ‘münferit değil, politik’ olduğunu söyledi. Şiddeti önlemek için İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması gerektiğine vurgu yapan Goze, “İktidarların şiddeti besleyen gerici, militarist, kadın düşmanı ayrımcı politikalarından vazgeçmesi gerekir” diye konuştu.
 
‘Kazanımlarımız yok edilmek isteniyor’
 
Goze, pandeminin fırsatçılığa yol açtığını belirterek, “kazanımlarımız yok edilmek isteniyor, sermayeyi gözeten salgın tedbirleri bizi daha da yoksullaştırıyor, emeğimiz üzerindeki sömürü katmerleşiyor. Pandemi koşullarında büyüyen ekonomik kriz var olan cinsiyet eşitsizliğini derinleştirirken artan kadın işsizliği ve yoksulluğuna dair hiç bir önlem alınmıyor. Bakım sorumluluklarıyla birlikte ev içinde artan iş yükü cinsiyetçi iş bölümünü belirginleştirirken kadınları koruyan ve güçlendiren uygulamalar yerine esnek çalışma modeliyle bizi düşük ücretlerle güvencesiz, örgütsüz çalıştırmanın, ücretli-ücretsiz emeğimizi daha da değersizleştirmenin yolları aranıyor” dedi.
 
’25 Kasım’da sokaklarda’
 
Goze, tüm bu sorunların çözümünün kadınların sokaklarda haklarını aramaktan vazgeçmemekten, susmamaktan geçtiğini ifade etti. Goze son olarak, “ Hakkımız olanı ancak sokaklarda olarak alacağımızı, evde, işte, sokakta, cezaevinde, okulda ve yaşadığımız her yerde mücadeleyi büyütürsek kazanacağımızı biliyoruz ve vazgeçmiyoruz!” diyerek kadınları 25 Kasım’da birlikte mücadele etmeye çağırdı. 
 
Açıklama, “Jin jiyan azadi”, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadın cinayetleri politiktir” sloganları ardından son buldu.