Dersim’in ‘kayıp kızı’ Gülistan Doku (4)

  • 09:01 11 Haziran 2020
  • Güncel
Barajda yapılan aramalar göz boyama: Gülistan Doku nerede?
 
Aysel Işık
 
DERSİM - Dersim’de kaybolan Gülistan Doku’yu aramaya devam edeceklerini söyleyen kadın örgütleri, barajda yapılan araştırmaların sadece göz boyama olduğunu vurguladı. Kadınlar ayrıca “Gülistan’ın bulunulmaması farklı şüpheler uyandırıyor” diyerek soruşturmanın eksik yürütüldüğüne işaret etti. 
 
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor. Gülistan’ın bulunması için yeterli arama çalışmaları yürütülmezken, son olarak Sarı Saltuk Viyadüğü üzerinde otururken telefon sinyalinin kesilmesinden ötürü Uzunçayır Baraj Gölü’nde aranmaya başlandı. Olayda tüm şüphelerin işaret ettiği Gülistan’ın erkek arkadaşı Zainal Abakarov ile ilgili de herhangi bir somut soruşturma yürütülmedi.
 
Kadınlar Gülistan’ı soruyor
 
5 Ocak tarihinden bu yana birçok kadın örgütü çeşitli aktif eylemler yaparak Gülistan’ın akıbetini sordu. Rosa Kadın Derneği ve Dersim Kadın Platformu’nun da aralarında olduğu kadın kurumları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün startını Dersim’de vererek, Gülistan’ın kaybettirilmesine dikkat çekti.
 
“5 Ocak'tan itibaren kayıp olan Gülistan Doku'nun akıbetini hep beraber soruyoruz. Sen de aramıza katıl, Gülistan'ı hep beraber bulalım” paylaşımıyla sosyal medyada açılan Gülistan Doku için Adalet Komisyonları oluşumu da, her gün "Gülistan Doku nerede" diye soruyor.
 
Gülistan’ın kayboluşunun altıncı ayında kadınların yaptığı eylemlere dair konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eşbaşkanı ve Dersim Kadın Platformu üyesi Nurşat Yeşil, soruşturmada ciddi eksikliklerin yaşandığını dile getirdi.
 
‘Araştırmalar tek yerde yapılıyor’
 
“İntihara yönelik kesin bulgular yoksa birçok şeyi araştırmak zorunluluğu vardır” diyen Nurşat, sadece intihar değil cinayet ve kaçırılma gibi olasılıkların da araştırılması gerektiğini belirtti. Gülistan Doku olayında sadece intihar eğilimli bir araştırma olduğunun altını çizen Nurşat, “Kendi deyimleriyle kamera kayıtlarında son görüldüğü yer olan Dinar Köprüsü üzerinde yaklaşık beş aydır aynı bölgede sürekli arama çalışmaları var, başka bir şey yok. Bizler Dersim Kadın Platformu olarak en başından beri yaptığımız bütün açıklamalarda soruşturmanın başından beri çok ciddi eksiklikleri olduğunu dile getirdik. Kamu görevlileri de artık bunu kabul ediyorlar” diye kaydetti. 
 
‘Şüpheli emniyete getirilme gereği duyulmuyor’
 
Ortada bir şüphelinin olduğunu hatırlatan Nurşat, “Maalesef bu kişinin babası asayişte görevli bir memur ve bilindiği üzere asayiş dediğimiz kurum da bu ilde bütün kameralara erişimi olan ve kentin güvenliğinden sorumlu olan emniyete bağlı birimdir. Maalesef Zainal Abakarov denilen zanlının yeterli derecede ifadesi alınmıyor ve emniyete getirilme gereği dahi duyulmuyor. Biz biliyoruz ki en ufak olayda bile bütün herkesi toplayıp götüren emniyet maalesef bu olayda şahsa dokunma gereği bile görmüyor. Evinde çok rahat bir ortamda ifadesini alıyorlar. Telefonlarını dinleme ya da görüşmelerine bakma gereği bile hissetmiyorlar. Yani başından beri aslında iyi yürütülmeyen bir soruşturma biçimi var” ifadelerini kullandı. 
 
‘Bulunmaması farklı şüpheleri arttırıyor’
 
Olayı ilk duyduklarında Gülistan’ın evine ardından ise Dersim Barosu’na gittiklerini dile getiren Nurşat, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Şüphelinin babasının emniyette çalıştığını, delillerin karartılabileceğini, bu yüzden önlem alınması gerektiğini dile getirmiştik. Ama maalesef halen aynı şekilde soruşturma yürütülüyor. Göstermelik bir arama var. Daha önce deneyimli polis ve jandarma arama kurtarma ekiplerinin kesinlikle burada yok demelerine rağmen hala aynı yerde aramalara devam ediliyor. Yürütülen arama çalışmaları göz boyama ve göstermelik olmaktan öte değil. Gülistan’ın kaybolmasından sora maalesef iki kaybolma olayı daha oldu ve her ikisinin de cesetleri kırk gün içerisinde bulundu. Yani Gülistan’ın bulunamaması farklı şeyler düşündürtüyor. Aslında başından beri şüpheler var ama şimdi daha çok netleşti gibi.”
 
‘Şüpheli tamamen aklanmış durumda’
 
Suda aranıyor olmasının nedeni kamera görüntülerine göre en son orada görülmüş olduğundan kaynaklandığının altını çizen Nurşat, “Onların deyimiyle telefondan son sinyallerin oradan geldiği için aranıyor. Ama şüpheli tamamen aklanmış şekilde. Kendisi hakkında hiçbir soruşturma yürütülmüyor. Bilindiği kadarıyla Gülistan’ın kaybolduğu gün Zainal bir arkadaşıyla yapmış olduğu telefon görüşmesinde ’çok kötü bir şey oldu’’ dediği halde kendisiyle ilgili etkili bir soruşturma yürütülmedi. Belki de bir süre arandıktan sonra olayın kapanacağını düşündüler” diye belirtti. 
 
‘Kadın örgütlerinin sahiplenmesi önemli’
 
“Annenin ısrarı ve peşini bırakmaması etkili oldu” diyen Nurşat, ailenin ve kadın örgütlerinin olayın peşini bırakmamasının soruşturmada etkili olduğunu söyledi. Nurşat, Türkiye genelinde ve yurt dışında bile kadınların Gülistan’ı sahiplendiğine işaret ederek devamında şu ifadeleri kullandı: “Bu da bir cinayettir sonuçta. Mutlaka bir sebebi var. Bu yüzden bütün kadın cinayetlerini politik olarak görüyoruz. Yani öyle durup dururken intihar olayları olmuyor. Sonuçta o kadını intihara sürükleyen bir sebep var. Ve bu yüzden de kadın örgütleri olarak bunları sahipleniyoruz. Kadınların intihar etmeleri ya da cinayete kurban gitmeleri sadece o kadının değil aslında bütün kadınların, ülkenin sorunudur aslında. Bu yüzden bizim için önemli. Yani her kadının akıbetini sormak gerekiyor. Bir daha olmaması için öncekinin çok güçlü bir şekilde sahiplenilmesi gerekiyor. Ve biz bunu yapmaya çalışıyoruz.”
 
‘Gülistan’ı sormak neden onları rahatsız ediyor?’
 
Gözaltına alınan Rosa Kadın Derneği üyelerine Gülistan Doku eylemlerinin sorulduğunu da hatırlatan Nurşat, bu eylemlerin bir suç olmadığını vurguladı. “Kadınların bunu sorması sizleri neden rahatsız ediyor?” diye soran Nurşat, “Bunu gündemde tutmak neden dokunuyor ya da zor geliyor? Bu tavır bizde aslında olayın altında farklı bir şey olduğu şüphesini güçlendiriyor. Yani bu işin içinde başka bir şey var şüphesini uyandırıyor.  Birebir olmasa bile yaptıkları bir eksiklik var kurumsal olarak ve bunu kapatmaya çalışıyorlar. Üniversite gençliğinin şubat ayında Gülistan Doku ile ilgili bir eylemi oldu. Ondan sonra yine şubat ayında üniversitede gözaltılar oldu ve orada da ‘niye Gülistanı arıyorsunuz’ diye sorular yöneltilmiş. Yani tüm bunlar bize şunu gösteriyor ki bu işin arkasında başka bir şey var. 150 gündür bulunamaması sürekli gözaltılarda kadınlara bunun sorulması farklı bir şeylerin olduğunu çağrıştırıyor. Ama tabi ki biz kadınlar olarak sormaya devam edeceğiz. Sormak zorundayız” diye ekledi. 
 
‘Gülistan’ı sormaya devam edeceğiz’
 
Yeni Demokrat Kadın (YDK) üyesi Dilek Kurban da ilk günden bu yana Gülistan’ın akıbetini sorduklarını kaydederek, “Üniversitede birçok eylem ve etkinlik yaptık. Gülistan nerede diye sorduk. Fakat polislerin müdahalesiyle karşılaştık. Arkadaşlarımız gözaltına alındı. Neden bize Gülistan’ı soruyorsunuz denildi. Bizler Yeni Demokrat Kadın örgütü olarak Gülistan bulunana kadar soracağız. Sadece Gülistan için değil katledilen, taciz ve tecavüze maruz kalan tüm kadınları sormaya devam edeceğiz” dedi. 
 
BİTTİ...