Amed sözünü söyledi: Şimdi özgürlük zamanı

  • 10:02 22 Mart 2021
  • Okumadan Geçme!
 
Ayşe Güney
 
HABER MERKEZİ - Coşku ve direniş kararlılığının hakim olduğu Amed Newrozu’nda,  pandemi ve yasaklara rağmen alanı dolduran milyonlar, baskılara karşı tek ses oldu, “Bê Serok jiyan nabe”. 
 
Newroz Kürtler için bambaşka anlamlar barındırır. En çok da umut tazeler, yeniden yeşertir. Bende öyle bir ruh haliyle uyanıyorum güne. İçimde tatlı bir heyecan, aklımda hiç bir şey eskisi gibi olmayacak düşüncesi. Herhangi bir provokasyon olur mu? Kaygısı da var elbet. Kaygıya mahal vermeden hızlıca güne başlıyorum. Gazetecinin halktan önce alanda olması gerekir bilinciyle yola koyuluyorum. Fakat Amed Newrozu’nun izlenimini yazacaksanız bir gün hatta bir hafta önceden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Amed’in Newroz hazırlıkları günler öncesinden başlar, tatlı bir telaş içinde yapılır. Şehir dışından gelenler, karşılanır ve Newroz alanına yakın arkadaş, akraba evlerine yerleştirilir. Ulusal kıyafetler çıkarılır yıkanır, ütülenir. Kıyafetiniz yoksa ya da eskidiyse yenisi diktirilir. Hem misafirler hem de alan için bolca yemek, çörek yapılır. Tabi bu hazırlıklar nerede yapılıyor olursa olsun Newroz ezgileri ve halay eşlik eder. 
 
2013’ün heyecan ve kararlılığı 2021 Newrozu’na taşındı
 
Newroz alanına giden yollar trafiğe kapalı olduğundan yürüyerek gidiyorum. Yürürken tarihi görkemli 2013 Newrozu’nu düşünüyorum. Sadece alandaki milyonlar değil, ekranlarının başında evlerinde, zindanlarda her neredeyse orada nefeslerini tutarak PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın mektubu bekleniyordu. O heyecanı zindanda yaşayanlardanım. Bir yanda havalandırmada kutlayacağımız Newrozu’n hazırlığını yaparken bir yandan da gözümüz televizyonda mektubu bekledik. Özelde Kürtlere de yazılsa, tüm Ortadoğu ve Orta Asya halkları selamlanıyor, uyanış, canlanış diriliş günü olarak tanımlanıyordu mektupta. Mazlumla bir Newroz günü uyanmış, Zekiye, Rahşanla canlanmış, Sema ile dirilmiş ve Kawa’nın ateşi ile direnişi yol eylemiş bir halkın tek yürek olduğu o gün ile bugün arasında ki benzerlik şaşırtıyor beni. 2021 Newroz’u 90’ların ruhuyla kutlanıyor. 90’lar Botan demek, Cizre, Bêrivan demek yani serhildan, başkaldırı demek. Heyecanı da 2013 Newrozu’na benzemesi normal bir durumda. Belli ki bu Newroz halklar için başka bir baharın habercisi. Bu düşünceler ile yol alırken, gençlerin “Diren ha Diyarbekir diren” sözleri ile bugüne yeniden dönüyorum. 
 
Uzun bir bekleyişin ardından alandayız
 
Gençlerin söyledikleri ezgi ve marşlar eşliğindeki yürüyüşüm gazetecilerin alındığı protokol kapısında son bulup yerini bekleyişe bırakıyor. Basın kartlarımıza, kimliklerimize ve HES koduna bakılıyor görevli polisler tarafından. Sonra bakıldığı unutulup yeniden soruluyor. Belli ki kafalar karışık. Bir buçuk saate yakın bekletildiğimiz kapıdan itinayla aranarak geçiyoruz. Arkadaşlarımızın bir kısmı sahneye doğru gidiyor, ben alana geçen ekipteyim fakat alana geçmek bizim için kolay olmuyor. Bariyerle kapatılan yolu basın için açmaları yönünde uzun bir uğraş veriyor ve sonunda alana giriyoruz.
 
Alandan verilen tek mesaj: Bê Serok jiyan nabe
 
Bizim arkamızdan çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kitle alana “Bê Serok jiyan nabe” sloganlarıyla giriyor. Newroz boyunca atılan bu slogan alanın mesajı haline geliyor adeta. Ardından rengârenk ulusal kıyafet giymiş kadınlar, zılgıtlarla alanı dolduruyor. Öğlen saatine kadar alanın neredeyse yüzde 70’i doluyor. Günün ilerleyen saatlerinde çocuklu aileler, yaşlılar alana geliyor. Pandemiye, yasak ve baskılara rağmen alan milyonlarla doluyor. 
 
‘İktidara seni bitireceğiz demeye geldik’
 
Alanın gündemi cezaevlerinde yaşanan açlık grevleri, HDP’nin kapatılması, vekilliklerin düşürülmesi ve Newrozu’n hemen öncesinde feshedilen İstanbul Sözleşmesi. Sohbetlerde de sloganlarda da tüm bu politikaların tecritle bağı kuruluyor ve Abdullah Öcalan’ın fiziksel özgürlüğüne vurgu yapılıyor. 2013 Newrozu ile de burada benzeşiyor. Milyonlar tek ses halinde önderlerinin fiziksel özgürlüğünü sağlayacakları sözünü veriyor. Alanda biraz dolaşıp sohbet etmek istiyorum. Kimin yanına yaklaşsam önce boynumdaki karta bakıyor. Çalıştığım ajansı öğrendikten sonra bir gazeteciye değil de onu çok iyi tanıyan evin içinden birine konuşur gibi konuşuyor. Bu güven tanıdığım ve özgür basında çalışan arkadaşların sıkça hissettiği bir duygu. Neden buradasınız diye sorduğum bir genç, “iktidara yolundan dön yoksa bitersin diye uyarmaya, biteceksin demeye gelmedik buraya” diyor ve ekliyor, “Bitireceğiz seni demeye geldik”.  Bu kararlı sözler hemen yanında her an halay çekeceklermiş gibi sıraya dizilen gençler tarafından atılan “Bijî Sêrok Apo” sloganı ile onaylanıyor. 
 
‘Tüm katliamların altından devlet çıkar’
 
Sahnede sunucu tarafından okunan metinde, “Kadın cinayetlerinin arttığı bir ülkede yaşamak istemiyoruz” sözlerine kitle yoğun alkış ve zılgıtla karşılık veriyor. Tüm gücüyle alkışlayan iki kadının yanına yaklaşıyor ve neden alkışladıklarını soruyorum. Orta yaşlardaki kadın, artan katliamlardan, şiddetten bıktıklarını söylüyor. Bende hemen İstanbul Sözleşmesi’ni soruyorum. Sözleşmeyi bilmiyorum” diyor katliamların neden artığını soruyorum bu seferde, “Devlet yüzünden” diyor. O esnada bizi dinleyen ve yaşının daha büyük olduğunu düşündüğüm kadın söze giriyor ve “Kızım bu ülkede kim öldürülürse iyi araştırılsa altından devlet çıkar” diyerek en değme teorisyenlerin sayfalar dolusu makaleyle anlatmaya çalıştıklarını bir cümleyle özetliyor. Kemal Kurkut’u soruyorum. Anne rahmet diliyor, içeri girene kadar dua ettim ona diyor. Kadınların duasında gençlerin gönlünde Kemal, Newroz alanında yad ediliyor.
 
PKK ve Federe Kürdistan bayraklarıyla ulusal birlik vurgusu
 
Alanda dikkat çeken önemli bir diğer nokta ise PKK ve Federe Kürdistan bayraklarının yan yana taşınmasıydı. Son dönem Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan gerginliğe karşı Amed Newrozu’ndan halk olarak bu gerginliğin son bulması ve birliğin sağlanması mesajı da tüm riskler göz önüne alınıp sokulan PKK ve Federe Kürdistan bayraklarıyla verildi. Bir diğer ayrıntı da alanda elden ele dolaşan Abdullah Öcalan posterleri ile fotoğraf çekmek isteyen gençlerdi. Oluşturulan kuyrukta gençler gururlu bir tebessüm ile fotoğraf çekiyordu.
 
Mücadele sözü
 
Gençlerin yoğunlukta olduğu Newroza, milyonlar katıldı. Son yılların en kalabalık en coşkulu ve net mesajların verildiği bir Newroz’du. Newroz’da verilen mücadeleyi büyütme sözü bir günle sınırlı kalmayacağı açık. 8 Mart’tan 21 Mart’a köprü olan kadın mücadelesi öncülüğünde yayılan direniş güzel günlerin de habercisi gibi.
 
Alanda halay çekerken onu çektim diye gelip sarılan kadının sözleriyle sonlandırayım naçizane yazımı, “Kürtler bir kere sokağa çıktı artık eve girmez, önderim özgür olmadan bize yaşamak haram, onunla yaşayacağız gelecek günleri.”