İşçi Dilbent Türker: Mücadelemiz meşrudur!

  • 13:14 17 Nisan 2021
  • Güncel
Sena Dolar
 
İSTANBUL - Kod 29 ile işten çıkarılan ve Sinbo Fabrikası önünde direnişinin 82’nci gününde gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Dilbent Türker, valiliğin koronavirüs gerekçesiyle eylemlere yasak getirmesine tepki göstererek, “ 1 Mayıs için çalışmalar devam ediyordu bunun önüne geçmeye çalıştılar. Bu yasak meşru değil, bizim mücadelemiz meşrudur” dedi.
 
Tüm Otomotiv ve Metal İşçileri Sendikası (TOMİS) üyesi olduğu gerekçesiyle ücretsiz izinle işten uzaklaştırılan Dilbent Türker ve 2 arkadaşı Haramidere’de bulunan Sinbo fabrikası önünde direniş çadırı kurmuştu. 18 Kasım’da başlayan çadır direnişi 31’inci gününde işçilerin taleplerinin karşılanmasıyla zafere ulaşmıştı. 22 Ocak’ta Kod-29 gerekçesiyle işten atılan Dilbent Türker tekrar fabrika önüne direnişe devam etti.
 
Direnişinin 82’nci gününde tekrar çadır kurmak isteyen Dilbent, polisler tarafından engellendi. Valiliğin koronavirüs nedeniyle ‘yasak’  kararını gerekçe gösteren polisler direniş çadırının kurulmasına izin vermedi. Dilbent, kararı ancak tam kapanma olursa tanıyacağını belirterek çadırını kurmak istedi. Daha sonra müdahale eden polis ters kelepçe ve işkence ederek Dilbent ve sendika temsilcisi Onur Eyidoğan’ı gözaltına aldı. Akşam saatlerinde serbest bırakılan Dilbent kararı neden tanımadığına dair değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Fabrikalar harıl harıl çalışırken yasak kararını tanımayız!’
 
 Sinbo fabrikasında önlemler alınması için ve Kod 29 gerekçesi ile işçilerin atılmasına son verilmesi amacıyla her gün olduğu gibi direniş çadırını kurmaya gittiğini anımsatan Dilbent,  gece alınan bir kararla valiliğin eylem yasağı getirdiğini ve bu kararı çadırlarını kurdukları sırada öğrendiklerini dile getirdi. Dilbent, çadır önüne gelen polislere valiliğin eylem yasağı kararını ancak tam kapanma olursa tanıyacaklarını söylediğini ifade ederek, “Fabrikalar harıl harıl çalışırken biz bu kararı tanımıyoruz dedik polislere ve ardından müdahale gerçekleşti. Bizleri yaka paça gözaltına aldılar. Ters kelepçeyle ve darp edilerek gözaltına alındık” sözleriyle yaşadığı olayı aktardı.
 
‘Yasak kararı birleşik mücadelenin korkusu’
 
15 Nisan ve 15 Mayıs tarihleri arasında getirilen yasağın 1 Mayıs’ı engellemek amacıyla getirildiğine işaret eden Dilbent, “1 Mayıs için çalışmalar devam ediyordu bunun önüne geçmeye çalıştılar. Çünkü, 1 Mayıs’ta işçilerin sözünü söyleyebilmesi için bir alanı vardı ve taleplerini haykıracaktı. 1 Mayıs’ın kitlesel olmasından, birleşik mücadeleden korktular. Bu saldırıyı 1 Mayıs’a yönelik bir saldırı olarak nitelendiriyoruz” dedi.
 
‘Lebalep kongreler yapıp bize karşı yasak çıkartıyorlar’
 
AKP’nin lebalep kongreler yapması ardından yasakların getirildiğine dikkat çeken Dilbent, “Bu yasak bizlere, ayrımcılık yapan bir yasak kararı. Ve karar meşru değil. Bizler anayasal hakkımızı kullanarak mücadele ediyoruz. Anayasal hakkımızı engelleyenler yani anayasal suç işleyenlere dair hiçbir şey yapmazken bizlere karşı saldırıları devreye sokuyorlar” şeklinde konuştu.
 
‘Fabrikaya gitmeye devam edeceğiz’
 
Yasak kararının meşru olmadığını ve kararı tanımadıklarını vurgulayan Dilbent, “Fabrikaya gitmeye devam edeceğiz. 1 Mayıs’ta alanlarda olma çağrılarımıza devam edeceğiz. Bu yasak meşru değil, bizim mücadelemiz meşrudur” mesajını verdi.