Doktor Laleş Tunç: Virüste ‘sindemi’ dönemine girildi

  • 09:02 26 Nisan 2021
  • Sağlık
ANKARA - Mutasyona uğrayan Covid-19 salgını için “sindemi” kavramının kullanılması gerektiğini söyleyen ATO üyesi doktor Laleş Tunç, virüsün hızlı bulaşma riskinin olduğu hatırlatmasında bulundu. Laleş ayrıca sağlık emekçilerinin tükenmekte olduğunu belirterek, hükümetin sosyal devletin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. 
 
Tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam eden koronavirüs (Covid-19) salgının Türkiye tablosunda yükselişe engel olunamıyor. İktidarın pandemi önlemleri tartışma ve eleştirileri de beraberinde getirirken, son bir yıldır sürecin şeffaf yürütülmediği tepkilerine ise yetkililer kulak tıkamış durumda. Şuan uygulanan “kısmi kapanma” ile vaka sayılarının düştüğü iddia edilse de uzmanlar bunun tam aksi görüşünde. Ankara Tabip Odası (ATO) üyesi doktor Laleş Tunç, Türkiye’de artan vaka sayılarını ve pandemi sürecini değerlendirdi.  
 
‘Sağlık emekçileri olarak tükenmiş durumdayız’ 
 
Laleş, sağlık sisteminde “bocalama” yaşandığını belirterek, sağlık emekçilerinde tükenmişlik yaşadığının da altını çizdi. Laleş, “Pandeminin başından beri aralıksız çalışıyoruz. Tempomuz hiç düşmedi. Hastanelerdeki servislerde yatan hasta sayısı azaldığında, yoğun bakımları biraz daha rahat hale geldiğinde hemen yeniden açılmalar olduğu için biz hiç o rahatlama dönemlerini yaşayamadık. Özellikle, merkez illerde, daha büyük üçüncü basamak hastanelerde daha yoğun bir şekilde bütün yataklar doldu. İzinler iptal edildi, istifa etme hakları kaldırıldı. Üçüncü basamak hastanelerde zaten asistan hekimler çok yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Bu süreçte biraz daha asistan hekimler üzerinden yürüdü. Öyle olunca onlar daha tükenmiş halde” dedi.   
 
‘65 yaş üstü için ciddi sağlık sorunları yaşanılacak’ 
 
İktidar tarafından yayınlanan genelgeler çerçevesinde çocuğu olan sağlık çalışanı kadınlara izin verilmediğini ve sağlık çalışanları tarafından bu durum eleştiri konusu iken, başka bir genelgede sağlık çalışanlarının izinlerinin iptal edildiği ile karşı karşıya kalındığını dile getiren Laleş, söz haklarının olmadığı bir süreçte mücadele ettiklerini belirtti. “Pandemi epimoloji bilimine uygun en baştan beri yönetilmedi” diyen Laleş, şöyle devam etti: “Bir yıl öncesine baktığımızda en başta temaslı takibi yapılması gerektiğini söylüyorduk ve temaslıların takibi o zaman bile yeterince yapılmadı. Halan sürecin temaslı takibi yapılmıyor.65 yaş üstü ve 20 yaş altının güneş ışığı ve hareket etmesi gerekirken, o yaş grubunu bir yıla yakındır evde tutuyoruz.  Yani belli açılmalar sağladığında bile o yaş grubuna gelmedi. Onlar yine yasaklara maruz kaldılar. Bundan kaynaklı immobilizmin (hareketsizlik) getirdiği çok ciddi sağlık problemleri var. Bu pandemi bittikten sonraki süreçte bir de kronik hastalıkları pandemileri baş gösterecek. Çünkü hep ikinci plana atıldı, pandemiyle beraber iyi bir organizasyon yapılmadığı için ve bu yaş grubu evde hareketsiz,  sosyal izolasyonda hiç kimseyle temas edemez bir şekilde bir yıldır durdurduğu için bunun getireceği ciddi sağlık sorunları olacak.”   
 
‘Hükümet tavrını patronlardan yana kullanıyor’ 
 
Laleş, ATO olarak tam kapanmayı savunmadıklarını ifade ederek, nedenini şöyle açıkladı: “Tam kapanma aslında Epimoloji biliminde yeri olmayan aksine totaliter devletleri güçlendiren bir şey. Biz onun aksine destekleyici bir şekilde sosyal devlet ilkelerine uyarak çarkların durmasını öneriyoruz. Bunun yaklaşık virüsün yarı ömrünü göz önünde bulundurarak bir aya kadar bir süre çarkların durması suretiyle ama insanlar yine sokaklarda açık havada parkları kullanılabilecek bir şekilde hani insanın dolaşımını engelleyen bir yaptırım değil de daha çok fabrikalarda bu ihtiyaç olmayan üretimin durmasına yönelik bir tedbir alınması gerekiyor. Ama var olan hükümet bunu yapmak istemiyor. Çünkü tavrını halktan toplumundan, toplumu savunanlardan yana değil ne yazık ki kapitalizmden, artı değerden ve patronlardan yana kullanıyor. Yani siz 65 yaş üstünü eve kilitliyorsunuz ama onunla birlikte yaşayan işçiyi fabrikaya göndermekte bir sorun görmüyorsunuz. Bir yıldır onlara yönelik herhangi bir düzenleme yok. Bizim önerimiz; sosyal devlet destekleri sağlanarak herkesin barınabileceği, sağlıklı beslenebileceği belli bir miktar sağlanarak bir aya kadar süreyle bu çarkların durmasıdır.”
 
‘200 bin aşı ne Türkiye’nin ne de Libya’nın derdine derman olamaz’ 
 
Aşılamanın geciktiğini, fakat diğer ülkelerinin aşılamayı bitirdiğini söyleyen Laleş, pandeminin küresel olduğunu ve mücadelesinin de küresel olması gerektiğini dile getirdi.  Laleş, “Bütün dünya aşılanmadıkça bu aşıların işlevselliği olmayacak. O yüzden ülkelerin birbirine yardım etmesi noktasında bir sıkıntı görmüyorum. Ancak şöyle bir sorun var ki; Türkiye kendi aşılama programının çok gerisinde, bunun çok daha köklü bir çözüme ihtiyacı var. Yani belki biz yardım edebilecek pozisyonda değiliz, daha çok yardım alacak pozisyondayızdır. Aşı adaletinin dünya genelinde sağlanması gerekiyor. Aşının dünyada adaletin sağlaması için hamlelerin yapması gerekiyor, yoksa 200 bin aşı ne Türkiye'nin ne de Libya’nın derdine derman olmaz” diye belirtti.   
 
‘Virüsün mutasyon geçireceği beklenen bir süreçti’ 
 
Koronavirüs için pandemi kavramından ziyade artık “sindemi” kavramının kullanılması gerektiğini savunana Laleş, bunun nedenini de pandemi içerisinde pandemi yaşanmasına bağladı. Laleş, “Sindemi, biri bitmeden diğerinin başlamasıyla başlayan ve bir sürü pandeminin mutasyonlu bir virüsle tekrardan bulaş olmasıdır. Bilimsel olarak bu kadar bulaşan bir virüsün mutasyonlar geçireceği beklenen bir süreçti. Ancak bu mutasyonlar bulaşıcılığı azaltır mı, artırır mı? bunu öngörmek mümkün değildi. Bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki koronavirüs çok daha bulaşı ve motiliteyi artıran mutasyonlar geçirdi. Olduğundan daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Bir an önce sosyal desteğin de olduğu, çarkların durduğu herkesin iyi barınmaya ve yeterli beslenmeye ulaşabilmesi gerekiyor. Çünkü bağışıkla da alakalı bir hastalıktır. Biz bunları sağlayamıyorken birde bu kadar iç içe çalıştırılıyorken bu pandeminin geçmesini beklemek biraz naiflik gibi geliyor” ifadelerini kullandı.