Avukat Evin Konuk: Polisin yetkisi artıyor, suç örtbas ediliyor

  • 09:06 3 Mayıs 2021
  • Güncel
Öznur Değer
 
ANKARA - EGM tarafından yayınlanan “kayıt yasağı” genelgesinin delilleri karartma ve suçu örtbas etme amacı taşıdığını kaydeden avukat Evin Konuk, “Bu bir yıldırma hareketi ve hamlesidir. Polisin yetkileri günden güne genişletiliyor. Hukuk devletinden polis devletine doğru çok hızlı bir şekilde geçiyoruz” dedi. 
 
Emniyet Genel Müdürü (EGM) Mehmet Aktaş’ın imzasını taşıyan “kayıt yasağı” genelgesi 29 Nisan’da yayınlandı. Genelgede “özel hayatın gizliliği ve kişisel veri ihlali” vurgusu yapılırken, eylem ve gösteriler sırasında polislerin görüntülerini ya da seslerini kaydeden eylemcilere yönelik gerçekleşen şiddeti kayıt altına almak isteyen kişilerin engellenmesi ve haklarında adli işlem yapılması istendi. Genelgeye ilk tepki gazeteciler ve avukatlardan geldi. 
 
Yükselen tepkilerin ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklama yaparak, bu genelgenin gazetecileri kapsamadığını, gazetecilerin çekim alabilme hakkının olduğunu ifade etmiş olsa da 1 Mayıs’ta İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte çok sayıda gazeteciye müdahale edildi ve çekim almaları engellendi. Polisin saldırısı sonucunda gazetecilerin ekipmanları kırıldı ve gazeteciler çekim aldıkları için gözaltına alındı.
 
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukat Evin Konuk konuya ilişkin ajansımıza değerlendirmede bulunarak, bu kararın “delilleri karartmak” amacını taşıdığının altını çizdi.
 
‘Kendi suçlarını örtbas etmek amacını taşıyor’
 
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan bu açıklamanın kendi suçlarını örtbas etmek amacını taşıdığını kaydeden Evin, polisin son dönemlerde eyleme katılan kişilere müdahale ederken çokça suç işlediğini ifade etti. Polislerin kamu görevini kötüye kullandığına dikkat çeken Evin, kişilere işkence yapıldığını belirtti. Ses ve görüntülü kayıt alma cihazlarının çoğalmasıyla beraber işkencenin herkes tarafından kayıt alınabilir hale geldiğini kaydeden Evin, “Herkes hukuka aykırı olarak yapılan bu işlemleri telefonla kaydetmeye ve yaymaya başladı. Dolayısıyla kamu ve kolluk görevlilerinin işlediği suçları sosyal medya vasıtasıyla daha görünebilir hale geldi. Kamu görevlilerinin suçları daha görünür hale geldi ve Emniyet Müdürlüğü bundan rahatsızlık duyuyor. Buna karşı yapmasını beklediğimiz şey, emniyet ve kamu görevlilerine ‘Suç işlemeyin, işkence yapmayın, görevinizi kötüye kullanmayın, hukuka aykırı davranmayın’ demesi iken, bir genelge çıkarıp, ‘Kamu görevlileri suç işleyebilir. Siz sakın onları çekmeyin’ diyor” diyerek genelgeye tepki gösterdi.
 
‘Bir kişi suç işlerken herkes onunla ilgili delil toplayabilir’
 
Evin, belirtilen gerekçenin amaca uygun bir gerekçe olmadığını dile getirerek, genelgede “özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verilerin kaydedilmesi” gibi bir gerekçe sunduklarını sözlerine ekledi. Genelgede belirtilenin aksine orada özel bir hayat olmadığının altını çizen Evin, bir kamu görevlisinin görevi başında bir suç işlemesinin söz konusu olduğunu vurguladı. Bu durumun kamu görevlisinin özel hayatına girmediğini aktaran Evin, “Kamusal alanda bir kamu görevi ifa ederken bir suç işliyor ve bu suçu işlerken de birileri onun görüntüsünü kayda alıyor. Bu kesinlikle özel hayat kavramına girmez. Bu onun kişisel verisi de değildir. Bir kişi suç işlerken herkes onunla ilgili delil toplayabilir. Dolayısıyla burada bir delil toplama söz konusu. Genelgede belirtilen gerekçeler hukuka uygun gerekçeler değil” şeklinde konuştu.
 
‘Memleketi dikensiz gül bahçesi gibi göstermek istiyorlar’
 
Genelge ile kişilerin delil toplamasının engellenmeye çalışıldığının altını çizen Evin, kamuoyu önünde polisin işlediği suçların görünür olmamasının amaçlandığına işaret etti. Emniyet ve emniyet görevlilerinin imajının zedelendiğini kaydeden Evin, eylemlerde gözaltına alınan kadınların polisler tarafından taciz tehdidine maruz kaldığını söyledi. Gözaltı araçlarının içerisinde ses ve görüntü kaydının alınmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Evin, “Basının ablukadaki işkenceyi çekmesinin de önüne geçilmek isteniyor. Bir şekilde kolluğun yapmış olduğu bütün hak ihlallerinin görünür kılınması engellenmek isteniyor. Bu da hak ihlallerinin mağdurları olanlar açısından da ciddi bir hak kaybına sebep olacak. Delil toplayamamış olacak ve yaşadığı haksız muameleyi gösteremeyecek kimseye. Bu halkın haber alma hakkının da engellenmesidir. Memleketi dikensiz gül bahçesi gibi göstermek istiyorlar. Hiçbir yerde kolluk kuvvetleri suç işlemiyormuş gibi göstermek istiyorlar” dedi. 
 
‘Ortada barışçıl bir gösteri söz konusu’
 
Evin, sokağa çıkanların “terörist” olarak lanse edilmek ve eylemlerin hukuka aykırı gösterilmek istendiğini dile getirdi. Ortada barışçıl bir gösterinin söz konusu olduğunu vurgulayan Evin, “İnsanların barışçıl bir şekilde görüşlerini ifade etmek niyeti varken, kolluk kuvvetleri eğer bunu hukuka aykırı olarak değerlendiriyorsa, o eylemi o gün yaptırmak istemiyorsa, canı öyle istiyorsa bunu yaptırmıyor. Ama bunun haberlere yansıması öyle olmuyor. Bunun belgelenmesini engellemek istiyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘Bu bir yıldırma hareketi ve hamlesidir’
 
Genelge karşısında basın emekçilerini de bir müdahale beklediğini vurgulayan Evin, bunun hukuki bir sonucu olmayacağını ifade etti. Gazetecilerin o sırada müdahaleye uğrayabileceğini, soruşturmaya tabi tutulabileceğini veya gözaltına alınabileceğini kaydeden Evin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama bu soruşturmanın sonucunda bir ceza alacaklarını düşünmüyorum. Ama tabii ki de bu bir yıldırma hareketi ve hamlesidir. Polisin yetkileri günden güne genişletiliyor. Hukuk devletinden polis devletine doğru çok hızlı bir şekilde geçiyoruz. Bu da onlardan bir tanesi. ‘Biz her türlü suçu işleyebiliriz. Kamusal alanda da olsa görevimizi kötüye kullanabiliriz. Ama siz bizi çekemezsiniz’ diyorlar.”