Protestoların yükseldiği Şakran’da tutsaklar darp edildi

  • 09:07 3 Mayıs 2021
  • Güncel
Melike Aydın 
 
İZMİR - Cezaevlerinde baskı ve tecrit koşullarının ağırlaştığını, kitap ambargosunu protesto ettiği için de tutsakların darp edildiğini söyleyen Didem Akman’ın annesi Zülfiye Akman, kamuoyuna yüzünü cezaevlerine dönmesi çağrısında bulundu.
 
Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde bir yandan PKK Lideri Abdullah Öcalan’la görüşmelerin sağlanması ve cezaevlerindeki tecrit politikasının sonlandırılması için başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevleri devam ederken diğer yandan cezaevi idaresinin kitap ambargosuna yönelik gerçekleştirilen ses çıkarma eylemleri devam ediyor. Cezaevi koşullarının düzeltilmesi için geçen yıl 7 ay boyunca açlık grevi eyleminde olan Didem Akman’ın annesi Zülfiye Akman, cezaevi yönetiminin verdiği sözlerin aksine koşulların daha da sertleştiğini belirterek, koğuş baskınlarında Didem’in gardiyanların şiddetine maruz kaldığını söyledi. Tutsakların her yarım saatte bir gerçekleştirilen eylemler nedeniyle yorgun düştüğünü dile getiren Zülfiye, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
 
Tecrit politikası ağırlaşıyor
 
Son olarak 26 Nisan’da Didem’in görüşüne gittiğini ve burada Didem’in son aylarda ölüm orucuna dönüştürdüğü eylemini sonlandırırken, verilen sözlerin tutulmadığını dile getiren Zülfiye, aksine baskıların giderek arttığını ifade etti. Zülfiye, “Her şeye yasak getiriyorlar. Dilekçelerimiz gitmiyor diyorlar. Hediyelik eşyalarını bile vermediler. İlla ki  posta parası verdirecekler” diye aktardı. 
 
‘Cezaevi müdürü darp ettirip kameradan izliyor’
 
Cuma günü saat 09.00-10.00 arası olması gereken telefon görüşünün gerçekleşmemesi sonucu cezaevini aradığını ve 17.00’a kadar zamanı olduğu cevabı verildiğini belirten Zülfiye, “Bir de bana kızdılar. Kızım arayınca ise ‘saatinde aramazsak bilin ki işkence saatidir, hücreleri arama bahanesiyle 5-6 kişi odaya girip etrafı dağıtıyorlar. Kanlarımız yere akıttılar’ dedi. Tuğçe’nin de sesi geliyordu. Didem’in kanını akıttılar diye. 7 ay ölüm orucu yaptı kızım, ölmedi içleri soğumadı. İlla kızımı öldürmeye çalışıyorlar. Cezaevi müdürü darp ettiriyor, kameradan izliyor” şeklinde konuştu.  
 
‘Bu düşmanlık neden?’
 
Cezaevi müdürünün koridora giren bir kedi için arbede çıkardığını ve tutsakların kediyi sevmelerine dahi izin vermediğini ifade eden Zülfiye, “Yıllardır 8 metrekare bir yerde. Parasını ödediği halde kitabını dergisini vermiyorlar. Elişi yünlerini, şişleri, ince iplerini de toplamışlar. Poşete varana kadar… Zaten televizyonda her kanalı izleyemiyorlar. Birkaç belirli kanal var. Bu kadar düşmanlık neden anlamıyorum. Müdür ortamı düzeltecekken huzursuzluk yaratmak için gönderilmiş gibi. 1 Mart’ta savcı ile görüştüm. ‘Çocuklar dergilerini istiyorlar, bunları verin siz de biz de rahat edelim’ dedim ama dinlemediler” diye paylaştı. 
 
Kitaplar savcılık kağıdına rağmen verilmiyor
 
Cezaevi yönetiminin 2 ayda 10 kitap sınırı getirdiğini, bunun için 160 lira almalarına rağmen bu kitapların da verilmediğini kaydeden Zülfiye, “Didem dilekçe yazmış kitaplar verilsin diye savcılıktan sonuç da gelmiş. Ama savcılık kağıdına rağmen verilmedi. Ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyorum. Psikolojileri çok bozuk. Bence mutlaka tedavi görmeleri lazım. Herkese kinli bir müdür, çalışanlara da tutsaklara da. Onlar senin gözetiminde, zaten gelen her şey gözetim ile giriyor” dedi. 
 
Adalet Bakanlığı’na çağrı
 
Cezaevi müdürünün huzursuzluk çıkarmak istediğini söyleyen Zülfiye, kızına havalandırmaya çıkarken zorluklar yaşatıldığını söyledi. “Kızımın başına bir şey gelirse Şakran Cezaevi Yönetimi ve müdürü sorumludur” diyen Zülfiye, “Kızımın sesini duysunlar. Ona ses olsunlar. Didem konuşur konuşmaz ‘her tarafımızı çizdiler’ dedi. Gidip rapor alacak diye doktora da götürmezler. Adalet Bakanlığı'na da sesleniyorum tutsaklara müdür diye cellat göndermişler, lütfen alsınlar onu başından. Benim çocuğum daha sağlığına kavuşmuş değil. Didem cezaevi şartları iyileştirilsin diye 7 ay ölümden döndü. Ben kızımı can çekişirken görmek istemiyorum. Sözünüzü tutun” diye seslendi.