‘Kürtçe’yi yaşamın her alanında kullanalım’

  • 14:38 15 Mayıs 2021
  • Güncel
HABER MERKEZİ - 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla siyasi parti ve sivil toplum örgütleri tarafından yapılan açıklamalarda, Kürt diline sahip çıkılması ve yaşamın her alanında kullanılması için ortak mücadele çağrısı yapıldı.
 
15 Mayıs Kürt Dil Bayramı vesilesiyle birçok kurum ve siyasi parti açıklama yayımlayarak, dil bayramını kutladı. Kürt dili, kültürü üzerinde ciddi baskıların olduğu belirtilen açıklamalarda, Kürtçe’nin eğitim dili ve resmi dil olması çağrı yapıldı. 
 
Kürt Dil Platformu: Hayatın her alanında Kürtçe konuşulsun
 
Kürt Dil Platformu açıklamasında 15 Mayıs 1932'de Mir Celadet Bedirxan ve arkadaşlarının Şam'da çıkardığı Hawar Dergisi'nin Kürt davasına çok değerli hizmetler sunduğu ve Kürt dili, edebiyatı ve kültürünü geliştirdiğini belirtti.  Ana dilin korunması ve kullanılması gerektiği vurgulanan açıklamada, “Ebeveynler, erkekler ve kadınlar Kürt dilini birlikte korumalıdır. Kürt dilinin hepimizin kimliği, namusumuz, varlığımız olduğunu biliyoruz. Kürtçe konusunda bilinçli hareket etmeliyiz. Bu nedenlerle Kürt halkı hayatın her alanında dikkatli, gönüllü ve bilinçli bir şekilde dilini kullanmalıdır” denildi.
 
Açıklamasının devamında “Siyasi çalışmalarda Kürtler toplantılarını Kürtçe yapmalı, etkinliklerde Kürtçe konuşmalı, aydınlarımız Kürtçe yazmalı, sanatçılarımız Kürtçe çalışmalı, düğün ve kutlamalarda halkımız Kürtçe konuşmalı. Kürtçe TV, gazete ve internet siteleri Kürtçe yayınlasın. Dilinizi tüm dini uygulamalarda, türbelerde, camilerde kullanın. Havaalanlarında, otobüslerde, otobüslerde ve minibüslerde, marketlerde ve kafelerde Kürtçe konuşun. Dilinizi akıllıca seçin ve ustalaşın. Kürtçe eğitim dili ve resmi dil olsun” taleplerini sıraladı.
 
Kürt dilinin bir statüye sahip olmasını talep edilen açıklamada, başlatılan imza kampanyasına destek çağrısı yapıldı.
 
Amed Emek ve Demokrasi Platformu: Engeller kaldırılsın
 
Amed Emek ve Demokrasi Platformu, dünyada en az 7 bin dilin kullanıldığını vurgulayarak, geçen yüzyılda birçok dilin yok olacağına dikkat çekildi. Türkiye'de yaşayan milyonlarca Kürt olduğu ve dillerinin resmi alanda hiçbir şekilde kullanılmadığını dile getirilen açıklamada, “Ne okullarda, ne hastanelerde, ne parlamentoda, ne mahkemede, ne de başka bir yerde. Kullanıldığı yerlerde ‘bilinmeyen dil’ olarak da kullanılmaktadır. Bazı üniversiteler ‘yaşayan diller ve lehçeler’ adı altında faaliyet göstermesine ve okullarda seçmeli dersler olarak sunulmasına rağmen, bu tek başına dili ilerletmek ve yok olmaktan kurtarmak için yeterli değildir” denildi.
 
Dilin korunması ve geliştirilmesi hükümetin temel sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada, “Hükümet, halkın konuştuğu tüm dillere erişebilmelidir. Toplum da sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bu sorumluluk: konuşmak, yazmak ve hayatınızda dilinizi kullanmaktır. Her toplum resmi dilin yanı sıra kendi dilini kullanmalıdır” ifadeleri kullanıldı. 
 
Tüm halkların hayatlarında kendi dillerini konuşma çağrısı yapılan açıklamada, “Hükümeti, Türkiye'de Kürtçe ve diğer dillerin kullanımının önündeki tüm engelleri derhal kaldırmaya ve bu dillerin gelişmesi için çalışmaya çağırıyoruz” sözlerine yer verildi. 
 
‘Kürtçe yaşayalım’
 
Kürt Araştırmaları Derneği, Zaman Kürtçe Öğrenme Zamanı Derneği, Avesta Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği, Batman Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği, Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği, Birca Belek Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği, Fırat Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 15 Mayıs 1932’de Celadet Ali Bedirxan’ın 89 yıl önce Kürt halkının sesi ve çığlığı Hawar Dergisi’nde duyulduğu belirtildi. Kürt halkının kadim bir halk olduğu vurgulandığı açıklamada, Kürt halkının dili ve üzerinde ciddi baskıların olduğuna dikkat çekildi.
 
Kürt halkı ve diline yönelik saldırılara karşı mücadele edilmesi gerektiği dile getirilen açıklamada, diline sahip çıkamayanın kendisine sahip çıkmayacağı kaydedilerek, “Dil bedendir, kültür bedendir, coğrafya bedendir, kendi bedenimize sahip çıkma bilinciyle kırıma ve baskılara karşı sesinizi yükseltelim ve mücadele edelim. Biz kendi dilimize kültürümüze sahip çıkmazsak kimse dilimize, kültürümüze sahip çıkmaz. Bu gün dünden daha örgütlü ve güçlüyüz. Gelin başlayalım. Bir gün değil her anı Kürtçe yaşayalım ta yaşamımız Kürtçe olana kadar. Kürtçe düşünelim, düşlerimizi Kürtçe görelim. Herkes evini Kürtçe okula çevirmeli. Kısaca Kürtçe yaşayalım” diye belirtildi.
 
DBP: Anadilde eğitim talebi güvenceye alınmalı
 
Kürt Dil Bayramı vesilesiyle açıklama yapan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Hawar dergisinin Kürt halkının dili için ortaya çıkan bir çığlık niteliği taşıdığı ifade edilerek, Kürtçe için yıllardır sürdürülen asimilasyon politikalarına dikkat çekildi. Açıklamada şunlar kaydedildi: “Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşundan bu yana ulus devlet anlayışıyla hareket etmesinden dolayı her dönem farklı şiddet yolları ile Kürt halkına ve diline saldırmıştır. 15 Temmuz 2016 sonrasında çıkarılan KHK’lar ile Kürt dili ve kültürü ile ilgili çalışmalar dernekler kapatılmış, basın ve yayın organları yasaklanmıştır. Belediyelere atanan kayyımlar ile yerel yönetimlerin çoklu dillerde yapacağı hizmetler engellenmiştir.  Anadil de hizmet veren kreşler kapatılmış, kültür ve sanat alanındaki çalışmalar sonlandırılmıştır. Kürt dili tamamen yasaklanmak istenmiştir. 
 
Kürt Dil Bayramı’nı karşılarken, anadilinde eğitim talebi başta olmak üzere Kürt dili üzerindeki baskıların kaldırılması, kapatılan Kürt kültür ve sanat derneklerinin tekrardan açılması çağrısı yapıyoruz. Anadilde eğitim talebi anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Kürt Dil Bayramı asimilasyon politikalarına karşı bilinçlenme, dil kırım siyasetine karşı direnme, hafızalaştırma anlayışına karşı ise sahiplenme ve mücadeleyi yükseltme günüdür.”
 
HDP: Dile sahip çıkmak asli görevimiz
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı için yazılı açıklama yaptı. Kürt diline sahip çıkmanın önemine vurgu yapılan açıklamada, “Bu değerli dile sahip çıkmak asli görevimiz ve siyasi mücadelemizin temelidir. Dilimiz özgür olmadığı sürece ne kişiliğimiz ne de düşüncelerimiz ne de varlığımız özgür olur. Kürt dili, kökleri insanlık tarihinin derinliklerine uzanan büyük bir ağaç gibidir” denildi.
 
Kürtçenin hayatta kalmasını ve gelişmesini kilit bir çizgi, temel siyasi ve stratejik görev olarak gördüklerine dikkat çekilen açıklamanın devamında şöyle denildi: “Kürtlerin tarihinde özellikle bu yüz yılın büyük bir bölümünde Kürt dili üzerindeki baskı ve asimilasyon azalmadı. Çünkü iktidarlar, bir toplumu yok etmenin yolunun dillerini yok etmek olduğunu çok iyi bilirler. Bu asimilasyon politikalarına karşı, Kürtçenin Anayasayla korunmasını, tanınmasını, Kürtçenin eğitim dili olmasını ve dil faaliyetlerinin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz. Kürt Dil Bayramı kutlu olsun.”