‘Irkçı saldırılara karşı köklü bir mücadele gerekiyor’

  • 09:13 14 Eylül 2021
  • Güncel
MERSİN - Kapılarına “Kürt Alevi ölüm, defol” yazılaması ile ırkçı saldırıya uğrayan aile ile dayanışma içerisinde olacaklarını söyleyen HDP’li Fatma Kurtulan, bu saldırıların devam etmesini, iktidarın politikalarına bağladı. Mersin Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Zeynep Kaya ise yaşanan ırkçı saldırıları tarihten iyi bildiklerini söyledi.  
 
Mersin’in Yenişehir ilçesine bağlı Menteş Mahallesi’nde 11 Eylül günü Derya ve Engin Arıcı’nın kapısına “Kürt Alevi ölüm, defol” şeklinde yazılamalarla devam eden ırkçı saldırıların ardından tepkiler gelmeye devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan ve Mersin Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Zeynep Kaya, ırkçı saldırıların temel nedenin iktidarın cezasızlık politikası olduğunu söyledi. 
 
‘Irkçı saldırıların beslendiği politikalar var’
 
HDP’li Fatma Kurtulan, Türkiye tarihinde ırkçı saldırılar ve ötekileştirmelerin sürekli yaşandığını ve bunun temel nedenin hükümetin ayrıştırıcı dil kullanmasından kaynaklandığını söyledi. Mersin’de ırkçı saldırıya maruz kalan aile ile iletişime geçtiklerini ifade eden Fatma, “Aile doğal olarak tedirgin. Çünkü bu tür olaylar kendisini sürekli yeniliyor. Bunu yakın tarihte Konya’da gördük. Öte yandan Alevi inancına sahip birçok ailemizin evi işaretlendi. Ev işaretlemelerinin ne ile sonuçlandığını çok iyi biliyoruz. Tabi bu politikaların beslendiği zihniyet ağları var. Farklı kesimleri yok sayan bu zihniyet, bu kişileri cesaretlendiriyor. Yargı yolu ile ödüllendiriyor. Buna karşılık köklü bir mücadele gerekiyor” dedi. 
 
‘Mücadelemizi büyüteceğiz’
 
Muhalif kesimlerin yaşanan ırkçı saldırılara ve politikalara karşı tepkilerini ortaya koymaları gerektiğini belirten Fatma, HDP olarak geçmiş olaylarda olduğu gibi mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Fatma, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Yaşanan saldırılara karşı sonuna kadar mücadelemizi büyüteceğiz. Ailenin yanında olmanın yanı sıra olayın takipçisi olacağız. Mücadelemizi büyütmenin çabasını vermeye devam edeceğiz.”
 
‘Devletin öteki çocuklarıyız’
 
Zeynep Kaya ise Mersin’de Kürt Alevi ailenin daha önce de ırkçı saldırıya uğradığını ve çocuklarının neden Kuran kurslarına gönderilmediğine yönelik baskıların yapıldığını ifade ederek, devletin benimsemediği topluluklar üzerinde uygulandığı asimilasyon politikalarından kaynaklı, ayrıştırıcı bir ortamın ortaya çıktığına dikkat çekti. Zeynep, “Son zamanlarda Alevilerin evlerine çarpı işaretleri konuluyor. Bu bizim için yabancı hikayeler değil. Alevilerin tarihsel geçmişine baktığımızda sürgünler, katliamlar yaşanan dönemler geçirdi. Biz Aleviler devletin öteki çocukları gibiyiz. İnancımızdan kaynaklı dışlanıyoruz, kabul görülmüyoruz. Cemevlerimiz ibadethane olarak kabul edilmiyor. Devletin ötekileştirici dili coğrafyamızda yaşayan diğer dilleri, renkleri, dinleri tanımamasını ortaya çıkarıyor. Yaşanan ırkçı saldırıların dosyalarını takip ettiğimizde, davaların sonuçsuz kaldığını görmekteyiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Ötekileştirici dil kullanmaktan vazgeçin’
 
“Biz Aleviler yaşanan sorunlar karşısında sürekli hak, hukuk, adaletten yana olduk. Şiddet dili bizim kullandığımız bir dil değil” diyen Zeynep, barış dilini kullanarak, çözümler üretmeye çalıştıklarının altını çizdi. Zeynep, “Cemevlerimizin ibadethane olarak kabul edilmemesinin yanında, camilerden gelen baskılarda bizi zor durumda bırakıyor. Mücadelemiz devam edecek. Bu olay ne ilkti ne de son olacak. Devlete çağrı yapıyorum; halk arasında ötekileştirici dili kullanmaktan vazgeçin. Alevilik inancının okullarda tanınmasını ve hayata geçirilmesini istiyoruz. Tarihte yaşadığımız talihsiz durumların davalarının bir an önce sonuçlanması gerekiyor. Bu devlette çok katmanlı şiddet yaşıyoruz. Kadın olmamız, Kürt olmamız, Alevi olmamız bunun şiddeti devlet tarafından katmerli olarak bize geliyor. Bizler ailenin yanında olmaya devam edeceğiz. Ailemiz mahallede herhangi bir sorun ile karşılaşırsa bunun tek sorumlusu devletin cezasızlık politikasıdır” diye konuştu.