‘Utanç duvarlarını birlikte yıkacağız’

  • 10:46 13 Ekim 2021
  • Güncel
Medya Üren
 
MARDİN - Nusaybin ve Qamişlo arasına 8 yıl önce örülmeye başlanan duvara karşı sınırın her iki tarafında halkın direniş halinde olduğunu hatırlatan Fahriye Alpaslan, birlik olarak “utanç duvarlarını” yıkacaklarını, duvarların yıkıldığını görmeden bu dünyadan göç etmeyeceğini söyledi. 
 
Mardin’in Nusaybin ilçesinde sınırda örülen duvara karşı halk tepkili. Nusaybin ve Qamişlo arasında örülen ve halk tarafından baskı, zulüm, parçalama ve asimilasyon politikalarının bir parçası olarak değerlendirilen duvar aynı zamanda “utanç duvarı” olarak tanımlanıyor. “Kaçakçılığı” önlemek iddiası ile örülmeye başlanan duvar Nusaybin Belediyesi’nin girişimleri sonucu durdurulmuştu. Ancak daha sonrasında 13 Ekim 2013 yılında duvar tekrar örülmeye başlanmıştı. Örülmeye başlanan duvarın durdurulması için Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan Nusaybin-Qamişlo sınırında açlık grevi ve oturma eylemi başlatmıştı. Ayşe eyleme başlama gerekçesini ise şöyle dile getirmişti: “Türk devleti Rojava’yı kendisi için bir tehdit görüyor ve Rojava Devrimi’ni tasfiye etmek istiyor. Utanç duvarı ile Rojava halkı izole edilmek isteniyor. Kürt halkının bir araya gelmesi engelleniyor. Ancak hiçbir duvarın gücü bu halkın bir araya gelmesine engel olamaz.”
 
Nusaybin-Qamişlo sırınıra duvar örülmesine bugün de tepkiler sürüyor. Duvara karşı tepki gösteren ve kabul etmediklerini belirtenlerden biri de 63 yaşındaki Fahriye Alpaslan.  
 
Kürtlere yönelik baskı politikalarına dikkat çeken Fahriye şöyle dedi: “Ekim ayı idi. Devlet daha yeni utanç duvarını yapmaya başlamıştı. İlk günden alanlara çıktık ve sınıra gittik. Ben de bütün çocuklarımı alarak gittim.”
 
'Utanç duvarına' karşı direniş adım adım büyüdü
 
Ayşe Gökkan’ın da o dönemde başlattığı eylemi hatırlatan Fahriye “utanç duvarına” karşı direnişin adım adım büyüdüğünü ve sınıra yürüdüklerini, diğer taraftan da Qamişlo halkının sınıra doğru geldiğini belirtti. Fahriye şunları dile getirdi: “Öyle mutlu olduk ki, dedik işte Kürtler özgürleşti. Çünkü bu mücadelede direniş vardı, korku yoktu. Acı, yorgunluk, gaz kokusu hissetmiyorduk. Öyle ki adeta özgürlük duygusu ile mest olmuştuk. Bu yoldaki direnişimiz bizi heyecanlandırıyor.”
 
‘Bir kez daha direnişin gücünü gördük’
 
Anlatırken o günlerdeki gibi heyecanlanan Fahriye, “Qamişlo’dan binlerce kişi de sınırın diğer yanını doldurdu. Sloganları ile bize güç veriyorlardı. Güçlü bir birlik ruhu vardı. Polisler bizi engellemek istedi. Tüm güçleri ile saldırdılar. Birçok kişi onlara karşı koydu, sınırın diğer tarafındakiler de  sınıra  dayandı. Polisler korktu. Araçlarından da çıkamadılar. Direniş yavaş yavaş bütün Nusaybin’e yayıldı. Gece yarısına kadar mahallelerde direniş devam etti. Mitanni Kültür ve Sanat Merkezi’nde birçok kişi de nöbetteydi. Özellikle onlara yönelik büyük bir saldırı oldu ve etrafları sarıldı. Kadın, çocuk, genç, yaşlı herkes sokaktaydı. Aramızda böyle bir birlik ruhunun oluşması çok güzeldi. Birbirimiz koruyorduk ve toprağımıza sahip çıkıyorduk” sözleri ile duygularını ifade etti. 
 
‘Düşmanın oyunlarını boşa çıkarmalıyız’
 
Kendi ailesi de  sınır nedeniyle ikiye bölünmüş durumda olan Fahriye şu ifadeleri kullandı: “Bizi birbirimizden koparmak, birbirimizi unutmamızı, birlik olmamamızı  istediler. Güç olmayalım istediler. Ben ve kız kardeşim birbimizden koptuk. Bu yüzden onlara büyük bir cevap verdik. Biz biriz. Birlikten büyük bir güç aldık. Güzel günlerdi. Ben biliyorum ki Nusaybin halkı direnişçidir. Bizim düşmanların oyunlarını boşa çıkarmamız gerek.”
 
‘Birlikle duvarları yıkacağız’
 
Kürtlerin birlik olarak duvarları yıkacaklarını kaydeden Fahriye, “Halkımız korkusuzdur. Zaten her gün ölümlerle yüz yüzeyiz. Tank ve toplardan korkar mıyız? Diğer tarafta kardeşlerimiz var. Annem vefat ettiğinde yan yana gelip birlikte yaralarımızı sarmak istedik. Güney Kürdistan’a gittik orada birbirimizi gördük. Aramızda birkaç metre var ama birbirimizi görmek için o kadar yol gittik. Yaptıkları vicdansızlıktır. Ancak şunu bilsinler ki asla birbirimizden kopmayız. Çünkü biz Kürdüz. Biz birliğimizle aramıza örülen utanç duvarlarını yıkacağız. Ülkemizde utanç duvarı yaptılar. Halk direnişi ile Kürtlere karşı yapılan düşmanlığa büyük bir cevap verdi. Biliyorum ki birlikte bu duvarları yıkacağız. O günleri görmeden bu dünyadan göç etmeyeceğim, ölmeyeceğim” diye konuştu.